3.BÖLÜM:İYİ Kİ DOĞDUN BURAK

47 5 0
                                        

'
1 Hafta çatlamak üzereydim.1 haftadır Burak'la ne görüşmüş nede konuşmuştuk. Açıkçası meraktan ölüyordum. Can yada Buse'ye sorduğumda ise benden kaçmışlardı.

Okuldan geleli 2 saatten fazla oluyordu ve saat şu an 8'e geliyordu. Televizyonu kapatarak mutfağa ilerledim.

Patlamış mısır ve nescafemi alarak salona geçtim. Elimdekilerini sehpaya bırakarak odamdan laptopumu aldım. Arama motoruna ' Yön heinsing ' yazarak izlemeya başladım.

Yine evde yanlızdım. Annemle babam iş için şehir dışına çıkmışlardı, Nagihan'da Neslihan'a gitmişti.

Filmin 20 dakika geçmeden telefonum çalmaya başlamıştı. Ekranda 'Buse' yazısını görünce mutluluktan kavaya uçacaktım.

"Oh be! Sonunda."

"Nilhan Jazzmar'a gelebilir misin?" Buse'nin yorgun çıkan sesi kötü şeyler olduğunu anlamama yetmişti.

"Ne oldu?" Laptopu kenara koyarak ayağa kalktım. Odama ilerlerken Buse'nin bir şeyler söylemesini bekliyordum. İçimde korku damarlarıma kadar yer edinmişti. Parmaklarım buz gibiydi. Parmaklarımöa ense köküme baskı yaparak ısının eşitlenmesini bekledim.

"Nil lütfen hemen gel."diyerek telefonu kapatmıştı Buse. Sesi sona doğru ağlamaklı çıkmıştı.

Odamın içindeki küçük kıyafet odama girerek siyah belden dar jeanımı ve deri uzun kollu belime kadar gelen salaş üstümü giyindim. Saçlarım bu günden düzdü ve bu işime gelmişti.

Kan kırmızı ruj ve rimelle de işim bitmişti. Deri ceketimi ve siyah deri çantamı alarak içine bir miktar para ve telefonumu attım. Parfümde sıktıktan sonra aşağıya inerek siyah-beyaz spor ayakkabılarımı giyerek dışarıya çıktım.

Evdeyken taksi çağımıştım ve beni bekliyordu.

İçimdeki korku azalmazken endişelenmeye de başlamıştım. Herşey olmuş olabilirdi. Can yine sarhoş olacak kadar içmiş ve kavga çıkartmış olabilirdi. Veya Buse'nin sevgililerine karışıyor olabilirdi. Sonunda yine kavga etmiş olabilirdi. Her şey olabilirdi.

Taksiye binerek beklemeye başladım. Lütfen, lütfen kötü bir şey olmuş olmasın...

Taksiden inerek önümdeki binaya bakmaya başladım. Birazdan hediye kutusunun içine girecektim ve ne olduğunu öğrenecektim. Parmaklarım buz tutmuş gibiydi. Kapıda gözüm güvenliği arasada kimseyi görememiştim.

İçeriye girerek etrafa göz gezdirmeye başladım. İçeride çok az kişi vardı ve bunlar sadece bir noktaya bakıyorlardı.

Kalabalığı yararak en öne geçtim.

Göz bebeklerim büyürken nefes alamamıştım. Yemin ederin bir süre nefes alamadım. Etrafa baktığımda Buse yoktu. Can kenarda kollarını birleştirmiş bir şekilde Burak'ı izliyordu.

Burak yerde kanlar içinde yatan adamın üzerine oturmuştu ve yumruklamaya devam ediyordu. Sorun şuydu ki adam kımıldamıyordu.Arkamdan gelen gürültüyle refleks olarak arkama dönmüştüm. Kızıl ve birisi iki adamı tutmaya çalışıyorlardı.

Tekrar burak'a döndüğümde adamın üzerinden kalktığını gördüm. Yere tükürerek koluyla ağzını silmişti. Kaşında ve dudağında kan vardı.

Kalbim şiddetle çarparken Burak'ın arkasından birisi gelerek Burak'ın suratına yumruğunu indirmişti. Burak'ın suratı yana düşerken çocuk "Orospu çocuğu!"diye kükremişti. Sanki birisi Burak'ın başlatma düğmesine basmıştı. Burak çocuğun yakasına yapışarak kafa atmıştı. Çocuk gerilerken gözü dönmüş gibi yumruk atmaya başlamıştı.

Aşk'ın Kalpteki Yeri & CEHENNEMWhere stories live. Discover now