&O AŞK O AŞK DEĞİL&

29 5 2
                                        

     Hani diyoruz ya herkesin kendine göre bir sıkıntısı, derdi var diye. Hayat işte bu dertler bitmiyor diyoruz. İş güç, çoluk çocuk, maaşlar, okul, spor, ev bir sürü dert var diyoruz. Gerçekten oturup düşündünüz mü bunlar gerçekten dert mi diye. Gerçekten bu geçici dünyada bu boş şeylerle mi uğraşıyoruz diye. Sınav stresi, borçlar, araba masrafları, giyim ihtiyaçları, ev-dükkan kirası, arsa kredisi, faizler, aşk acısı, dost kazığı, ihanet... Hepimiz biliyoruz ki bu dünya gelip geçici, maddiyattan çok maneviyata önem vermeliyiz ama bugün bahsetmek istediğim konu dini konu değil.

Bugün bahsetmek istediğim konu; aşk. Durun durun hemen kapatmayın sizin ve çoğu insanın düşündüğü aşktan bahsetmeyeceğim, o yüzden yazıyorum zaten bu yazıyı.

Aşk? Sevmek? Beğenmek? Bu kelimeleri okuyunca aklınıza ilk olarak belki de sevdiğiniz insan, eşiniz, sevgiliniz geldi. Ama belki de aşk bu değildir.

MESELA BİR ÇİÇEĞE AŞIK OLUR İNSAN

İNSANDAN ALAMADIĞI SEVGİYİ ONDAN ALDIĞI İÇİN

BELKİ BİR ŞİİRE AŞIK OLUR

MISRALAR ONU AĞLATTIĞI İÇİN

BELKİ BULUTA AŞIK OLUR

ÖZGÜRLÜĞÜ ONDA BULDUĞU İÇİN

BELKİ ANNESİNE AŞIK OLUR

AŞKI ÖĞRENMEK İÇİN... E.S.C

Aşk tutku, aşk nefret, aşk heyecan, aşk vazgeçmek, aşk beklemek değil. Aşk onun sesini duyduğunda gözlerinin dolması, aşk onu kaybetme korkusuyla yaşamak, aşk onun için ağlamak, aşk onun için yaşamak, aşk onu ondan daha iyi tanımak. Aşk bu. Aşk sadece bir kızın bir erkeği, bir erkeğin bir kızı sevmesi değil. Annenize, babanıza, anneannenize, babaannenize, dedenize de aşık olursunuz. Hani derler ya kızların ilk aşkı babaları, erkeklerin ilk aşkı anneleridir diye, benim de anlatmak istediğim tam olarak bu.

Onun için yaşamak, onun için ağlamak. Bir paragraf yukarıda yazdıklarımı bir de anneniz, babanız için düşünün. Onsuz, onlarsınız. Bir parçanız eksik, benliğiniz yarım, her şey anlamsız. Böyle mi olurdu? Hani diyoruz ya ölenle ölünmez, hayat bu devam ediyor bir şekilde yaşamamız gerek diyoruz. Öyle değil işte. Ölenle ölürsün, her rüyanda gördüğünde bir kez daha ölürsün. Esc.

DÜN GECE RÜYAMDA GÖRDÜM ONU BİLİYOR MUSUN. BÖYLE SIMSIKI SARILDI BANA. AMA UYANDIĞIMDA YOKTU. NE GARİP DİMİ DÜN VARDI BUGÜN YOK.

Çünkü onun olmadığı her gün sen daha çok ölürsün.

/////////////////////////////////////////////////////////////////////////////////////////////////////////////////

Bir de şey var tabi gitmek mi kalmak mı? Giden mi üzülür, kalan mı? Gidenin mi canı yanar, kalanın mı? Ben size söyleyeyim. Ne şekilde olursa olsun, ister ölümlü bir ayrılık ister gönüllü bir ayrılık olsun kalmak zor.

KALAN HAYATINI EKSİK YAŞAR. KALAN HER BAKTIĞI YERDE ONU GÖRÜR. HER ŞEY AYNI AMA BİR ŞEY EKSİK. YOKLUĞU KALAN ÇEKER. KALBİNDE ÖYLE KOCAMAN BİR BOŞUKLA KALIVERİR. ÇARESİZCE. YAPAYALNIZ. O KADAR KALABALIĞIN İÇİNDE TEK BAŞINA KALIR.

Canın yanar mesela onun adını her duyuşunda, onun yaşıtlarını görünce, onun kıyafetine benzer bir kıyafet giymiş birini görünce deliye dönersin. Şarkılar yetmez, şiirler yetmez, günler zaten anlamsız. Öylece acını saklamaya çalışırsın. Kimse görmesin, onlar da üzülmesin diye. Her böyle yaptığında zaten acının yaşamasına izin vermeden acının üstüne daha da acı koyarsın. Ama bir ağlasan saatlerce, günlerce, aylarca hatta belki yıllarca yine geçmez o kalbindeki yara, yine kapanmaz o boşluk, yine kimse anlamaz seni hiçbir şeyde anlamadıkları gibi ama ağlamak istersin işte. Onun çiçeklerini sulayana kadar, onun mezar taşı temizlenene kadar, kuşlar suya doyana kadar. O kadar fazladır ki sende, gözyaşının ıslatmadığı yer kalmamıştır mesela. Sonu olmayan bir kaynak bu. Ne kadar durdurmaya çalışırsan çalış asla durmaz o. Sen onu engelledikçe, o yağmurları içine akıttıkça o daha çok yağmak ister, daha hırçınlaşır, daha sonsuz olur. Sen ona izin ver ki o da sana izin versin.

Ama onu asla durdurma. Hele ki onun için ağlıyorsan asla durdurma.

Çığlıklar ata ata ağla mesela

O mezarın başında tek başına

Çaresiz ve yalnız bir şekilde ağla

Gözyaşlarınla, o toprak çamura dönüşene kadar,

O toprağı bi sık.

Kokla mesela o toprağı,

Üstünde hala onun kokusu var mı diye.

Kıskan mesela ona getirilen onca çiçeği.

Acı kendine,

O koskoca mezarlıkta onun yanında sen yoksun diye

Bağır çağır, gözyaşlarını tutamayacak kadar ağla

AĞLA AMA EN SONUNDA DA O BİR KARIŞ TOPRAĞA SARILARAK UYU OLUR MU

ÇÜNKÜ SEN AŞKINI DA, KENDİNİ DE, HAYATINI DA, ONU DA O TOPRAĞIN ALTINDA BIRAKTIN... 

 ESC 1619

You've reached the end of published parts.

⏰ Last updated: May 29, 2020 ⏰

Add this story to your Library to get notified about new parts!

O AŞK O AŞK DEĞİLStories to obsess over. Discover now