Her gün ki gibi uyanmıştım. Kendimi çok halsiz hissediyordum, çok acınası bir haldeydim. Annemin beni terk edişinin üstünden aylar geçmişti. Annemden asla haber yoktu onu çok ama çok özlemiştim,babam yıllar önce trafik kazasın da ölmüştü. Annem ise babamdan sonra darmadağın olmuştu. Annem beni terk mi etti, mecbur mu kaldı bilmiyorum ama onu asla affetmeyeceğim. Bana yaşattıkları çok fazlaydı.
Tek başıma yaşadığım evimin merdivenlerinden mutfağa iniyordum. Mutfağa geçip buzdolabın dan tost malzemelerini çıkarmak için açtığım da bomboş bir buzdolabı beni karşıladı. Artık bir işe başlamalıydım. Annemin kalan paralarıyla idare edemezdim.
Okula gitmek için kıyafetlerimi değiştirip ayakkabılarımı giyip okulun yolunu tuttum seneye üniversite sınavına girecektim, bu kafayı nasıl toplayacağımı bilmiyordum. Sınıfıma girip sırama oturmuştum sadece bir arkadaşım vardı fazlası yoktu. Alkım daha gelmemişti yine uykuda kalmıştır.
"Eva bu halin ne?" Sözümü geri alıyorum gelmişti bela."Halim de ne var be?" Her zaman ki gibi süslenerek gelmişti manyak.
Gülüştükten sonra Beliz Hoca sınıfa girmişti, kimya dersi de başlamıştı.
Teneffüs zili çaldığında ise kantine iniyorduk, tost alacak param kalmıştı en azından.
Alkım ise sevgilisini anlatmaya başlamıştı.
"Sana diyorum ki beni ailesiyle tanıştırdı Eva.Bunun ne kadar güzel ve özel bir şey olduğunu anlamazsın bile." Anlıyordum Alkım . Anlıyorum.
"İyiymiş."Alkım bu sıralar sevgilisi Tolga ile kafayı yemiş haldeydi. Tolga zengin bir aileden geliyordu kendisini bir çok kızla yakalamıştım, ama Alkım'a bunları anlattığım da inanmamıştı bile, 7 senelik arkadaşına inanmamıştı. O günden beri Alkım ile eskisi gibi samimi değildik. Alkım ,Tolga'dan sonra çok değişmişti, hayatım da en önem verdiğim kişiyi kaybetmek istemiyordum. Alkım benim için çok önemliydi.
"Eva sana diyorum beni dinliyor musun sen ?"
"Dalmışım, Alkım kusura bakma."
"Tamam neyse, diyorum ki bu akşam dışarıya çıkalım ? Ne dersin"
"Hiç havam da değilim Alkım hiç." Aklım çok başka yerlerdeydi ama Alkım'ı ise kırmak istemiyordum.
Biraz daha ısrar ederse kabul edeceğimi biliyordum.
"Hadi Eva kırma beni?" Peki tamam.
"Peki gidelim." Yine nerelere gidecektik acaba?
"Tamam akşam sekiz de hazır ol."
"Of Alkım tamam." Daha sonra Matematik dersine girdik,okulumuz Fen Lisesi olduğundan dolayı sayısal derslere önem verirdi-olması gereken de bu zaten-.
Okuldan sonra eve gelip duş almıştım. Duş almayı çok seviyordum vücudum da ki kötülükleri giderir diye seviyordum. Daha sonra kurulanıp saçlarımı tarayıp banyo dan çıktım. Dolabıma baktığım da ise pek seçilecek parçam yoktu. Daha nereye gideceğimi bile bilmiyordum ondan dolayı siyah bir kot üstünde de siyah bir tişört giydim. Temmuz ayındaydık havalar sıcaktı. Alkım'dan mesaj gelmişti; on dakikaya oradayım diye. Alkım'ı bekleyene kadar evde biraz oyalandım.
Alkım,annesinin arabası ile gelmişti. Arabaya bindim, "Bu ne güzelliktir Eva Hanım?" Güzellik mi ?
"Abartma Alkım!"
"Abartmıyorum Eva artık bu güzelliğinin farkına var peşin de dolanan onlarca çocuk var birine şans tanısan?" Yine başlamıştı.
"İstemiyorum, Alkım zorlama!"
"İyi tamam." Biraz sert çıkışmıştım, gönlünü almak için sevdiği konulardan sorular sormayı başarabilirdim en azından.
"Tolga ile nasıl aranız?" O çocukta bir şeyler vardı ama bilmiyordum.
"Tolga zaten davet etti bizi, Tolga'ların yanına gidiyoruz."
"Of Alkım onları sevmediğimi biliyorsun daha neden bu kadar zorluyorsun ki?"
"Eva , Tolga benim sevgilim. Neden bu kadar taktın ki ona?" Bilmiyorum Alkım bilmiyorum.
"Neyse ne Alkım. O çocuk için seninle tartışmayacağım." Alkım susmuştu bu sefer ileri gittiğimi biliyordum, ama bu benim huyum huyumdan nasıl vazgeçebilirim ki?
