Başlangıç

1.2K 58 3
                                        

Ava Riddle her zamanki gibi Malfoy malikanesinde oturmuş ve düşüncelere dalmıştı.Kendini hiçbir zaman evi hissetmediği bu yerde oturmak onu huzursuzlaştırıyordu.En azından Draco burada ve onunla yeterince uğraşabilirim diye düşünürken sırıtmasına engel olamadı.

Ava Riddle babasıyla ve annesiyle hiç tanışmamıştı.Çünkü daha 1 yaşında babası, Harry Potter'ı öldürmek için gittiğinde kendisine ters tepen öldüren lanet yüzünden ölmüştü.Ava yumruklarını sıktı.Mavi gözlerinden intikam ateşiyle yanıp tutuştuğu görülebiliyordu.Bunun intikamını bir gün alacaktı.

Voldemort'un kızı olduğunun bilinmemesi için Voldemort,kız doğduğu zaman anında önlem almıştı.Kızın babasının kardeşinin Tom Riddle olduğu,büyücü babasının ise kız doğmadan önce öldüğüne dair sahte bir biyografi uydurmuştu.Tabi bu durumda Voldemort kızın amcası sayılıyordu ama bunu pek önemsemiyordu.Sonuçta Ava'nın Voldemort'un kızı olduğunun bilinmesinden iyiydi.

Öte yandan Ava annesini de oldukça merak ediyordu.Malfoyların ona söylediğine göre Voldemort sadece soyunun devamı için bir büyücü kadınla sözde evlenmişti.Ava gerçekten merak ediyordu,acaba babası onu sever miydi?Ama buna pek ihtimal vermiyordu sonuçta Karanlık Lord'un "sevgi" kavramından çok uzak bir yaşam sürdürdüğünü herkes biliyordu.

Ava neden öyle hissettiğini bilmiyordu ancak babasının varlığı sanki dünyadan hiç silinmemiş gibiydi.Onun ölmediğini her zaman dile getiriyordu.Artık klasikleşmiş bir sözdü bu:"O ölmedi,bunu hissedebiliyorum". Malfoylar ona itiraz edemiyorlardı çünkü kızın gücünden gerçekten korkuyorlardı.Kızın gücü hafife alınacak gibi değildi.Sadece Draco ondan korkmuyor gibiydi,bu da onunla 1 yaşından beri kardeş gibi takıldığı içindi elbette.

Bir anda camdan gelen gümbürtüyle düşüncelerinden sıyrılıp bakışlarını cama çevirdi.Sonunda beklediği mektup gelmişti.Baykuşun getirdiği mektubu aldı ve memnuniyetle gülümsedi.Hogwarts mektubu gelmişti.

Ava bir cadı olduğunu elbette ki biliyordu,hem de çok güçlü bir cadı olduğunu.Asasız büyü yapabiliyordu ancak Hogwarts'ta gerekli olduğu için asa almaya Diagon Yolu'na çoktan gitmişti.Ava gücünün farkındaydı ve bir gün herkese diz çöktüreceğini biliyordu.Bunun düşüncesiyle siyah ve parlak saçlarını savurarak tüm asaletiyle kara büyülere çalışmak için çalışma odasına gitti.

                                       ***
Harry Potter Hogwarts mektubu geldiğinde şaşırmadı.Elbette ki bir büyücü okulu olduğunu biliyordu ama onu ne zaman okula çağıracaklarını bilmiyordu.Harry Potter asasız büyü yapabiliyordu,bu onun için çok sıradanlaşmıştı.Dursleylere birkaç kez hadlerini bildirmişti.Bunun üzerine Harry'e birkaç kez sihir bakanlığından çığırtkan gelince Harry gerçekten de sihir dünyasının sandığından daha büyük olduğunu anlamıştı.Elbette bir bakanlık varsa,bir büyücülük okulu da vardı,bundan adı gibi emindi.Harry'de müthiş bir memnuniyet duygusu uyandırsa da artık o aptal Dursleylere işkence edemiyordu çünkü bakanlık birkaç defa onu uyarmıştı ve son çığırtkanda epey ciddi görünüyorlardı.Harry hayalini kurduğu okula asla gidemeyeceğinden korkarak buna bir son vermişti.
*
Dursleylerden uzak kalmak için her şeyi yapabilecek olan Harry,mektubu aldığı gibi adrese bakarak Diagon Yolu'na gitti.Mektubunun içinden çıkan anahtarla Gringotts'tan yüklü miktarda para aldı.Ailesi gerçekten ona büyük bir servet bırakmıştı.

