Yüzyüzeyken Konuşuruz sesleri yükselen kulaklığımı çıkarıp annemin tantanalarına kulak vermeye çalıştım.
Yok çıldırtacaktı bu kadın beni.Odanı topla da odanı topla.Belki ben dağınık seviyorum.Son çare sinirle üstümdeki yorganı fırlattım.
Anneme bir "Of tamam be!" diye bağırıp işe koyuldum.Yani niye topluyoruz ki odamızı sonuçta tekrar dağılacak fikirleri kafamda uçuşurken telefonumdan bildirim geldi.
"Ay bu mesaj sesini de kim koydu be!" diyerek elime telefonu aldım.Bugün yine çok sinirliydim-her günkü gibi-.Elime telefonu aldığımda Belis'ten mesaj gelmişti.
Belis benim en yakın arkadaşımdı.Her sırrımı bilir,her daim yanımda olurdu..küçüklüğümden beri.Belis'ten gelen mesaja göz attığımda bu akşam Yüzyüzeyken Konuşuruz konserine ikimiz için bilet aldığını haber veren tonla mutlu emoji içeren mesajdı.
O emojiler ne öyle be !Belis'le aynı zamanda zevklerimiz,hobilerimiz o kadar benzerdi ki aynı kitapları okur,aynı dizileri izler,aynı müzikleri dinlerdik.
Resmen ruh ikizim ! Belis cevap beklerken "Ohaa kızım,sennnn olaysın.Hemen anneme sormaya gidiyorum"diyerek sinirli annemin yanina oturma odasına gittim.
Yanına uysal kedi gibi yanaşıp"Nasılmış benim güzeller güzeli annem?" diyerek yumuşatmaya çalıştım.
Annemse"Çıkar ağzındaki baklayı" diyerek tüm planımın içine etti.Pat diye "Anne akşam Belis'le konsere gidiyorum,seni çok seviyorum.Odamı toplamaya gidiyorum baaayy" diyerek odama doğru koşmaya başladım.O da durur mu peşimden gelmeye başladı."Uf anne ya en son ne zaman konsere gittim izin ver gideyim işte.Söz bak 23.30'tan önce evde olacağım.Hem bizi oraya Belis'in babası Vural Amca bırakacak.Bitince de o alacakmış"diye ardı ardına yalanlar sıraladım.Nasıl gideceğimi,döneceğimi falan bilmiyordum.Annem ses çıkarmadan geri oturma odasına döndü.Bu annemin dilinde "Evet!" demekti.Hızlıca telefonumu alıp Belis'e çığlık atarak mutluluğumu bildiren bir sesli mesaj bıraktım.Neden bu kadar mutlu olduğumu sorabilirsiniz.Beni tanımıyorsunuz.Yüzyüzeyken Konuşuruz grubuna aşıkkktım.Hali hazırda müziğe olan yatkın kulağım da buna ortam sağlıyordu.Belis de benim gibi gruba aşıktı.Odamı hızlıca toparlayıp üzerime siyah kısa dar bir elbise geçirip ayağıma beyaz nike'larımı giyip apar topar evden çıktım.Belis saat 18'de ona gitmemi söylemişti.Saati kontrol ettiğimde 17.50 idi.Tam vaktinde ! Belislerin evine vardığımda Belis bana bir "waaoow" çekti.Bu kız abartmaya bayılıyordu.Hiç de öyle "waaoow"luk bir durumum yoktu.Asıl dikkat çeken Belis'ti.Giydiği dar belini belli eden lacivert elbisesi,harika ayakkabısı ve göz kamaştırıcı makyajıyla tam bir harikaydı.Belis bana doğru yaklaşıp"Eylül sen makyaj yapmadın mı!?!?!?" diyerek kızgın bakışlar attı.E ne var bunda?Sadece gözüme hafif rimel çekmiştim.Bu Belis'in gözünde bir hiçti.Beni hızlıca meşhur makyaj masasına oturup boyadı.Üstüne üstlük bir de selfie çektirdi.