Şanslıydım ben
Hem de çok
Denizin kıyısındaki kayalardan birinde gün batımını izliyorduk.
Ben kayanın en ucunda oturuyordum. O ise yine bacağımı yastık olarak kullanarak uzanıyordu. Yumuşacık saçının bir tutamı avcumdaydı. Saçlarıyla oynarken hep mayışırdı. Mutluluğu dibine kadar yaşıyordum onunlayken.
Ama sonra kafamdaki tilkilerden biri tüm büyüyü bozan o düşünceyi aklıma bırakıp kaçtı:
"Sahiden her şey bu kadar güzel kalabilir miydi?
Kalmayacaktı zaten.
Bir yerde sevgi ve mutluluk varsa er ya da geç kalp kırıklığı ve hüzün orayı bulurdu.
Doğanın kanunu böyleydi işte.
Sevgi kalp kırıklığına, mutluluk ise hüzne gebeydi.
YOU ARE READING
Begonvil
ChickLitHafif bir esinti tenimi gıdıklıyordu. Adımlarımı hızlandırarak begonvillerle sarılı beyaz evleri geçtim. Dağ yoluna yaklaştıkça görüş alanıma sarı papatyalar ve zeytin ağaçları giriyordu. Sabırsızca yürümeye devam ettim. Ve işte nihayet oradaydı. Ba...