Harry Diagon Yolu'nda kalacak bir yer bulduktan ve tüm okul eşyalarını aldıktan sonra,caddeyi gezmeye karar verdi.Ama kafasında öncelikli olarak başka bir düşünce vardı.Ailesine gerçekte ne olduğunu öğrenmek istiyordu.Bunun için bir sahaf dükkanına girdi.Etrafta kimse yok gibi görünüyordu.Aslında bu daha çok işine gelirdi.Sözsüz büyü de yapabilen Harry,elini kaldırarak ailesinin adının geçtiği kitapları düşündü.Ancak bir anda neye uğradığını şaşırdı çünkü yüzlerce kitap üzerine geliyordu.Harry ailesinin bu kadar ünlü olmasına şaşırarak yerden kalkınca bir büyücü,arka kapılardan birinden çıkageldi.Çocuğu görünce ne yaptığını anlamayan adam asasının bir hareketiyle kitapları eski yerlerine koydu.Şüpheli bakışlarıyla "Nasıl yardımcı olabilirim?" dedi.Harry bunu söylemekte herhangi bir sakınca görmeyince"Lilly ve James Potter'a ne olduğu hakkında ayrıntılı bilgi içeren tüm kitapları istiyorum" dedi.Adam önce şaşırdı,sonra bir anda gözü çocuğun alnına takıldı.Simsiyah kuzgun şeklindeki karışık saçların arasında kırmızı şekilde parlayan şimşek şeklinde yara izini gördüğünde adam nefesini tuttu."Harry Potter.." diye fısıldadı.Harry adamın hallerine şaşırdı ve "Adımı da nereden biliyorsunuz? "diye kuşkuyla sordu.Adam şaşırmıştı,nasıl olabiliyordu da onu tanımamasını bekliyordu ki?Çocuk bir ünlüydü ve onların kurtarıcılarıydı.Belki de en doğrusu nasıl ünlü olduğunu çocuğun kendi öğrenmesiydi.Bu yüzden adam gülümseyerek çocuğa bakıp "Elinizdeki kitaplar her şeyin cevabını verecektir Bay Potter."dedi.Çocuk hâla şüpheli bir şekilde adama bakarak dükkandan çıktı.

Odasına geldiğinde tüm kitapları soluksuz okumuştu.Ancak aklına takılan tek şey "kim-olduğunu-bilirsin-sen" denilen adamdı.Harry 'kim olduğunu bilmediğim birini nasıl bilebilirim ki ?' diye düşünürken büyücülerin aptallıkları yüzünden homurdandı.Harry'nin fark ettiği üzere bu adam bir kara büyücüydü.Harry adam hakkında daha fazlasını öğrenmek istiyordu ancak adamın isminden bile korkuluyorsa,onun hakkındaki bilgileri basit bir dükkandan bulamayacağından adı gibi emindi.Bu yüzden 2 gün önce keşfettiği Knucktorn Yolu'na gitmeye karar verdi.Burası bir kara büyücüyle ilgili bilgi bulabileceği en uygun yerdi.

------

Borgin&Burkes denilen bir dükkandan bu gizemli adamın hayatıyla ilgili tüm kitapları aldıktan sonra ismini sonunda öğrenebildi.Adamın adı Voldemort'tu ancak eski isminin Tom Riddle olduğuna dair bilgiler de görmüştü.

Harry aslında Voldemort'un düşüncelerini çok mantıklı buluyordu.Yıllarca Dursleylerle yaşamış biri olarak muggleları oldukça iyi tanıyordu.Mugglelara sempati gösteren ve onlarla evlenenler onun da her zaman midesini bulandırmıştı.Büyücüler çok kudretlilerdi,aptal ve hiçbir işlevi olmayan mugglelarla nasıl evlendiklerine akıl sır erdiremiyordu.Aynı zamanda büyücülerin bu kadar güçlüyken,mugglelardan gizli bir yaşam yaşamaları onu deli ediyordu.

Harry kitapları okumaya devam etti.Fikirlerine saygı duyduğu adam hakkında öğrenebildiği kadar bilgi öğrenmek istiyordu.Aynı zamanda aklına gelen düşünceyle birdenbire  kendinden iğrendi.Nasıl oluyordu da 1 yaşındaki bir bebek,onun gibi dünyanın en güçlü Karanlık Lord'unu öldürebiliyordu.Harry bunları düşünürken ve kendinden iğrenirken bir anda aklına gelen düşünceyle kaşlarını çattı.Ya ölmediyse?Sonuçta çok güçlü bir büyücüydü ve bir şekilde ölümsüzlüğün sırrını bulmuş olamaz mıydı?Harry bunları düşünürken çoktan kararını vermişti.Eğer ölmediyse ona sadakatini sunacak ve onunla birlikte savaşacaktı.

AVA RİDDLE-KARANLIĞIN VARİSİStories to obsess over. Discover now