"Kovarsan kov lan! Sana mı kaldım!? Sanki başka işveren yok. Huysuz ihtiyar!"
Elinde titremekten zor tuttuğu bastonunu yukarı kaldırmıştı. Ben de o bastonu kaldırana kadar oradan kaçmış ve kaçarken de ihtiyara küfür etmeye devam etmiştim.
Yan sokağı dönünce biraz yavaşladım. O ihtiyar buraya kadar kesinlikle koşamazdı, zaten küçücük dükkanın içerisinde zar zor yürürdü.
Eve yürümeye başlamışken çalan telefon ile durup, herşeyin karışmış olduğu çantama elimi attım. Sonunda elime telefonu aldığımda, yürümeye başlayıp çantamı sırtıma takıp, hala daha ısrarla çalan telefonu açtım;
"Alo?"
"Unni, ne zaman eve gelirsin?"
"Şimdi. İşten çıktım pardon, kovuldum."
"Sen ciddi olamazsın. Bu bu ay kaçıncı iş oldu?"
"Bilmem. 12den sonra saymayı bıraktım."
"Nasıl iş bulmayı planlıyorsun acaba?"
"Şimdi bunları boşver de, diğerleri uyudu mu?"
"Evet, hepsi uyudu. Ben de seni beklerken proje ödevimi yapmaya başladım."
"Tamam o zaman. Ben gelince seni ararım."
"Tamam. Dikkat et kendine."
Onaylayan bir kaç mırıltı çıkartıp telefonu kapattım. Yürümeye devam ederken 15 dakika sonra evin bulunduğu, eski, harabe ara sokağa girdim.
Apartmana yaklaşırken, cebimden telefonu çıkarıp mesaj attım.
Gönderilen:Umji
Kapıdayım.
Gönderen:Umji
Bekle.
Kapının açıldığına dair küçük ses çıkınca, beklemeden içeri girdim.
Bu yerden kurtulmak istiyorsun.
Merdivenlere yönelip, ilk kata çıktım ve karşıma çıkan kapıya hafif bir şekilde tıklattım.
Kapı açılınca kapıda beni bekleyen kızı görünce yüzüme yorgun bir gülümseme yerleştirdim.
"Hoşgeldin unni. Sessiz ol, diğerleri uyudu."
Başımı sallayarak onu onayladım ve uyumak için Yuju ve Sinb ile kaldığım odaya adımladım. Kapıyı sessizce açıp, önce kafamı sonra tüm vücudumu içeri soktum.
Yatağımın yanında olan, küçük komidinden gecelik alıp, giydim.
Bugün pek bir iş yapmamış olsam da, yarın iş bulmaya gideceğim için hemen uyumaya başladım.
Sabah Sowon yanıma gelmiş ve beni uyandırmıştı, şu an ise üzerimi giymiş ve bugün ne yapacağımı düşünüyordum. Kendi kendime.
Gerçi, iş bulmaktan başka yapacağım hiçbir şey yoktu.
Ne olursa olsun bir iş bulmalı, kızları yetimhaneden çıkardıktan sonra zorla tuttuğumuz bu evin kirasını vermek için çalışmalıydım.
"Eunha?"
Daldığım yerden çıkıp, bana seslenen Yerin'e baktım.
Ona bakmamla iyi olup olmadığımı anlamak ister gibi yüzüme bakmıştı.
İyi olduğuma dair kanaat getirince, yüzüne neşeli bir gülümseme kondurdu.
"Kahvaltı hazır. Gördüğüm kadarı ile sen de hazırsın. Hadi, gel."
Sabahın bu saatinde nasıl bu kadar enerjik olabiliyordu?
ESTÁS LEYENDO
Crossroads ☣ G-friend
FanfictionVe o gün; 5 kız, arkaşlarının mezarı başında ölmüştü.
