Bölüm 1

40 5 2
                                        

"Birisine sarılmak isterdim. O zaman rahatlardım ve her şey geçip gitmiş gibi hissederdim." dedi kız. Elindeki son yaprağı da ufalayarak bankın ayaklarına savurdu. Acı çekiyordu, değişim istiyordu. Derin bir nefes aldı. Kapşonunun gözlerini hafif kapattığından ve umudu gibi siyah gözlüklerinin burnuna oturduğundan emin olduktan sonra ayağa kalktı. Birkaç adım sonra telefonuna mesaj geldi.

Murat:"Neredesin?"

 Aynı şehirde yaşarken bu tür sorular ruha daha çok dokunuyor, motivasyonu daha çok artırıyordu. Kız bekletmek istemedi:

Kız:"Her zamanki yerdeyim."

Murat:"Bekle, geliyorum."

Kızın kurumuş dudakları aralandı ve yutkunarak rahatladı. Az önceki banka geri yürüdü, yavaşça oturdu. Kapşonunun içinde kalan saçlarını düzeltir gibi yaptı. Dudaklarını yalayınca yaşadığını fark etti. Bir kez daha yutkundu, sessizce etrafı izlemeye başladı.

-------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Murat derhal son yudum acı kahveyi boğazından indirdi. Televizyonu kapattı. Aynanın karşısına geçip saçlarıyla oynadı. Tşörtünün yakalarını düzeltti. Koyu kahve saçlarını elleriyle tarar gibi yaptı. İri, yapılı vücuduna yandan bakmak istedi, hazırdı. Sena'nın yanına gitmek için sabırsızlanıyordu. Onu 3 haftadır görmüyordu. En son gördüğünde de bakkaldan ekmek seçiyordu Sena. Ama Murat'ı görünce küçük dilini yutmuşa dönmüştü. Hatta bir iki kelime bile etmeden hızlıca bakkaldan çıkıp gitmişti. Murat, Sena'ya karşı ne hissettiğini tam olarak bilmese de onu özlüyor gibiydi. 

 Seri adımlarla evden çıktı. Yolda ilerlerken siyah maskesiyle koyu kahve sakallarını kapattı. Son yudumda aldığı kahve boğazını şenlendiriyordu şimdi. Hala boğazında geziniyor, aroması arttıkça artıyordu sanki. Hızlı adımlarla bir süre yürüdü. Kayalıkların oradaki banka yaklaştığında kalbi hızlanır gibi oldu.

SAMYELİStories to obsess over. Discover now