Yağmurlu bir günde doğmuşum . Doğarken bile bulutlar ağlıyormuş kim bilir nasıl bir dünyaya gelmiştim nasıl bir hayatım olucaktı . En önemlisi mutlu olucak mıydım ?
-Ah biraz daha yatsam ne olur sanki be baba lütfeeeen !
--Yağmur kalk artık kızım lafımı ikiletme geç kalıcaksın sonra
Bir hışımla kalktığım yataktan hemen banyoya ışınlandım.Evet doğru okuyorsunuz çok hızlı koşarım da :') . Üstümü düzelterek bir öğrenci profili oluşturdum.En sevdiğim beyaz spor ayakkabılarımı giydim artık hazırdım her yeni günün sabahı benim için bir umuttur .Güne başlamadan önce güzel geçmesini dilerim her gün .Sokaktan çıkarak durağa doğru adımlarımı hızlandırdim.Biraz daha hızlı olmalıydım . Otobüs yaklaşıyordu
Hızlı yürümeyi bırakıp uçan bir kuş misali koştum .Bu otobüse binmem gerekliydi .Yoksa geç kalırdım.Çantamin ilk cebinden kartımı aradım umarım unutmamışımdir diye düşünürken otobüsün yavaştan hareket ettiğini görmemle irkildim .Otobüsün dolu olmasına rağmen binmekten başka çarem yoktu . Usulca içine girerken kartımı unutmadığım için binlerce şükür duası ederken buldum kendimi Kartı yavaşça okuttum hadi ama geçersiz bakiye de ne olamaz ne yapacağımı bilmez bir şekilde etrafa baktım bunu neden yaptığımi bilmiyordum sanırım birinden basmasını bekliyodum hadi ama kimse mi basmaz şoför beyin sorgular bakışları beni benden alıyordu .Sanki kacicakmisim gibi bakması . Otobüs bu kadar doluyken birde bu zaten imkansız gibi bir şeydi otobüsün yeni durağa geldiğini ve hala basmamis oldugumu fark ettim . Dışarda o kadar yolcu beklerken sadece bir kişi binebilmişti ne sanş ama istesem olmaz .Binen kişinin tutunacak yeri olmadığını görmemle kendimi kenara çekmem gerektiğini düşündüm o da tutunmaliydi yoksa düşecekti Kendimi kenara tam çekecekken arkamı dönmemle formalarımızın benzediğini fark ettim . Bir kaç durak daha geçtikten sonra şöför beyin hala bana bakmakta olan 2 çift gözleri ile irkildim
-Basmayı düşünmüyor musunuz ? küçük hanım .
Şoför beyin söyledikleri ile yanaklarımın kızardığını hissediyordum ah şimdi domatesten farkım yoktur Sanki keyfimden basmiyorum Birinden rica etmem gerekirdi ama bana kim yardım ederdi ki usul usul düşünürken demin düşmesin diye kenara çekildiğim çocuk kartını elden ele bana uzatması ile ne olduğunu inceliyordum sanırımbenim yerime basmamı istiyordu
-Teşekkür ederim diye seslendim
-önemli değil küçük hanım.
Küçük hanım nedir yaa çok mu küçüğüm ? Otobüsün durması ile okul durağına geldiğimi fark ettim tam kartı vermek üzere kafamı çevirdigimde çocuğun olmadığını fark ettim inmem gerekiyordu yoksa geç kalicaktim Hızlı adımlarla otobüsten indim . Kartı nasıl vericektim ki ben ah keşke şoför beye verseydim .Onda kalması daha doğru olurdu . Nasıl bulucaktim kartın sahibini
Aklıma gelen fikirle kartın üstüne baktım" Güney Yılmaz "
Kartın üstünde olan fotoğrafını incelerken buldum kendimi bı an .
Vay be çok iyi çıkmış ben tost makinesinde çekilmiş gibi çıkarım hep oldukça şaşırdım . Babamı arayıp okula geldiğimi ilettim bunu hep yapardım bir görevdi benim için Her zaman ki gibi tüm öğrenci topluluğu kafasına göre bir yerlere dağılmış kimse düzene ayak uydurmuyordu . Arkadaşlarımin olduğu tarafa doğru yürüdüm işte bizim çocuklar tam da en sevdiğimiz gölgelik olan banktalar. Melisin üstüne doğru koşmam ile onu ne kadar özlediğimi daha iyi anlıyordum .Dedesi vefat etmişti.1 hafta boyunca bursa da annesine moral veriyordu . Telefonda sık sık konuşsak da bu bize yetmemisti anlaşılan bana anlatıcağı çok şeyi var gene onun .
