1. BÖLÜM

71 6 1
                                        

"Yıldız kalk artık, neredeyse öğle oldu, baban seninle konuşacak." Annemin sesi uğuldayarak geldi ve ardından çatlayacak gibi olan baş ağrısı vurdu. Öyle derin uyumuşum ki ilk başta nerede olduğumu çözemedim. Yavaş yavaş araladım gözlerimi ve her zaman ki gibi yatak odamda olduğumu gördüm.

Dün gece ne olmuştu hiç hatırlamıyorum. Yoksa yine gece barlarında mı sabahlamıştım? Bütün düşüncelerimi kenara atıp tam yorganı üstümden itip kalkacakken o anda başıma bıçak saplanırcasına bir ağrı girdi. Ardından yatağa geri düştüm. Bir kaç dakika daha oturmaya karar verdim ve olanları anımsamaya çalıştım. Ama ne yazık ki küçük bir fikrim bile yoktu. Tekrar kalkmaya yeltenirken bir anda sendeleyip koltuğa çarptım ve ağır bir acı vücudumu titretti. Annemin ayak seslerini duydum. Yine söyleniyordu: "Bütün gün boş boş gezip yatıyorsun" diye bağırdı kapıyı açarken. Fazla önemsemeden annemin yanından lavaboya giderken sertçe kolumu tutu ve tutmasıyla itmesi bir oldu. "Bütün gün yatıyorsun,bir kere olsun bizi ne düşünüyorsun ne görüyorsun. Gece klüplerinden vakit kalmıyor ailene, baban emekli olacak sen hâlâ bir işin ucundan tutmuyorsun" diye bağırdı. Ben o anki şaşkınlıkla ve uyku sersemliğiyle " Resmen delirmişsin, bırak artık beni rahat, yakamdan düşün." dememle suratıma tokatın inmesi bir oldu. "Ölümünü dört gözle bekliyorum" diye varla yok arasında söylenip odadan dünden kalan siyah bluzla dar pantolonu yerden kaptığım gibi daireden çıktım.

Asansörün düğmesine bastım ve gelmesini beklerken annemin içerden ağladığını babamın da "ne oldu" sorularının yankılanmalarını duyuyordum. Tam pişman olup dönecekken asansör açıldı ve düşünmeden asansöre binip kapısı kapanır kapanmaz üstümdeki kısa şort ve sıfır kol pijamayı çıkarıp pantolonumu giyinmeye başladım. Pantolonumu giyip bluzumu giyinecekken asansörün daha inmeden bir katta durduğunu anlayamadan kapı açıldı. Karşımda uzun boylu, hafif esmer ve siyah saçları dağınık bir şekilde gözünün önüne düşen kişiyi görünce şok içinde kaldım. O şokla giymeye çalıştığım bluzumu bırakıp direkt asansörün köşesine sinip ellerimle vücudumu saklamaya çalıştım ama saklamamın bir önemi yokmuş gibi içeri girip bana arkasını döndü. Bu hareketine şaşırdım ama üstelemeden bir anlık güvenle kalkıp hemen giyindim. Aramızdaki utancı ve gerginliği atabilmek için "Demek yeni komşumuz sensin, nasıl buldun burayı" dedim. "Bunca şamatandan dolayı hariç mi yoksa dün gece kafa dağıtmak için gittiğim barda senin saçma salak hareketlerin yüzünden gecemi mahvetmen dışında mı? Gayet iyi" demesiyle bir daha şok geçirdim. "Ç-çok özür dilerim ama dün gece saçma salak hareketlerim derken?" kapı açıldı ve bir anda benden uzaklaşmaya başladı. Hemen peşinden koşup aynı soruyu tekrarladım. Yine cevap yok. Peşinden giderken arabasına bindi. "Heey" derken yüzüme kapıyı kapatıp gaza bastı. Şimdi ne yapacaktım? Orada öylece bir kaç dakika kaldım. Bütün bu olanları sindirmem lazımdı.

* * *

Ne yapacağımı bilemez halde sahilde dolaşıyordum hava hafiften kararmış ve çiselemeye başlamıştı. Evden çıkan kavgadan dolayı eve gidemiyordum adeta ne yapacağımı şaşırmıştım. Bir banka geçip oturdum. Ve başımdan geçenleri düşündüm. Herkes bana mı oynuyor diye düşünmeden edemedim. Kalacak bir yerim de yoktu ama eve de dönemezdim. Aklıma üniversiteden Sena geldi. Bir sebepten dolayı onunla da iletişimimi kestim ama sebebini tam hatırlayamıyorum. Kalacak başka yer yoktu. Neredeyse bütün herkesle kavgalıydım. Tam Sena'yı arayacakken çantamı yanıma almayı unuttuğumu fark ettim. Kendi kendime söylenerek ne yapacağımı düşünmeye koyuldum. Eve gidecektim. Çok salakça bir fikir ama yapacak başka bir şeyim yoktu. Bütün gerekli eşyalarım oradaydı. Evin yolunu tuttum ve gittikçe şiddetlenen yağmurun altında hızlı adımlarla ilerlemeye başladım.

GECE'NİN YILDIZ'IMga kuwentong kahuhumalingan mo. Tumuklas ngayon