Bugün günlerden cumartesiydi daha doğrusu yeni şeylerin ve hayatıma çoğu şeylerin başlayacağı gündü. Sabah erkenden uyandım, banyoya gidip elimi yüzümü yıkayıp daha sonra prova odama geçtim.
Ben müzikseyendim yurt dışlarında konserlerim oluyordu daha yirmi üç yaşımda olmama rahamen çok kitlem olmuştu.
Ama bana bu yolda en çok yardım eden insan ağabeyimdi ailem çok önceden vefat etmişlerdi daha doğrusu annem harici babamın yüzünü bile pek hatırlamıyordum acaba yaşasalardı nasıl olurdu aile hayatımız bunu ben hep merak etmişimdir.
Odamın yan tarafındaki olan prova odamda biraz yapacağım yeni şarkı hakkında bir şeyler ekleyip sonra melodisini düşünmeye başlayacaktım, odamın kapısını çalıp içeriye ağabeyimin gelmesi ile o tarafa döndüm.
"güzelim ne yapıyorsun burada daha kahvaltıbile yapmadın" dedi ağabeyim.
"hiç bir şey ağabeyciğim sadece biraz prova yapmak istedim ve sabah uyanınca aklıma bir kaç şeyler geldi o yüzden" dedim ayağa kalkarak ağabeyime sarıldım.
"biliyor musun bu hayattaki en şanslı insan benim" dedim yanaklarından öperek.
Emine abla barış ile ikimize kahve yapmıştı aslında çayı daha çok tercih ederdim ama kahvede güzel gidiyordu, arkamı dönerek yeni bir A4 kağıdı alıp tekrar önüme dönüp kağıda bön bakmaya başladım çünkü aklıma hiç bir şey gelmiyordu.
"sanırım aklına bir şey gelmiyor" dedi barış
Dalgınlıktan onu fark etmemiştim bile yanıma sandalyesini çekmiş ve bana bakıyordu.
Ona döndüğümde gülümsedi ve yanına bir gamze çıktı. Benim gamzelere karşı bir zaafım vardı ve parmağımı direk gamzenin içerisine doktum ve kahkaha attım. Barış olayı anlamadığını fark edince ona bakıp parmağımı çektim.
"şey benim gamzeye karşı bir zaafım var böyle parmağımı oraya sokasım geliyor" dedim ve kahkaha attım.
"haa anladım ... biliyor musun hiç dışardan görüldüğün gibi biri değilsin soğuk biri gibi duruyorsun ama öyle biri değilsin" dedi tekrardan başka.
Tam olacak cevap verecekken ağabeyim içeriye girdi ve ikimizde sandalyelerimizi çevirerek ona baktık, ağabeyim biraz tedirgin olmuş gibi bir hali vardı.
"Güneş güzelim ben bir kaç gün şehir dışına çıkmalıyım bebeğim" dedi ağabeyim yanıma gelip yanağımdan öperek.
Ağabeyime baktım kaşlarımı hafif çatarak "nereye gidiyorsun ki" dedim .
"birkaç işim var kuzum bunu şimdilik sana diyemem" dedi ve barışa baktı "kardeşim sana emanet" dedi ağabeyim.
Ne olmuştu neden tedirgindi veya neden bu çocuğa emanet etti beni hem benim emanet edilmeye mi ihtiyacım vardı.
Barışa baktım baştan kafasını onaylamıştı hızlıca ayağa kalktım ve ağabeyime baktım.
"Barış sana emanet derken ne diyorsun sen" dedim
Neden bir şey olacakmış gibi konuşuyordu ki.
