Şem ile Pervanenin hikayesini bilir mısınız?
Bu hikaye, Şem (Mum) ile O’na kör kütük aşık olan Pervane’nin (Kelebek) hikayesidir. Özellikle yazın her akşam gözlerimizin önünde aşklarını yaşarlar. Her gece bir aşık, sevgilisine olan tutkusu için kendini sevgilinin ışığına bırakarak ruhunu teslim eder. Hani şu avizelerin içinde biriken minik kelebekler varya, onlardan bahsediyorum. Kısacık ömürlerine kocaman bir aşkı sığdıran kelebeklerden….Aşka karşı koyamadıkları için kendilerini O’nun dibinde sonsuzluğa bırakan kelebeklerden…
Şem görkemli, dimdik duran karşı konulmaz bir sevgiliyi temsil eder. Kendinden asla ödün vermez… İçindeki can fitili ateşini her daim taze tutar… Aşk için yanar… Aşk için söner en sonunda… Aşkı o kadar kuvvetlidir ki, bu yücelikle etrafa ışık saçar… Karanlığın içinde asilce ışığını yayar. Derken bir gün, bir pervane aradığı ışığın izini bulur. Aşkla uçar Şem’e doğru… Kanatlarının rüzgarı Şem’in aşk ışığını titretir… Pervane önce hayranlıkla uzaktan uzaktan döner Şem’in etrafında… Henüz kanatları alevin tadına erişmemiştir. Etrafında aşkla çırpar kanatlarını… Döner durur öylece bir süre… Sonra, yetmemeye başlar bu mesafenin hissettirdikleri… Biraz daha yaklaşmaya niyetlenir.. Dönmekten asla vazgeçmez… Gitgide alevin sıcaklığını daha çok hissetmeye başlar… Sıcaklığı hissettikçe biraz daha yakınlaşma arzusuna karşı koyamaz… Daha yakın, daha yakın, daha da yakın olmak ister. Artık her dönüşte biraz daha yaklaşır Şem’in aşkına, alevine… Aleve yaklaştıkça can fitiline de yaklaşacağını da umarak çırpar kanatlarını… Şem’e ışık veren, aşk veren ince uzun ipe erişmek, aşkının ibadetidir. Tam da aşkla aleve yaklaşmışken, kanadının ucu alevden nasibini alır aniden… Yanar…! Pervane can acısıyla uzaklaşır Şem’den… Aşkın acı verebileceğini yeni öğrenmiştir… Şaşırır… Uzakta bir yere konar ve Şem’i izler… Acısı birazcık dinmeye başladığında, yeniden aşka uçma tutkusu kaplar ruhunu… Engel olamaz kendine… Bu sefer en yakından başlar Şem’in etrafında dönmeye… Öncekinden farklı olarak yeni yerler keşfeder Şem’de… Eriyen mumun çıkarttığı minik topakcıklar gözyaşları misali çevrelemiştir Şem’in vücudunu… Pervane Şem’in gözyaşlarına konup, onlara tutunmayı öğrenir. Böylece Şem’e hem daha yakın nefes alır, hem de daha çok vakit geçirirler birlikte… Pervane yaralıdır, Şem ise ağlamaklı… Günler böyle geçip giderken, Pervane Şem’in tükenmeye başladığını fark eder… Artık ışığı daha az yeri aydınlatır, daha çok göz yaşı biriktirir eteklerinde… Sonun başlangıcını hissetmeye başlar Pervane… Şem’i sona yaklaştıran gözyaşları Pervane’nin aşkla yok olma nedenine dönüşür. Aleve daha yakın, daha şiddetle aşkla çırparak kanatlarını, döner durur Şem’in etrafında… O’nu kurtaracak bir yol bulamayacağını fark edince acısına ortak olmayı seçer… Alevin etrafında aşkla dönerken, aşkının içindeki can fitiline bırakıverir kendini, aşkını, canını… Usulca Şem’in gözyaşlarından yarattığı eteğinin üzerine düşüverir cansız bedeni… Bunu fark eden Şem için direnecek bir neden kalmaz artık… Gözyaşlarını Pervane’ye örtü yapar, O’nu aşkıyla sarmalar ve yavaş yavaş üzerine akarak aşklarını sonsuza kadar bir araya getirir… İşte Şem ile Pervane’nin dillere destan aşkıydı bu.
Bende bu hikayedeki ömrünü tamamlamış kelebektim, pervaneye takılmış, kopmus kanatları ile uçmaya çalışan,vijdan azabı ile can çekisen ruhumla bu şehirden gidiyorum. umutla gelmiştim ama şimdi resmen kaçıyordum.gelirken getirdigim umutlarımı, neşemi, huzurumu bırakıp bir elimde canta ve içimde taşıdığım can ile otobüsün gelmesini bekliyordum
Anonsunu işitince çantayı bagaja verip yerime geçtim.otobüsün hareket etmesi ile başımı cama dayayıp ikinci geriye benden geriye kalanlar ile ayakta durmayı başarmakti
Hikayemiz seninle ıyi başlamadı ama yaradan belki bize bir sans verirdi,belkide o mutlu sona bizde ulaşırdık kim bilir?
Şimdi bize en iyi gelicek yaralarımızı saracak yara bandı, koca bir zamandı. Yaşayıp görücez.
YOU ARE READING
SÖZ
Romance... _ ipek sana söz verdim ama yapamıyorum, sen beni öyle bir ağır bir yükün altında bıraktın ki Artik yapamıyorum, hıçkırarak sesimi yükseltip sanki duymasını beklermis gibi.... Dayanamıyorum, çok canım yanıyor, yoruldum ipek... Biliyormusun, ban...