-Ne yani Yağmur biz arkadaşın değil miyiz ?
Bunu diyen Ece' ye gülümserken üstüne atlamam bir oldu .Ellerimi hemen kıvırcık olan saçlarını bozmak için geçiştirdim bir kez daha o kıvırcık saçlarını kıskandım ah ne güzel di kıvırcık saç . İnanır mısınız bilmem ama kıvırcık saçlı olan insanların hayattan yana tüm şanslarını kullandıklarını düşünürüm kısaca kıvırcık saça hastayım .
-Ya Yağmur çok gıcıksın bozdun tüm saçımı
Ece'nin bu söylediğine kikirdarken müdür'ün anonsu ile gülmem son bulmuştu kızların ellerinden tutarak tek tek ayağa kaldırdım . Diğer herkes gibi sınıf sırasına girdik . Müdür yardımcısının konuşmasını bitirmesini bekleyerek içeri doğru girdik . Gelde tüm gün sevmediğin insanlarla aynı ortamda ol bundan daha kötü ne olabilir diye düşünürken hocanın sınıfa doğru girdiğini gormemle uçup gitti düşünceler
-Günaydın Çocuklar
Toplu bir koro hâlinde
-Günaydın hocam
ne severdim bunu ya herkesin sanki sözleşmiş gibi aynı anda günaydın demesi çok hoşuma giderdi .
Sandalyesine doğru usulca yerleşen Burcu hocamız her zaman ki gibi sınıfı yokluyordu .Kadın 5 saniyelik bakışları ile yoklama alıyordu resmen .
Kapının çalınması ile dikkatimi kapıya verdim ya nedir bu heyecan her çalınan kapıya bakma merakı bu bir tek ben de yoktur herhalde
içeri giren nöbetçi öğrenci hocaya ne olduğunu bilmediğimiz tüm meraklı gözlerle baktığımız bir kağıt parçası verdi .
-Merak ediyosunuz demi çocuklar ne olduğunu
Hadi ama nerden bildi Burcu hoca öğrencilerin dilinden anlıyor çok belli ..
Tüm sınıf gene sözleşmiş gibi
-Eveeet
Diye bağırınca hiç istifimi bozmadan baktım dudaklarına. Harbi aynı anda söylüyorlar kesin sözleştiler of gene neler düşünüyorum
-Çocuklar sınıf mevcudunuz yükselmiş zaten 1 arkadaşınız devamsız hiç gelmiyor onun dışında biri daha eklenmiş
--kim ki
-aa kız mı acaba
-Yok be erkektir
-kiim hocaam
-Acaba tipi nasıl
-Kendi aranızda konuşmayın çocuklar gelen kişi bir erkek birazdan burda olucaktır kendisi
İçimde hafif bir merak uyandırmıştı bu acaba nasıl biriydi kalbi iyi miydi of hadi gel be kimsen
Düşüncelerimi kapının çalması böldü tüm gözler kapıya odaklandı arka sırada olduğumdan ötürü gelen kişiyi göremiyordum Neyse zaten aynı sınıftayız elbet görürdüm diyerek Dün gece hiç uyumamış olduğumu varsayarsak kafamı yatırdığım sırayı yastık olarak hayal ederek gözlerimi yumdum güzel bir uyku beni bekler
-Tanıt kendini çocuğum Kimsin nerelisin hedefin ne ...gönder gelsin
--İzmirden geldim
-Neden evladım özel bir sebep değilse anlatırmısın
--Hayır hocam annemin işinden ötürü gelmek zorunda kaldık
-Ya hayırlısı neyse o olsun evladım devam et sen anlatmaya ......
-....
