Önce sağına baktı yorgun gözlerle sonra karşıya. Şarkı söyleyen sesin nereden geldiğini kestirmeye çalışıyordu, sonuçta İtalya sokaklarında Türkçe bir şarkı duymak alışılmış bir şey değildi. Sesin karşıdan geldiğini anlayıp oraya doğru yürümeye başladı.
İçinde bir şeyler çırpınıyordu, duyduğu bir iki kelime Türkçe sözcük kalbine çarpıyor orada büyüyordu. Memleket özlemi değildi fakat bu, sevgili özlemiydi. Türkiye'ye dair ne varsa hepsini sevdiği ile özdeşleştirmişti. Elindeki kahvesini daha sıkı tutarak banka oturdu, gözleri şarkıyı söyleyendeydi. Acaba Türk müydü diye düşünürken "aksanına baksana aptal" diye söylendi içinden. Aksanı oldukça düzgündü yani Türk...
Kalbinin sıkıştığını hissediyordu sanki kalbi sıkıştıkça içindekiler gözlerinden taşıyordu. Sokak şarkıcısı elinde gitarı Leman Sam'dan Gül Güzeli şarkısını söylüyordu. bir an şarkının sözleri sebebiyle Özge'nin ölmüş olabileceğini düşündü.
Buna dayanabilir miydi...? Önünden hızla geçen bisikletli düşüncelerini dağıtmıştı, gözlerini hızlıca etrafında gezdirdi ve elindeki içmeyi unuttuğu kahvesini fark etti. Yerinden yavaşça kalktı, unutulmuş kahvesinden af dilercesine nazik bir yudum aldı ve bıkkın adımlarla evinin yoluna uzanan karanlığın kollarına sığındı...
YOU ARE READING
AHRAR 2
RomanceİNSTAGRAM: olricsizbiri "Zararım dokunmasın diye ziyan olacak kadar başkaydım sana.."
