Hayal gücünüz kadar hayata bağlı kalacağınızı unutmayın...
Uzun duvarlarla sınırlandırılan bahçe, koyuluğu ile göz dolduran çimenlerin boyunduruğu altına girmişti. Spiral, el işlemesi, demir süslemeli bahçe kapısından uzanan parke taşlı yol, iki yanına dikilen demir çelenklerle uzayıp gidiyordu.
Parke taşlarının donuk griliğine tezat, yıllar içinde serpilerek büyüyen sarmaşık çiçekleri demirler boyunca açmıştı.
Taş yolun sonunda, birkaç basamaklı merdiven ve iki katlı olan ev, mutlu bir ailenin tüm belirtilerini üzerinde taşıyordu. Duvarlarına çizilmiş eğri büğrü çocuğa ait resimler silikte olsa varlıklarını korumaya devam etmişti.
Taşlardan örülme yolun solunda meyve ağaçları ve özel fideler için genişce bir alan bulunuyordu. Kiraz, şeftali, limon...
Büyüdükçe iç içe geçecek olan dallar, şimdilik cılız odun parçalarını andırıyordu.
Yapraklı dalların gölgesinde yetiştirilen çiçek çalıları gecenin ilk soluğunda kokularını salmaya hazırdı.
Dört tarafı çevreleyen bahçe duvarlarını su altı yosunları gibi işgal altına alan sarmaşıklar, renk kırılmaları yaşayan çiçekleri ile güne veda etmeye hazırlanmıştı.
Ve işte orada...
Tüm bu renk cümbüşünün karşı tarafında, iki katlı evin solunda minyatür bir başka ev duruyordu. Ilk bakışta ağaç eve benzetilen yapı, genç kızın ev ve çevresinde kendi elleri ile oluşturduğu tek şeydi. Geriye kalan her detay, bir zamanlar burada yazlarını geçiren aileye aitti.
Yaklaşık iki sene kadar önce, ailesinin yazlığına kesin bir şekilde yerleşen genç kızın o kadar senede dost edinebildiği söylenemezdi. Minyatür evi, tesadüf eseri bulduğu dişi kurt için kendi elleriyle kurmuştu. Günlerini alan bu uğraşa değmişti çünkü vahşi dişi kurt, yıllar geçip büyüdükçe sadık bir dost olmuştu.
Yıllar önce ardında bıraktığı hayatın karanlık gölgelerini burada yavaş yavaş üzerinden atıyordu. Zihninde barınan insani güven duygusunu ailesiyle birlikte kaybetmiş, her gün doğumunda kendi eksik parçalarını arar olmuştu. Genç kızın içine düştüğü bu yeni durum en çok annesini üzerdi muhtemelen.
Yeni hayatının trajik sürprizlerini sırtlandıkça güçlü kalması gerektiğini hatırlatıyordu kendine, tıpkı bir zamanlar annesinin de dediği gibi ' çok güçlü bir kızdı '...
En azından Heira annesini yanıltmamak için elinden gelenin en iyisini yapmaya çalışıyordu.
Kırmızının ara renkleri arasında kalarak batmaya başlayan güneşi izlerken, gri uzun tüylerin arasına parmaklarını daldırıp dişi kurdunu okşadı. Veranda, gün batımını karşısına alarak hayallere dalabilmesi için yapılmış gibi kendine çekiyordu. Zihninde oradan oraya savrulan düşünceleri kimi zaman iç çekerek özlem duymasına yol açsa da burayı seviyordu.
Her bir taşında, bahçeyi süsleyen her bitkide ailesinden bir parça gizliyken sevmemesi için bir sebep olmuyordu. Vahşi kurt sırtında gezinen parmakları biraz daha hissedebilmek için sahibine sokuldu. Boyu henüz kısa olmasına rağmen zaman geçtikçe güçleneceği genç yaşından belliydi. Bakan kişinin iliklerine işleyen gri gözleriyle Heira'nın kalbinde kök salması işten bile değildi.
Geniş mutfakta annesini yemek yaparken izlemeye bayılıyordu. Annesi uzun, kıvırcık, kızıl kahve saçlarını arkaya atıp küçük kıza baktı.
"Babanı çağırır mısın küçük hanım. Yemek neredeyse hazır"
Annesinin yüzündeki gülümseme küçük kızı da neşelendirdi. Kıkırdamaya başlayıp oturduğu ahşap sandalyeden atladı. Koşarak merdivenlerin önüne giderken minik elleri sesini belli etmemek için hala duduklarındaydı.
YOU ARE READING
Değişken [TAMAMLANDI]
FantasySiyah kurdun başında son bulan küçük turum bitince dizlerimi acıtmaya başlamış halıdan yavaşça kalktım. Diğer tarafımda beni bekleyen manzara aklımın başıma dönmesini sağladı. Irice açılmış gözleri üçümüz arasında mekik dokurken ağzı aralık kalmıştı...
![Değişken [TAMAMLANDI]](https://img.wattpad.com/cover/230857803-64-k982945.jpg)