Bir Mafya Meselesi 2. Bölüm "Hayra Alamet Olmayan Yakalanma" (DÜZENLENDİ)

30.6K 765 91
                                    

Hala acı dolu gözlerle çocuğa bakmaya devam ediyordum. Yutkundum. Derin derin nefes alışlarımı montumla gizlemeye çalışırken Şafağı ilk gördüğüm yerde ne yapsam diye düşünüyordum. Damağımın kuruluğu yutkundukça boğazımda iğrenç bir tadın kıvranmasına neden oluyordu. Gözlerim bir güneşi andırırcasına kıpkırmızı kesilmiş ve yanıyordu. Çok korkuyordum.Bu durum da en normal reaksiyon korkmaktı sanırım.Bir cinayete tanık olmak insana ne hissettirebilirdi ki ? İçimde ki bir his kaçmam için beni telkin ediyor gibiydi.Çocuk ceplerini karıştırdı,bir şey çıkardı.Gözlerimiz tekrar buluştuğunda,bana gelen adımlarını görebiliyordum.Adımları daha da hızlandığında serice doğruldum.Hissedemediğim bir his nefes almamı engelliyordu.İstemsizce koşmaya başladım,şuan tek savunma mekanizmam buydu.
Koşarken bana doğru yaklaşan adımları hissedebiliyordum.Nefesim kesilse de umursamadan kendimi daha da zorlayarak olabildiğince daha hızlı koşmaya başladım.Bir anlığına kendimi yere çuvallanmış buldum.Evet,işte doğru zaman.Beni düşüren o lanet şeye bakmak için arkamı döndüğümde,gözlerimiz yeniden buluştu.En ilginç şey ise gözlerindeki gizli endişeydi.

"Evet,gece gece buralarda dolaşmak ? Bu cesaretin kaynağı nedir ?" dedi dalga geçercesine.

Ben ise şok içinde gözlerine bakmaya devam ediyordum,dilim tutulmuştu.Hayatımda hiç yaşamadığım bir şeyi yaşıyordum,konuşamıyordum.Kelimeler ağzımda bir türlü dökülemiyordu.Üstümü silkeleyerek yerden kalkmaya çalıştım.Biraz önce yaşadığım tökezleme bacaklarımın feci şekilde sızlamasına neden olmuştu.Ayağa kalkabilecek kadar gücü kendimde bulamamış,hafifçe doğrulabilmiştim.Ortam her zaman ki sessizliği ve ıssızlığından hiçbir şey kaybetmemişti.Ne çocuk ne de ben herhangi bir şey söylüyorduk.Diz kapaklarıma baktım.Yerlere sürtünmekten yara bere içinde kalmış,acınası görünüyorlardı.O anki ruh haliyle,aniden çığlık atarak kaçmaya çalışsam da çocuk beni kolumdan tuttu.Sertçe kendine doğru çekti. Nefeslerimiz birbirine karışıyordu.Hıncını benden alırcasına,her geçen saniyede kolumu daha da sıkıyordu.Canım yansa da bunu belli etmemeye çalışıyordum lakin gözlerimden düşen bir damla yaşa engel olamadım.

"Hem gelip bizi gözetleyebilme cesaretini kendin de bulabiliyorsun,hem de kaçmaya mı çalışıyorsun !! Kahve,çay ister misin (!)"

Gözyaşlarım birer birer akmaya devam ederken,titremeye başlamıştım.Acı,bütün bedenimi etkisi altına almıştı.

"Nolur bırak beni !! Lütfen !!" dedim ağlamaklı bir sesle.Korkudan dudaklarımdan dökülen her bir kelime,kekeleyerek çıkmıştı.

"Sen her şeyi bu kadar kolay mı sandın he !! Seni bırakayım,git ve her şeyi polise anlat.Salak gibi mi görünüyorum !!"

'Ne diyorsun sen be ! NE !! İşim gücüm yok,derdin kederin eksik olmadıği şu hayatımda çekirdek çitleyip "Aa,baksana mafya ne güzel adam öldürüyor !!" Diye sizi mi gözetleyeceğim !! Yürü git işine !!' demek isterdim tabi,fakat bu fikre pek de sıcak bakmadım.Bu bir kedinin aslanı düelloya çağırması kadar ironik dururdu.Psikolojimin gerçekten bozulduğunu ve ruh halimin ne yapacağını bilemez oluşunu o kadar dışarı yansıtma isteği duydum ki demek,tekrar çığlık attım.Beyin fonksiyonlarım izinliydi sanırım.

"Bir daha bağıracak mısın !! Sus,işim gücüm yok bir de seninle uğraşıyorum !!" dedi,aniden elleriyle ağzımı sertçe kapattı.

Olabildiğince ses çıkarmaya çalışarak,ellerimle ağzımın üstündeki ellerini çekmeye çalışıyordum.Beni ileri götürmeye çalışsa da olabildiğince direniyor,debeleniyor ve işini zorlaştırıyordum. Elimden geldiğince zaman kazanmanın belki fayda getirebilecegi fikri düşünce merkezime oturmuştu.Kızgın ve derinden bir "off " çekti.Her insanın yakışıklılığına aldanmamak gerektiği konusunda büyük -panik atak geçirtecek kadar- tecrübe sahibi olmuştum.Beni seri hareketlerle kucağına aldı.En sert hareketlerle sırtına vuruyor ve bağırıyordum.Bir süre sonra,ağacın arkasından gördüğüm diğer adamların yanına geldiğimizi anladım.Beni indirmesinin hemen ardından iki kişi sertçe bileklerimden tuttu.Onlardan kurtulmaya çalışacak kadar gücüm kalmamış,tek yapabileceğimin dua etmek olduğunu anlamıştım.Çocuk diğerlerine göre çok daha lüks bir takım giymiş,saçları kırlaşmış bir adamla konuşmaya başladı.Adamın buranın başlarından olduğu izlenimini almıştım.Bulunduğum mesafeden konuşmaları duyabiliyordum.Beni tek endişelendiren şey,son saatlerimi yaşıyor olabileceğimdi.

Bir Mafya MeselesiHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin