/1

54 8 2
                                        

Sahneye çıktığımda şarkıyı söylemeye başladım.

Anlamam nedenini,
Üzmüşler bebeğimi ah, aah
Tam yüzüne dalmışken,
Çizmiş kendi resmini ah, aah
N'olursun kaç kurtar
kendini bu diyardan yaar.
Güneşi ararken,
Peşini bırakmaz ay, aay.
...

Şarkkı bittiğinde alkış koptu. Burası ünlü bir cafeydi. Selim Abiyle bu geçen sene tanışmıştık ve bana akşamları şarkı söylememi teklif etmişti. Kendi harçlığımı çıkarmaya çalışıyordum ve Selim abi de iyi bir insan olduğu için kabul etmiştim. Hem zaten babamla da arkadaşlardı oda izin vermişti. İçki için insanlar çok buraya gelmezdi. Daha çok kahve, bisküvi, pasta,kek türü şeyler vardı.

Saate baktım 00.24 tü babamı aradım ve beni almasını istedim.

"Eylül Nisa istersen seni bıraktırayım kızım." dedi. "Sağol Selim Abi babamı çağırdım, gelir birazdan."  kafasını salladı."Muratı da uzun zamandır görmüyordum iyi oldu." dedi gülümseyerek ve içeri müşterilerin yanına geçti. Yaklaşık 10dakika sonra babam kornaya bastı. Selim Abiyle dışarı çıktım babam arabadan iner inmez Selim Abiyle sarıldılar. Biraz konuştuktan sonra arabaya bindik.

"Ee kızım ne yaptın bugün" babamın yüzüne 'yine mi' der şeklinde baktım. Güldü. "Bugün garson işlerinede yardım ettim  erken gitmiştim biraz. Sonrada işte çıkıp şarkılardan mırıldandım." onaylar şeklinde kafasını salladı daha da konuşmadık.

*

"Allah'ın cezası sus sus!" Bu kavgayı evet alarmımla yapıyordum. Bir an telefonumu fırlatmak istedim ama yapamadım tabi. Bu gün iğrenç hissediyordum. Banyoya gittim ve halime baktım. Berbat! diye grçirdim içimden. Gözlerim kıpkırmızı olmuştu. Saçlarım kıvırcıktı bu yüzden dağınık olmaları pek göze çarpmıyordu. Elimi yüzümü yıkayıp mutfağa indim. Annem yine  o mükemmel  kahvaltı yapmalısın yoksa zihnin dinç kalmaz adlı nutuklarından okuyordu. Bir parça peynir attım ağzıma ve odama çıktım. Dışarısı hayli soğuktu. Okul eteğimi giydim. Okulun forması kırmızıydı, seviyordum. Üstüme gri geniş kazağımı geçirdim, montumu da giyip çıktım. Kulaklığımdan o mükemmel şarkılarım diye adlandırdıklarımdan  birini seçtim.

[Teoman- Aşk Kırıntıları]

Bu okuldan nefret ettiğimi söylemişmiydim? İyi şimdi söylüyorum. Okulda kavgalı olduğum bir sürü kız vardı, ve çoğunuda tanımıyorum. Durduk yere kavga çıkarıyorlardı. Sülükler! Sınıfa çıktım herzamanki arka sırama oturdum. Yanım hep boş kalırdı, genelde yeni gelen öğrenciler yanıma oturur sonrada yakın arkadaş bulur giderlerdi.

Ders İbrahim Hocanın dı bu adama bayılıyorum. Yerine oturdu, birkaç dakika sonrada bana seslendi. "Nisa." acaba ne oldu? "Efendim hocam." dedim. "Müdür çağırıyor gitmen gerek." yine ne yaptım acaba diye düşünürken sınıftan çıktım.

Müdürün kapısına geldiğim. Haftada en az 1kez bile olsa buraya gelirdim. Derin bir nefes alarak içeri girdim. İçeride beden hocası da vardı. İkiside bana bakıyordu. "Hocam beni çağırmışsınız." dedim soğuk kanlılıkla. Otur der şeklinde koltuğu gösterdi. Allah'ım günahım neydi. "Nisacım, bu seneki boks maçlarında seni de görmekstiyoruz." dediğinde ağzım açık kaldı. "N-ne diyorsunuz hocam? Gerçekten mi?" okadar sevinmiştim ki. Bu boks maçlarına herkes giremiyordu, genelde seçmeler yapılırdı ama sanarım ağız burun dağıttığımdan beni direk seçmişlerdi. "Evet kızım okul çıkışı spor salonunda ol." dedi bdden hocası kafamı salladım ve çıktım. Çok mutlu olmuştum.

Sınıfa girdim ve yeni çocuk gelmiş brnim sırama oturmuştu. Sorun etmedim ve sırama ilerledim. "Kalkar mısın geçicem de." yerime geçtim ve kollarımı birleştirip ukuya gdçtim. Pardon geçicektim ki yanımda ki zımbırtı konuşmaya başladı. "Başka yer yok mu oturucak?" suratıma birde ciddi ciddi bakıyordu. "Burası benim yerim çocuk, zaten birkaç güne arkadaş bulur gidersin. Şimdi rahat bırak da uyicam." dedim. "Gitmicem. Artık bende burada oturuyorum." omuz silkip"Keyfin bilir." dedim.

KARANLIKWhere stories live. Discover now