Kulağıma gelen sesler uğultu dan başka bir şey değildi hadi ama bitsin artık bu konuşma ses çok tanıdık geliyordu.Sanki daha önce duymuş gibiyim ama nerden gözlerimin tamamen kapanması ile derin bir uykuya daldım
Ece ve melisin sesleri ile gözlerimi açmak zorunda kalmam oldukça kötüydü ne güzel uyuyodum
-Ya Ece hadi ama bak Yağmur uyuyor
-Ya Melis cidden yorgunum , aa bak yağmur da uyandı hadi onunla git
-Uyanmaz olaydım abi ya kulağıma bı uğultular geliyodu varya
Kafamı hemen sınıfa doğru çevirdim bizim sınıfa yeni biri gelmişti sonuçta kimdi ya hala göremedim neyse görürüm elbet ya
-Uyandın artık gunaydiin sakız hastası
Sakizi çok sevdiğimden kizlar bana hep sakız hastası derlerdi ah ne güzel şey sakız bakın şimdi canım çekti
-Abi sakız deme bana ya bak şuan canım çekti
-Hadi iyisin yağmur var bende bı tane
-Ya sen nasıl bir kralsın bee canımın en en içi
-Bak görüyorsun demi Melis sakız deyince nasıl da canının içi oluyorum
-Yo hiç te bile hep öylesin
-Ahahah görmez miyim Ece şu suratındaki mutluluğa baak
Bı an kendimi tutamayıp Ece'nin yanaklarını ellerimde sıkıyor vaziyette gördüm ah ne güzel yanakları vardı kankamın be. Bana çekmiş .Yok canım kendimi övmeyi hiç sevmem yaa
-Al kanka
Bir koklayişta hemen orman meyveli olduğunu anladım hayır köpek değilim sadece sakızlari çok iyi tanırım her birini hemde
sakızı ağzıma atmamla zilin çalması bir oldu ne sanşsızlık bu ama ya hemen polisten kaçan bir suçlunun teslim oluşu edası ile ağzımdaki sakızı firar ettim ya ne güzel çiğneyecektim hayalî bile güzel bee ..
Ne güzel şey seni sevmek be sakız şairlerin aşık olduğu kişilere yazdığı şiirleri ben sana yazardım be Usul usul bunları düşünürken dersin Matematik oluşuyla tüm ciddiyetime büründüm .Büşra hoca oldukça disiplinli bir hocaydi dersi çok güzel anlatır o konuşurken tek ses çıkmazdı , çıkartamazdi kimse çünkü.Sonu iyi bitmezdi onlara göre .Ama herkes Büşra hocanın içini bilmez .Her ne kadar Müdür yardımcısı da olsa okuldaki herkes onu sinir küpü olarak adlandirsa da onu kizdirmadiginiz bir şekilde size bir anne şefkati gösterir ama bunu herkes göremez bakmak isteyen görür. Kapalı kutu misali ...
Büşra hocayı düşünürken dersi dinlemediğimi fark etmemle kendimi dürttüm seneye çok önemli olan bir sınav olmuş olacaktı. Hayatımıza kadar karışıcaksa benimde adamakıllı çalışmam gerekirdi . Şimdiden diğerlerinin çalıştığına eminim belkide konuları kalmamıştır beni bir rakip olarak bile görmüyorlardir kim bilir
--Yağmur ordamisin kızım hey Ece dürt şu arkadaşını
Çıkardığım hı sesi ile tüm sınıfın kahkahaya boğulduğunu görmemle vermiş olduğum cevabı düzelterek Büşra hoca ya döndüm
-Efendim hocam
--İyi misin kızım sen ? kafan başka yerlerde dersi dinle hemen
-Haklısınız hocam
Anlatılanları kafama iyice yerleştirmeye çalışıyordum başka çarem de yoktu . Dersler bir şekilde geçiyordu
Kafamı kaldırdığımda zilin çalış sesi ile mutluluğum 2 ye katlanmıştı .Ece ve Melis ortalarda yoktu
Gözlerim kapının oraya kayınca tanıdık bir yüz ile gözlerim daha bir açıldı . Gördüğüm şeyden emin olmak için açıp kapatmayı bile denedim . Hâla ordaydı.Erenin sesi ile birlikte yürümeye başladılar bu oyduuuu Otobüste bana yardımcı olan çocuk "Güney Yılmaz "ta kendisi
YOU ARE READING
Sonunda
AdventureBu yolculuğa beraber çıkmaya var mısınız ? Evet dediğinizi duyar gibiyim o halde başlayın okumaya Bu Yağmur'un hikayesi sizler gibi yaşadığı zorlukları var .Siz okudukça beğendikce yazacağım hiç bitmeyecek :') ❤️
