Seni Özledim...

1.2K 64 19
                                        

O mutlu hayatıma tekrardan dönüş yapmıştım. Havaalanından indiğim an burnuma dolan hava ile resmen burun direklerim özlemle sızlamıştı. Karşımda gururla bana bakan kız kardeşim ve annemi gördüğüm an gözyaşlarım çoktan beni terk edip yanaklarımı ıslatmaya başlamıştı. Ayaklarıma gelen ani bir tepki ile onlara doğru var gücümle koştum. Kahkaha sesleri huzur veriyordu. Annem demeyi çok özlemiştim, çok... Ayrılıp kucağından yanağına sımsıkı bir öpücük kondurdum.

"Moje matka..."

"Drahá dcero..."

Nisa annesini tekrar öpüp kız kardeşine geçti hemen. Özlemişti miniğini, ona her daim yardım eden minik yoldaşını.

"Kıyafetlerimi saydıktan sonra mı sarılsam acaba sana?"

"Ya Nisaaaa!"

İki kız kardeş masum gülümsemeler arasında birbirlerine sımsıkı kenetlenmişlerdi. Babasının arabalarına yönelmesi ile araca geçti Bölükbaşı ailesi. Yolları uzundu. Bu yüzden annesi ve kardeşi yol yorgunu Nisa'yı yormamak için konuşmamaya karar verip sessizce kenara çekildiler. Nisa ise kulaklığı kulağına geçirdikten sonra usulca başını cama yaslayıp şarkı listesine bastı. Memleket özlemi ve yorgunlukla bir mayışma çökmüştü üzerine. Tam gözlerini uykuya yenik düşürüp kapatacaktı ki çalan şarkıyla gözleri dolmaya başladı.

"I want your drama, the touch of your hand
I want your leather-studded kiss in the sand
I want your love "

Annesiyle babası görmesin diye gözyaşını saklamaya çalışsa da kardeşi Selma çoktan bir şeyler olduğunu fark edip "Ben yanındayım" dercesine ablasının elinden tutmuştu. Nisa usulca göz kırptı kardeşine. Teşekkür etti kendince...

"Bad Romance"

Neredeyse beraber geçen yüz küsür gün sonra yollar ayrılmıştı onunla. Ama hatıralar peşini bırakmıyordu. Yarışma boyunca aralarında kendilerinin bile bir anlam koyamadığı bedensel ve manevi bir çekim vardı. Dostluktan gelen sanılan bir yakınlık... Ama kız kendini tanıyordu. Adamın her kendini öptüğünde kalbindeki çarpıntının duyulmaması için defalarca dua etmişti Allah'a, çoğu zaman duyulduğunda ise zaten adada ipler kopuyordu.

Kız usulca kulaklıkları çıkarmıştı. Daha fazla kendine eziyet etmesinin bir mantığı yoktu. Buluşmaya adada defalarca sözler vermişler de olsa binlerce planlar yapılmış bile olsa hiç birinin olacağına inancı tam değildi. Şampiyon bir kişi zaten neden Prag'lara gelip bir şeyler yapsındı ki?

Kız düşünceler ile beynini yorarken ekranında bir bildirim belirmişti. Yandan kapatıp başını kardeşine yasladı. Gözlerini yumup eve acilen ulaşmak için dua etmeye başladı. Uykuya  dalmadan zaten eve de varmışlardı. Nisa hasretle süzdü apartmanı. Babasının elinden anahtarı kapıp adeta koştu kapıya. Bu kapının açılma sesi bile huzurdu.

"Hadi güzelim, sen duş al. Sonra bol bol dinlen. Gönlümün şampiyonu canım kızım."

Nisa babasının yanağına sulu bir öpücük kondurup banyoya geçti. Bir yandan tekrar bildirim gelmişti. Kız dayanamayıp göz devirerek ekrana baktığında;

"Cemal'im 'den 2 yeni mesaj "

yazısını görmesiyle gözleri sanki yuvasından fışkıracaktı. Parmakları mermiye taş çıkartacak hızla mesajın üstüne tıkladı.

"Seni özledim..." (20.07)

"Vay Prag'lara döndüm seni takmam diyorsun. Öyle olsun fındık kurdum. (21.05)

NAMÜTENAHİ | CEMNİS Des histoires addictives. Découvrez maintenant