𝔅𝔞𝔰𝔩𝔞𝔫𝔤𝔦𝔠

7 0 0
                                        


Güneşin doğuşuyla zifiri karanlık yerini bırakmış etraf aydınlanmaya başlamıştı. Gözlerime güneş ışığının yansımasıyla gözlerim hafiften aralanıyordu lakin hala uykulu halden kurtulamıyordum yüzümü yastığıma gömerek uykuma devam etmek istiyordum..

Gece kendinden geçmiş geç bir vakitte eve varmıştım, çok içmiş olmalıydım başım çatlayacak gibiydi düşüncelere dalışımda tek kurtuluş yolunu içmekte buluyordum. Bu yol her zaman kısa süreliğine de olsa belleğimin sıfırlanmasını sağlıyor tek çarem alkol gibi sadece ona sarılıyordum tek kurtuluş olarak onu görüyordum. Aklımdan çıkaramadığım düşüncelerimi paylaşabileceğim beni anlayacak neler hissettiğimi anlamaya çalışacak biri çıkmamıştı henüz karşıma, çok içsem bile bilincim yerinde olup aklımdakileri gün yüzüne çıkarmak hem beni utandırıyor hem de kendimden bir parça verecekmişim hissiyatı oluşuyordu, yani kısaca iyi bir fikir olduğu düşüncesine sahip değildim.. 

Ailemle yaşamıyordum artık bu yüzden beni bağlayan sınırlandıran şeyler yoktu gelişi güzel yaşıyordum onlardan bağımsız bir hayatı tercih etmiştim.. Bunun nedeni ise artık onlara bağımlı yaşamdan kendimi tamamen soyutlamaktı, onlarla birlikteyken hayatımın içerisinde belirli duvarlar inşa etmem istenip o duvarları aşmamın doğru olmayacağını söylüyorlardı. Ben ise o ördüğüm duvarları yıkmak istiyordum, özgürlüğümü kısıtlayacak  hiçbir şeyin artık hayatımda yerinin olmaması gerekiyordu bu yüzden o duvarlar yıkılacaktı benim için.. Onlara göre yaptığım birçok şey yaşımın gereksiminin çok daha altındaydı hala kendimle alakalı sağlıklı kararlar veremediğimi bunun içinse kendi ayaklarımın üzerinde durmam gerektiği sürekli olarak vurgulanıp onlara yanlış olan her türlü şeyden kısıtlanıp uzaklaştırılmaya çalışıyordum bu durum da genellikle yasak ve bedel ödemekle sonuçlanıyordu..  Bu yüzden kendim için elimden gelenin fazlasını yapmakta artık kararlıydım çünkü artık özgürlüğüm de kaybolmak istiyordum..

Geleceğe dair belirli hayallerim yoktu gelişi güzel yaşıyordum, artık kendi oluşturduğum sınırların kimse tarafından sorgulanmasını istemediğim vakte kadar.. Aile içerisinde artık belirli huzursuzluklar yaşanmaya yüz tutmuş haldeydi, kendimle alakalı aldığım kararların sorgulanması yerine kabul görmesini istiyordum çünkü artık kendi kararlarımı alabileceğim yaştaydım.. Bu düşüncelerimin doğurduğu olumsuzluklar artık aile içerisinde isyancıl duygularımın devreye girmesine neden oluyordu. Onlara karşı içimde isyan ve öfke vardı bundan dolayı kendi içimde onlara karşı olumlu düşüncelere adeta yer yoktu.. Bu yüzden artık annem ve babam bana karşı olan inançlarını yitirmişlerdi bana dair artık en ufak bir umut ışığı belirmiyordu benimle ilgili herşeyi hayatın derin sularına bırakmışlardı.. Artık anlamıştım onların yanında bir yerimin olmayışını, kurtulmak istenen bir evlat oluşumu çünkü onlara göre hem kendime acı çektirip zarar veriyordum hemde onlara.. Onlardan hep bir şeyler bekliyor ama kendim ise bir şeyler yapmak için çaba göstermiyordum. Çok güç ebeveyn tarafından adının sorunlu bir çocuk olarak cümle içerisinde seni sürekli olarak geçirmeleri ve seninde bunun farkında oluşun.. Akrabalar arasında konuşulunca isimini işitince o an ne ile meşgul olursan ol, bulundukları odanın yakınına yaklaşarak kulaklarını en iyi duyabileceğin bir yere dayıyarak sadece onların seslerine odaklanıp seninle alakalı düşünceleri öğrenirsin. Benimle alakalı söylenen birçok şey genellikle içler açıcı şeyler olmazdı bu yüzden hemen hüzünlenerek oradan ayrılır odama çekilirdim.. Üzülmemin haksız ve yersiz olduğunu düşünüyordum, çünkü hiçbir şey nedensiz ve sebepsiz yaşanmıyordu benim yapmış olduğum hata ve günahların bedelini yaşamak zorundaydım belki.. Belki de bazı şeylerin sadece yaşanması gerekiyordu kim bilir?..

Çocukluğuma inecek olursak ebeveyinlerime göre oldukça yaramaz kız çocuğuydum, beni kontrol etmek oldukça zormuş. Bundan dolayı babam anneme karşı büyük bir minnet borcumun olduğunu ve bunu ne yaparsam yapayım ödeyemeyeceğim fikrinde gerçi ona göre hala dizginlenmesi zor at gibiyim.. Oysa çocuklar için bir sınır var mıdır? ya da bir çocuk olan sınırları tanır veya görebilir mi? bu çok zor iki ihtimal çünkü bu iki durumun farkındalığını sağlayan yaş aralıkları çocukluk döneminden çoktan zaten sıyrılmıştır yapmış olduğu her şeyden artık muaf olmaktan çıkmıştır..

Yıllar birbirini kovalarken bende yeni yaşlarıma yelken açarken artık yaşadığım olayları ve şahit olduğum durumları zihnime kaydedebildiğim yaşlarıma eriştiğim dönemden sonra artık benim için hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktı hayatım da dahil olan insanların bana sunmuş olduklarıyla yaşamayı öğrenecektim..

YOLUNU ARAYANWhere stories live. Discover now