0 - (Senden Korkmuyorum)

67 6 2
                                        

  Bir şehir düşünün,

  İmkansız denilen her şeyin gerçekleşme ihtimalinin olduğu tek yer.

  Evet, 3 masum lise öğrencisi olan Kida, Anri ve Mikado'nun bilmeden birbirlerinin düşmanı olan grupların başkanı olması gibi.

  Zeki bir yer altı doktoru olan Shinra'nın, aynı zamanda takıntılı bir sapık olma ihtimalinin olması gibi.

  Kafası olmayan, doğaüstü güçleri olan ve istediğini öldürebilecek kadar güçlü bir dişi Dullahan olan Celty'nin, aynı zamanda sapık doktora aşık olması ve trafik polislerinden korkması gibi.

  Şehirdeki en güçlü kişinin yumruğunu yakalayabilecek kadar güçlü olmasına rağmen suşi satmaya çalışan Simon gibi.

  Testerelerle insanları parçalayabilecek kadar sadist olan Namie'nin aynı zamanda kardeşi Seiji'ye aşık bir sapık olması gibi.

  Ama tabii en önemli nokta o ikisi, evet. Heiwajima Shizuo ve Orihara Izaya. Shizuo, sert kişiliğine rağmen Izaya dışındaki hemen hemen herkesle çok iyi anlaşabilen bir yıkım makinesidir. Bir numaralı imkansızlık onun varlığıdır bile diyebiliriz. İki kere kamyon çarptı, iki kez ateş ettiler, ve 12 yıldan fazladır Izaya gibi bir mahlukla uğraşıyor. Ama yine de ölmedi, ölümsüz olduğu düşünülüyor.

  Diğerinden bahsetmemize gerek var mı? Cidden. Baş belası bir muhbir olan Izaya, Shizuo'nun tam zıttıdır. Şehirdeki herkes ondan "Güvenilmez" diye bahseder, ki bunu kendisi de kabul ediyor, ona böyle deme sebepleri ise tam olarak bilinmese de büyük ihtimal yediği boklarla alakalı.

  Bu şehrin en şaşırtıcı yanını da işte tam bu noktada görüyoruz, imkansız değil mi? O ikisinin birbini sevmesi, neden? Nasıl? Olamaz! İmkansız... Mı acaba? Heh, tabii ki değil. Eğer imkansız olsaydı, bilirsiniz... Etrafta bundan bahsediyor olamazdık, değil mi?

  "I - ZAA - YAAA!"

  Evet, Shizuo'nun sürüyle dostu vardı. İstediği zaman yanında olacak, ona değer verdiğini bildiği arkadaşları vardı, kendisi için birçok şeyden önemli olan bir kardeşi vardı, olmayan ailesinin yerini doldurabilecek insanlar vardı çevresinde. Izaya'nın aksine... O yanlız değildi, hiç yanlız kalmamıştı.

  Fakat bütün bunları yarıda bırakıp sabahtan akşama kadar o nefret ettiği pireyi kovalar, ona bir şeyler fırlatırdı. Nefret ediyor çünkü ondan, düşman çünkü onlar. Yani, başka bir sebebi olması imkansızdı.

  "Yakalasana, tabii yapabiliyorsan Shizu-chan!"

  Ve evet, istese koca şehri parmağında oynatabilecek, kendisine arkadaş kiralayabilecek, zorla da olsa, korkutarak da olsa bir dost edinebilecek kendini Tanrı sanan bu çocuk da koca şehirde o kadar insan varken sadece ve sadece bu canavarla oynar, sadece ondan bahsederdi. Izaya, Shizuo'nun yüzüne "Senden korkmuyorum, Canavar!" dediğinde ne kadar dürüsttü bilmiyoruz ama, kesin bir şey varsa o da...

  Bu imkansızlıkları gerçekleştiren şehirdeki imkansız sevginin bu cümleyle doğduydu.

Can You Hear My Silence? (Shizaya)Opowiadania do pokochania. Odkryj je teraz