Yaklaşık on dakika sonra mekana gelmiştik, Alkım'ın mutluluğunu her şey den daha çok istiyordum. Onu çok ama çok seviyordum çocukluk arkadaşımdı, her şeyimdi. Tolga'lar ileri deki masadaydı. Okuldan tanıdığım üç çocuk daha vardı ora da. Onların yanına doğru ilerledik,
"Hoş geldin sevgilim." Alkım ile Tolga birbirlerine sarıldılar. "Hoş buldum Tolga."
Gülümseyerek birbirimize selam verdik.
Okuldan tanıdığım Ediz benimle konuşmaya başlamıştı. "Nasılsın Eva ?"
"İyiyim, siz nasılsınız?" Fazla samimiyete gerek yoktu. Sonuçta ben onlardan biri değildim asla da olmayacaktım zaten. Daha sonra siparişlerimiz gelmişti. Ben soğuk kahve sipariş etmiştim, kahve bu dünya da en sevdiğim şey olabilirdi. "Bu kahveyi nasıl içiyorsunuz ya tadı iğrenç." Bunu ise alkolik bağımlısı olan Adar söylemişti. "Gayette güzel Adar, tabi senin gibi alkolikler için aynı şeyi söylemeyeceğim."
"Öyle mi dersin prenses?" Ne ıy öğhk klişeler den bu tarz kelimelerden nefret ederim.
Gözlerimi devirdim. Ve o sıra da Tolga'nın bana baktığını fark ettim.
Tolga bunu anlamış olmalı ki " Alkım, sen de beni ailenle tanıştırmayı düşünüyor musun ?" Diye konuştu. Alkım'a bakınca kaskatı kesilmişti, böyle bir soru beklemiyordu.
"Bilmiyorum Tolga, sence de biraz erken değil mi?"
Dediklerim den sonra Alkım'ın aklı karışmıştı.
"Ben seninle ciddi düşünüyorum Alkım. Eğer sen öyle değilsem söyle de bu iş bu kadar uzamasın!" Ops Tolga ağır çıkışmıştı.
"Tolga ben de seninle ilgili ciddi düşünüyorum şu an ki tavrın çok yersiz." Araya girmek için lafa daldım,
"Sakin olsanıza." Tolga'ya dönerek "Tolga tavırların yersiz ve yanlış. Bizim olmadığımız zamanlar Alkım ile konuşsanız bu olayları?" dedim. Alkım'ın gözleri dolmuştu, ağlamamalıydı. Değmeyen bu insanlar yüzünden ağlamamalıydı.
"Ben bir lavaboya gideyim."
Alkım lavaboya gidince üç erkekle beraber masa da kalmıştım.
"Alkım'ı bu boş şeyler yüzünden üzemezsin Tolga."
"Boş şeyler dediğin benim, bizim için en önemli olan etkenler Eva. Ben anlamadım da sana ne oldu? Seni ilgilendirmeyen konulara girme!" Ne diyordu be bu dümbelek.
"Beni ilgilendirmeyen mi ? Hem masa da konuşuyorsunuz hem de en yakın arkadaşımı üzüyorsun! Sonra bu beni ilgilendirmiyor mu? Pes sana Tolga."
Gözlerini devirmişti. Benim yaptığım haraketi bana yapmıştı. Daha sonra hepimiz sustuk ve Alkım'ın masaya gelmesini bekledik.
"Alkım özür dilerim bir an ağır çıkıştım. Ama ailen ile tanışabilmek benim için çok önemli." Oynuyordu, iyi oynuyordu ve benim arkadaşım da inanıyordu.
"Anladım Tolga, özür dilemene gerek yok." Yaklaşık yarım saat sonra mekan dan ayrıldık.
Arabaya bindiğimiz de eve doğru yol almıştık.
"Alkım cidden üzülmene değmez."
"Üzülmüyorum Eva sadece kalbim kırıldı." Evin önüne gelmiştik. "Peki görüşürüz. Yarın okula bu halinle sakın gelme kurbağalardan farkın yok aklım."
Aha şimdi olmuştu gülmüştü Alkım.
"İyi iyi gelmem sen de kendine bir çeki düzen vermeyi unutma!"
"Tamam Alkım görüşürüz."
"Görüşürüz Eva seni çok sevdiğimi unutma."
"Ben de seni çok seviyorum." Dedikten sonra arabadan ayrılıp tek başına yaşadığım bu pis eve geldim. Önceden kapıyı çalardım, Annem açardı o günleri çok özlüyorum. Şimdi ise kendim açardım kapıyı. Eve girip banyoya doğru ilerledim. Duş alıp, pijamalarımı giyip uyumak istiyordum. Açıkçası acıkmıştım ama okul kitaplarım için kalan bir miktar parayı kullanamazdım. Duşa girdiğim de rahatladığımı hissettim. Daha sonra çıkıp saçlarımı tarayıp odama doğru yol aldım.
Bugün yaşananları düşünemeden uykuya dalmıştım.
"Anne,anne yapma bunu bana, annem yapma yapma. Annem,yapma lütfen yapma kendine kıyma bunu yapma bize. Anne, annem gel yanıma,gel yanıma annem."
Evet ilk bölümün sonu aklım da kurgu yok yazarken ne yazmak istiyorsam onu yazıyorum.
Yanlışlarım vardır affınıza sığınıyorum.
Evet bölüm hakkın da tahminleriniz var mı?
Tolga'da bir işler var gibi?
Kendinize iyi bakın ve bölümü oylamayı unutmayın💜
