Günümüz D.S 2014
Sandalye yi iterek yerimden fırladım. Yere düşen sandalyenin sesi kantinde yankılanarak herkezin dikkatini toplamıştı. Herkezin gözü üstümüzdeydi. Ne! Ne olmuştu. Yerde duran adam nerdeydi. Silahı ateşleyen adam yada yere çöken insanlar. Çıldırıyormuydum. Annem ve Alice ayağa fırlıyarak soluk soluğa kalan ve açıklama bulmaya çalışan bana yardım etmek için koluma girdiler. Biri düşen sandalyeyi yerden kaldırdı ve beni tekrar otutturdular.
-Ama. Ama.....
Ne diyebilirdim ki. Sadece 'Ama '. Hangi kelime, cümle yada çaba bu durumu açıklayabilirdi ki. Sakinleşmem için elime tutuşturulan pet bardaktaki sudan elim titreyerek birkaç yudum aldım. Hemen bir karar vermeliydim. Toplum içinde akıllı görünmesi ne kadar zorsa deli damgası yemek de okadar kolaydı ve ben bunun olmasını asla istemiyordum. Kararımı vermiştim doğruları anlatıp deli damgası yiyeceğime yalan söyleyerek kendi başımın çaresine bakacaktım.
-Gözlerim. Bir an için göremez oldu.
Bu yalan deli damgasından sıyrılmamı sağlayacaktı. Zaten doktorlar hastalığımla ilgili birşey bilmiyordu birde ani görme kaybı eklenirse bir sorun olmazdı heralde. Annem sukunetini korumaya çalışırken beni sakinleştiriyordu.
-Tamam tatlım. Geçti şimdi iyisin değil mi ?
-Iyiyim anne. Odamıza gidelim mi ?
Etrafta ki kalabalik dağılırken bizde odamıza gidiyorduk. Yolda uzaklara dalarak düşünüyordum. Orda ne olmuştu? O adam kimdi? Geleceği gördüğümü sanmıştım. Lanet olsun bu tam bir saçmalık.
Odanın kapısından girerken refakatçilerimi lavaboya gideceğimi soyleyerek ektim. En yakın danışmaya gitmeliydim. Orda ne olmuştu öğrenecektim. Alt kata inerek danışmaya gittim.
-Afedersiniz!
Danışmanın önü kalabalıktı ve beni duymamıştı bile . Birkaç insandan izin isteyerek sıranın önüne geçebildim.
-Afedersiniz!
Kadın bir yerlerden tanıdık geliyordu. Onu daha önce görmüştüm. O silahlı saldırıda yerde yatan kadınlardan biriydi. Dalmıştım kadının sesiyle irkildim.
-Evet buyrun.
-Ben birşey öğrenmek istiyorum.
-Tabiki.
-Bu hastanede silahlı saldırıya uğrayan biri oldumu?
Kadının suratı düştü. Onunda orda olduğu kesindi artık. Ona bunu yaptığım için üzgündüm. Unutmak istediği bu anıyı yüzeye çıkarmıştım.
-Evet de neden sordunuz.
Kadının bastaki gülümseyen yüzünün yerini korku almıştı ve cevap verdim.
-Bu hastahanede tanıdım kalmıştı. Ve endişelendim. Ne zaman olmuştu ? Daha doğrusu oldumu???
Ağzından laf almak için yalan söylemiştim ve işe yaradı da.
-E..Evet yaklaşık altı ay önceydi heralde. Gece saat on sularında bir hasta getirilmişti hastaneye. Ağır yaralıydı. Sol baldırına bıçak yarası bile almıştı. Kimin yaptığını söylememişti. İşte o adam taburcu olmaya yakın saat bir gibi kafeterya da üç el ateş ederek adamı vurdu.
-Sizde ordamıydınız.
-Malesef. Evet ordaydım.
-Kusura bakmayın. Tekrar görüşmek üzere.
Hızlıca üskata çıktım. Annemler merak etmeden odada olmam lazımdı. Yine düşünceler beynimi ele geçiriyordu. Ben olanları nasıl görmüştüm. Neden bendim. Bir ucube gibi hissediyordum. Geleceği pardon geçmişi görebiliyordum. Tam bir saçmalik. Lanet olsun.
Düşüncelerimle beraber odama gelmiştim. İçerde hemşireyle beraber beni bekliyorlardı. Artık taburcu olabilirdim nihayet. Elinde tuttuğu kağıt parçalarını bir hamlede imzalayarak geri verdim. Hemşire odadan çıkarken refakatçılarıma üstümü değiştirmek istediğimi söyleyerek resmen odadan kovmuştum.
Dolabın kapağını açtım ve içinde bulunan elbidelerimi alarak kapağı kapattım. İçri giren olmasın diye kapıyı kitledim ve yatağa oturdum. Üstümde ki hastane elbisesinin düğmelerini açtım ve bir hamlede çıkardım. Üzerime önce panyolonumu geçirdim sonrada kazağımı geçirecektim ki yine sağ kolum uyuşmaya başlamıştı.
-Lanetttt!!
Sırada nefes darlığı vardı. Ama beklentin ne mutluki gerçekkeşmemişti. Sağ kolumu kaldırarak baktım. Damarlarım genişlemiş ve garip bir şekilde alev turuncu rengi almıştı. Garip olan sadece bir bölgede toplanmasıydı.
YOU ARE READING
Kehanet-127 (İşaretliler Serisi 1)
RandomOkudukca bağlanacak, bağlandıkca okuyacaksınız...
