Küçük kız duyduğu sesle yatağında doğruldu ve ayıcığına daha fazla sarıldı. Duyduğu boğuk ses inleme gibiydi. Yorganı üzerinden ayaklarıyla savurup ayıcıkla beraber yataktan kalktı. Her zaman korktuğunda yaptığı gibi annesi ve babasının odasına doğru yürüdü. Küçük ayaklarındaki pofuduk terlikler zeminin belirli yerlerini gıcırdatıyordu.
Anne ve babasının odasına geldiğinde, odanın boş olduğunu gördü.
"Anne?"
Odadan ayrılıp boş, karanlık koridorda emin adımlarla ilerlemeye başladı. Oyuncak ayısına daha sıkı sarılıp "korkacak birşey yok." Dedi korkan oymuş gibi.
Aşağıdan gelen gümlemeyle bir şeyin yere düştüğünü anladı ve anında irkildi. Kocaman bal rengi gözleri dolarken merdivenlere baktı.
"Anne?!"
Titreyerek merdivenlere doğru ilerledi. Gözünden boncuk boncuk yaşlar akmaya başladı.
Merdivenlerden inip sesin geldiği yöne, yani mutfağa ilerledi. Şu dakikalardan sonra birdaha hayatı eskisi gibi olmayacaktı. Minik ayakları bundan habersizce mutfağa adım attı.
Yerde kanlar içinde yatan anne ve babasını gördüğünde başından aşağı kaynar sular döküldü adeta. Şokla önce nefesi kesildi. Sonra gözlerinden yaşlar boşalmaya başladı.
"ANNE!! BABA!!"
Göz ucuyla camda gördüğü siluete çevirdi başını. Ama kimse yoktu...
ESTÁS LEYENDO
ölüm kalım meselesi
AventuraAlara'nın da diğer insanlar gibi hayatında dönüm noktası oldu. O noktadan sonra artık hiçbir şey eskisi gibi olamayacaktı. Hemde daha 6 yaşından... Sevgisiz büyümüş bir kız sevgiyi ne kadar bilebilir ki? Macera içinde büyümüş bir kız maceradan ayrıl...
