Annemler yine beni en sinir olduğum şeyle cezalandırdılar. Köy hayatıyla. Ne zaman bana ceza vermek isterlerse beni köye yani babaannem ve büyük babamın yanına gönderirler. Onları tabiki seviyorum ama köyü sevmiyorum. Ne için mi ceza aldım? Önemli bir şey değil. Sadece abimin gıcık arkadaşını evden kovdum. Onlara göre terbiyesizlik yapmışım. O benim abim gibiymiş. Ama onu hiç sevmiyorum.
Her neyse. Ben size kendimi daha tanıtmadım değil mi? Benim adım Defne. Defne Safkan. 19 yaşındayım. Yaz tatili olduğu için okullar kapalı. O yüzdende köye rahatlıkla gide bilirim😑
Odamda oturuyordum. Annem içeriye girerek bana dik dik baktı.
"Hadi Defne. Gidiyorsunuz. Abin Rüzgarda seninle geliyor ve çok memnun!"
"Ben oraya gitmek istemiyorum."
"Sana soran oldu mu Defne?"
"Haklısın anne. Zaten benim düşüncelerimin hiç bir önemi yok."
Yerimden kalkarak bavulumu aldım ve aşağıda beni bekleyen abimin yanına gitdim. Arabada beni bekliyordu. O köyü çok seviyordu. Benim tam tersim yani.
***
Köye varmıştık. Abim bavulları arabadan indirdi. Herkes kendi bavulunu aldı ve eve ilerledik. Babaannemler bizi gördüğüne çok sevinmişlerdi. Köye vardığımızda akşam olduğu için açlıktan ölüyordum. Neyseki babaannem "sofraya geçelim" dedi ve bende hunharca yemek yemek üzere masaya geçtim.
***
Akşam yemeğimiz bitdikten sonra herkes odasına çekildi. Uyku zamanıydı. Bana güzel bir oda döşenmişti. Her zaman buraya geldiğimde o odada kalıyordum. Pijamalarımı giyinmeden şort ve thishort ile yatağa atdım kendimi. Uykum hiç yoktu. Yatağımdan kalktım ve pencerenin önüne geçib dışarıyı izlemeye başladım.
Canım sıkıldığı için dışarıya çıktım ve yürümeye başladım. Kulağımdaki müzikle yürüyordum. Kulaklarımdaki müzik bir anda kesildi. Telefonumun pili bitmişti. Etrafıma baktığımda fark etdim ki evden çok uzaklaşmışım. Ormandaydım sanki. Etrafım sık ağaçlarla kaplıydı. Duyduğum sesle aniden irkildim ve korktum. Ağacın kırılma sesiydi. Arkamı döndüm ve üzerime gelen şeyle korkub çığlık atdım...
CZYTASZ
Black Night
Wilkołaki"Yüzümü çevirdim ve bir anda gözlerim karardı. Bir şey üzerime atlamıştı. Çok korkunç bir şey. Bir kurt gibi" "Eğer bir kurt üzerine atlasaydı şimdi paramparça olurdun." "Ne olduğunu kestirememişim galiba" "Bencede"
