Selaam maceracılar :Dd Yeni yılın ilk günü bir yeni bölüm yazayım dedim. Umarım beğenirsiniz. Harika bır yıl geçirmeniz dileğiyle MUTLU YILLAR!!
Gözlerimi açtığımda annemin daha beni uyandırmak için gelmediğini görünce şaşkınca yataktan kalktım. Eda'nın yatağına baktığımda onunda kalkmış olduğunu gördüm. Pencerenin yanında dışarıya bakıyordu. Ben de onun yanına gidip neye baktığını anlamaya çalıştım. Gözlerimi pencereye diktiğimde dışarıda yağmur yağıyordu. Oldukça da hızlıydı. Daha dikkatli gözlerimi kısarak baktığımda ise hafiften karın atıştırdığını gördüm. Kış mevsimine yaklaşmıştık. Hava kışın habercisiydi zaten. Ben dalmış dışarıyı izlerken içeriye annem girdi.
"Kızla- Hı? Ben mi yanlış görüyorum yoksa. Allah'ım inanamıyorum ilk defa ben uyarmadan kalkmışlar. Şimdi ağlayacağım neredeyse."
Onun bu haline ikimizde gülüyorduk.
"Abartma sende anne ya." diyerek Eda karşılık verdi.
"Tamam tamam. Hadi o zaman madem kalktınız formalarınızı giyininde kahvaltıya gelin." dedi ve odadan çıktı.
Bizde Eda ile üzerimizi giyinip aşağı indik. Daha mutfağa ulaşmadan burnuma harika bir koku geldi. Bu... bu omlet kokusu. Off ne güzel koktu yaa. Eda'dan hızlı davranarak hemen masaya oturdum. Annem benim bu halimi anlamış olacak ki anında omlet tabağımı önüme koydu. Bende sanki senelerdir açmışım gibi hayvanca yemeye başladım. Eda ile annem bu halime oldukça gülüyorlardı.
----------------
Dersi dinlemek hiç mi hiç istemiyordum. Hoca tahtaya bir şeyler yazıyor ama ben onu dinlemiyordum bile. Kafamı çevirip baktığımda Eda'nın da çok sıkıldığını anladım. İkimizi de bu durumdan kurtarmak için aklıma gelen harika fikirle hocaya seslendim.
"Hocaağğmm!! Lavaboya gidebilir miyim?"
"Kızım eşek kadar oldun artık tutuver çişini."
"I-ıh olmaz hocam ben tutamam valla. Hem çok geldi lütfen."
Sınıf bana kahkahalarla gülüyordu. Yine bir şeyler planladığımı anlamışlardı sanırım.
"Of of git bakalım."
Hoca yine tahtaya döndüğünde ona dil çıkararak dışarı çıktım. Hızla kantine indim. Kanticimiz tonton Mahmut Amcaya seslendim.
"Mahmut Amca seni müdür çağırıyor."
"Müdür mü? Hayırdır inşallah. Tamam kızım sağol." diyerek merdivenlere yöneldi. Tamamen gözden kaybolduğunda kantinin mutfak kısmına girdim ve çakmak aramaya başladım. Ocağın yanında bulunca gözlerim ışıl ışıl parladı. Onu da alarak hızla oradan çıktım. Daha sonra kantinin etrafına dizilmiş olan masaların yanına giderek oradan bir sandalye kaptım. Koşar adımlarla yangın sensörünün oraya ulaşınca çıkmadan önce defterimden kopardığım kağıt parçasını aldım ve kenarını çakmakla yaktım. Kağıdı sensöre tutunca alarmlar çalmaya başladı. Hızla sandalyeden inip onu yerine koyduktan sonra bağrışlarla sınıflardan çıkan kerizleri izlemeye koyuldum.
Ayaz, Eda ve Güven gülerek yanıma geldiler.
"Ela sen varya. Nereden geliyor aklına böyle şeyler?" diyen Güven'e
"Ben Ela'yım Güvenciğim. Her şey gelebilir aklıma" diye ukalaca cevap verdim. O da bana gülerek karşılık verdi. Bu arada bizde kaçarmış gibi yaparak dışarı çıktık. Hepimiz bahçede toplanınca müdür öfkeyle dışarı çıktı.
"Ela Uygur hemen odama geliyorsun!! Sizlerde sınıflarınıza haydi, yangın falan yok!!"
