Telif hakları yazara aittir.
Yazar: drishtaayyy
"Lütfen, lütfen, bırak beni, dur." Yalvarıyordum, gözyaşlarım suratımdan aşağı şelale gibi akıyordu.
"Ama bebeğim daha başlamadık bile."
"Lütfen bırak gideyim."
"Önce bitirmemize izin ver sonrasında gidebilirsin."
"Lütfen." diye fısıldadım.
Enerjimi sonuna kadar tüketmiştim, şuanda elimden hiçbir şey gelmiyordu, orada durmak ve ağlamak dışında.
Henüz içime girmemişti.
Beni alıştırmaya çalışıyordu.
Hala bir şansım vardı.
Bir şans...
B-bu ayak sesleri miydi ?
İ-imkansız ...
Bağırabildiğim kadar yüksek sesle bağırdım. "YARDIM EDİN YARDIM EDİN YARDIM EDİN YARDIM EDİN YARD-"
Ve ağzım tekrar kapandı.
Sessizlik içinde 2 dakika boyunca bekledim, etrafa bakındım. Belki de birileri 4'te sabah yürüyüşü yapmaya karar vermiştir ? Umarım öyle bir şey olur.
İnsanların yüksek beklentileri ve hayalleri olunca genelde onlardan biri gerçekleşirdi.
Benim umutlarım Eyfel Kulesi kadar büyüktü hatta ondan daha da büyüktü. Kurtarılmaya dair umutlar, güvende olmamla ilgili umutlar, bekaretimi korumama dair umutlar. Umutlar. Küçük bir dünyada bunlar büyük şeyler ifade ediyordu.
Yanağımdan bir yanma hissi geçti, sonrasında birinin bana tokat attığını anladım.
Tokat attılar.
Bana.
Ne bok oluyordu ?
Gözlerimdeki öfke pırıltılarıyla çocuğa baktım.
Ama tokat atan o değildi.
"Ah demek küçük kedi sinirli ? Güzel. Bütün bunları hak ettin sürtük. Eğer bir cesaret dalgası gelip de tekrar bağırmaya kalkarsan boğazını keserim."
Boğazımda uzun bir bıçak hissettim.
Bıçağı gördükten sonra titremeye başladım.
Bıçağın soğukluğunu çıplak tenimde hissediyordum.
Bıçağı boğazımdaki yaraya değdirdi, zinciri koparması sonucu oluşan yaraya.
Hiç kimse bana tokat atamazdı.
Hiç kimse.
Güçlü ve hızlı bir şekilde onu ittim, şaşırmışlardı. Gerizekalılar kollarımdan ve karnımdan yakalamaya çalıştılar. Önümdeki adam dengesini kaybetti ve düştü. Çıkışa doğru koştum, çok yakındı, daha doğrusu uzaktan öyle görünüyordu.
Kollarımdan çekildim ve kafamı duvara çarptım.
Kafamdan kan akmaya başlamıştı, kırmızı sıvı görmemi engelliyordu, çoktan her yer bulanıklaşmıştı bile. Beyin sarsıntısı ya da o tarz bir şey geçiriyor olabilirdim. Alnımın tamamında kan vardı. Çoktan tükenmiştim bile, bütün dengemi dizlerime verdim.
Hızlı bir şekilde döndürüldüm.
"Fahişe, bunu ödeyeceksin."
Birisi ellerimi yakaladı ve duvara yapıştırdı, bıçağı aldı ve aniden hızlı bir şekilde bileğimi kesti.
YOU ARE READING
I love you, Bestfriend. (Türkçe Çeviri)
ChickLitI love you, Bestfriend hikayesinin çevirisidir. Çeviri hiç bir şekilde kopyalanamaz, çoğaltılamaz ve yayımlanamaz. Telif hakları yazara aittir. Yazar: @drishtaayyy "Seni seviyorum Ashton." Uykulu yüzüne fısıldadım. Dikkatli olmalıydım, dediklerimi d...