Övünmesini de unutmadı.Ayağa kalkıp"Belis biz neyle gideceğiz?" diye mantıklı bir soru sordum.Mantığımı her zaman geç devreye sokardım.Son dakika sorulacak soru değildi bu."Tabii ki otostopla" dediğinde ağzımdan "nE?"sözcükleri çıktı."Kızım saçmalama bizim gibi taşları 2 dakika ayakta bırakmazlar hemen arabaya alırlar"diyerek mantıklı bulduğu açıklamasını sundu."Ya kaçırılırsak?" diye korka korka sordum."Saçmalama Eylüül,hangi devirde yaşıyoruz kaçırmak da ne?" diyerek beni az da olsa yatıştırdı.Evden çıkıp arabaların geçtiği işlek caddeye yürüdük.İzmir'de yaşıyorduk.Ee tabii işlek cadde bol.Belis'in elini ilk uzattığı araba bize doğru yanaşırken içindeki insanlara dikkat kesildik.İçinde gayet normal,bizim yaşlarımızda gençler vardı."Nereye gidiyorsunuz kızlar?"diye şoför sordu.Belis de "Iı şey Urla'da Yüzyüzeyken Konuşuruz konserine gidiyorduk da arabanız biraz dolu biz sizi rahatsız etmeyelim" diyerek arabanın camından uzaklaştı.İçim 2-3 saniyeliğine rahatladığında şoför tekrar konuştu"Yok ya Ata,Eren koca totonuzu sıkıştırın da kızlar otursun" dediğinde Ata ve Eren hemen kaymaya başladı.Şoförün yanında oturan çocuk hiç konuşmaması ilgimi çekmişti.Arkada yer açılınca önden Belis arkadan ben bindim.Bindiğimizde şoför koltuğunda oturan sarışın çocuk elini uzatarak"Tekrardan selam kızlar!Benim adım Ulaş.Sizinki nedir?" dediğinde Belis öne atlayarak "Iı selam ben de Belis." Ulaş kafasını bana döndürdüğünde gözlerimi deviriyordum.Belis cevap vermeyeceğimi anladığında beni göstererek " O da Eylül.Bugün biraz heyheyleri üstünde kusura bakmayın" diyerek annemin taklidini yapıyordu.Evde bir anne,dışarda bir anne ehh yetti.Belis kafasını yanındakilere çevirirken iki çocuk aynı anda"Ben Ata" , "Eren" diyerek adlarını belirttiler.Aptallar!Sanki az önce adınızı duymadık.Arabadaki tek ilgimi çeken çocuğun adını söylememiş olması daha da ilgimi çekmişti.Belis kafasını ona doğru çevirdiğinde o arabadaki radyoyla uğraşıyordu.Kendi telefonundan radyoya şarkı bağlıyordu.Şarkı ilk cümlelerini söylediğinde Tuğkan'a tekrar tekrar aşık olmuştum.Tuğkan en sevdiğim sanatçılardan biriydi.Arabada da Tuğkan-Seni Çok Özlüyorum şarkısı mevcuttu.İşte şimdi daha da ilgimi çekmişti.Ulaş güzelim şarkıyı bölerek,adını söylemeyen çocuğu göstererek"Bu da Berke" dedi.Belis'ten bir "Hmm"sesi yükseldi.Şarkı devam ettiğinde camdan kafamı uzaklara götürüp dışarıyı seyrediyordum.Cam kenarını bana verdikleri için o kadar mutluydum ki.Tam dışarıyi seyrederken Berke'ye bakma ihtiyacı duyup koltuğun yanındaki aynaya baktığımda Berke usul usul beni izliyordu.Aynada gözlerimiz çarpıştığında ikimiz de gözlerimizi kaçırdık.Bu olayı unutmak için konserde neler olacağını hayal ettim.Ve Urla'ya varmıştık.Arabadan indiğimizde beni neler bekleyeceği hakkında hiçbir fikrim yoktu.Yavaşça arabadan uzaklaştık...