Herkesten bir 'Aaaa' sesi yükselirken bende suçlu ifadesi takınıp müdürün peşinden gitmeye başladım. Bu sırada artık alıştığım ve bana muhteşem gelen kokuyu hissttim. Bu Ayaz'ın kokusuydu. Başımı yana çevirdiğimde o da benimle geliyordu.
"Ayaz senin ne işin var ya?"
"Bu işi benim planladığımı söyleyeceğim. Başını belaya sokma birde."
"Hayır, böyle bir şey kabul etmiyorum."
Sıkıntıyla bana bakarak ofladı.
"Ela kapa çeneni. Ben ne yaptığımı gayet iyi biliyorum."
Daha fazla diretmeyerek sustum. Sonuçta bu sayede yırtmış olacaktım. Kimin umrunda. Kendisi bilir.
İçeri girdiğimizde müdür tıslayarak
"Evet Ela senden bir açıklama bekliyorum." dedi.
İyi de benim yaptığımı nereden anlamıştı ki?
a) Mahmut Amca benim yapmış olabileceğimi söyledi.
b) Kameralara bakıldı ve benim olduğum anlaşıldı.
c) Ben bunu yaparken biri beni gördü ve hemen müdüre yetiştirdi.
Ki b şıkkı oldukça yüksek bir ihtimaldi aslında c de olabilir. Her neyse. Boğazımı temizleyerek tam açıklama yapacaktım ki Ayaz araya girdi.
"Hocam Ela'nın bir suçu yok. Bunu ben planladım."
"Tabii canım tabii Ela'nın hiç suçu olur mu? Yangın sensörlerini kim çalıştırdı o zaman? Bakalım buna cevabınız ne olacak?"
Aha bildiğin laf soktu adam bize yaa. Hıh .s.s
İkimizde sus pus olunca 'Tahmin etmiştim zaten' der gibi bir bakış attı.
"Pekala sizi bu seferlik affediyorum amaaaa bir daha olursa elimden kurtulamazsınız söyleyim."
"Tamam hocam." diyerek dışarı çıktık. Ayaz bana dönerek konuştu.
"Evet Ela Hanım sanırım bana bir teşekkür borçlusunuz."
"Hı? Ne teşekkürü Ayaz sen salak mısın? Hiçbir şey yapmadın ki."
"Allah Allah suçu üstlendim daha ne olacaktı? Benim gibi yakışıklı birisine ufak bir teşekkür edebilirsin herhalde değil mi ama?"
"Hı hı evet sana kesin teşekkür etmeliyim. Tövbe tövbe ya. Bir de yakışıklı diyor. Canım sen hayatında yakışıklı görmemişsin. Yazık. Kendini yakışıklı sanıyor."
"Yok yaa yakışıklıyım tabii. Baksana sen şu kaslar kimde var ha?"
"Aaa onlar kas mıydı? Tüh yaa bende onları göbek sanmıştım."
"Elaa. Tamam madem teşekkür etmiyorsun o zaman bir öpücük alırım."
"Nah!!" diyerek hızlı adımlarla yürümeye başladım. Ama Ayaz kolumdan tuttu ve bırakmadı.
"Kaçırıldığın zaman eve gelip odana çıktığımda öpmüştün ama."
"A-ama o zaman şokun etkisindeydim bi kere tamam mı?"
"Tabi tabi ne demezsin. Ufacık bir öpücük istiyorum çok mu?"
"Evet çok. Hem seni neden öpücekmişim?"
"Çünkü ben öyle teşekkür etmeni istiyorum. Hadi ama."
"Hayır Ayaz h-a-y-ı-r!! Hem sana bir teşekkür borcum falan da yok!!"
"Peki o zaman ben öperim" diyerek yanağımdan öptü ve beni bıraktı. Daha sonrada sırıtarak koşar adımlarla uzaklaştı.
İyi ama neydi bu şimdi? Ahh içimde garip bir his var. Ne olduğunu anlayamadığım bir his...
Umarım beğenmişsinizdir :Dd
Yorumlarınızı ve voteleri bekliyorum :))
YOU ARE READING
Maceraperestler
HumorBirbirinden güzel iki genç kız… Biri çok inatçı, diğeri ise oldukça saf… Peki, yeni okul ve yaşamlarında onları neler bekliyor dersiniz? Bu ikizlerimizin maceralarını okumaya var mısınız? Eğlenmek ve gerçek komedi görmek istiyorsanız işte, MACERAPER...
