Merhaba!!!
Yeni bir kurguyla tekrar bir arada buluşuyoruz. Kurgu bakımından çok tatlı ve bir o kadar komik olacak. Yorumları şimdiden tahmin edebiliyorum desem yeridir.
O halde çok uzatmaya gerek yok. Uzun lafın kısası gülmek için adres burası. Tekrardan buluşmak dileğiyle, sevgiyle kalın... 💖
Kış mevsimiydi ve benim çok soğuktan haz ettiğim söylenemezdi. Yazında çok sıcak olurdu. Evet kararsız bir insanım. O an ki durumuma göre hangisi iyiyse odur benim için. Sıcak yataktan kalmayı hiç istemiyordum. Zaten daha Selen bile beni aramamıştı. Selen benim en yakın arkadaşımdı, küçüklüğümüzden beri beraberdik.
Selen hemen yan odamda uyuyordu ve beni aramadığı müddetce uyanmaya niyetim yoktu. Yatağın içinde dört dönerken kapı büyük bir gürültü ile açıldı. "Eliz, kalk!" diyerek üstüme atlayı verdi. Ben yataktan sıçrarken o ise gülüyordu. O hep gülüyordu. Saçma şeylere bile kahkaha atma potansiyeline sahip bir insan. Ve oldukça şanslı birisi, benim aksime...
"İşe geç kalacağız, ama ondan önce kitaplarımı havalandırmalıyım." dediğinde elimle yüzümü ovuşturdum. "Kendin diyorsun geç kalıyoruz ve kitapların oldukça fazla zamanımız yetmez." dediğimde yataktan doğrulurken kafasını olumsuz bir şekilde iki yana salladı. "İtraz kabul etmiyorum." dedi.
Her şeyden çok kitaplarını düşünürdü. Buraya taşınırken önemli eşyalarından bile önce koli koli kitap geldi. Hepsini oturup teker, teker dizdi. İnanamıyorum, şaka olmalıydı ben onu izlerken yorulmuşutum ama bu durumdan pek şikayetci olduğunu düşünmüyorum. Ben üşengeçtim yani fazlaca.
O filmlerin, dizilerin yerine onların kitabını okumayı severken ben ise izlemesini daha cazip buluyordum. Oda okuduğu kitapların flimi yoksa bana anlatıyordu ve kitaplardaki sonlar yüzünden benim yanımda konuşarak ağlıyordu. Tuhaf.
"Ee, hadi kalk o zaman, ne bekliyorsun?" dediğinde bende kalkmak durumunda kalarak kalktım sıcak yatağımdan. "Kıyafetleri ütüledin değil mi dün akşam." dediğimde başını salladı acelece "Evet, evet oldu işte biraz idare et." dediğinde hep ilk yaptığım şey olan lavaboya gittim.
İkimizde bir uçuş şirketinde hostestik. Çok evde oturduğumuz söylenmezdi ama daha çok şehirler arası yollara çıkıyorduk. Nadir zamanlar yurt dışına felan çıkıyorduk, evi uzun süre boş bırakmak istemiyorduk kirasını peşin verdiğimiz için. Selen elinde gelse sırf peşin verdiği için evden çıkmayacaktı.
Odasından sesler geliyordu müzik dinlemeyi benim gibi seviyordu. Koridordan adım sesleri gelmesiyle kapıyı çalacağına emindim. "Hadi çık, deliğe mi düştün?" dediğinde sırıtarak lavabodan çıktım. "Senin bu lavabo aşkını anlamıyorum." dediğinde başını kapının arasına koydu. "Yani bakıyorum, bakıyorum kitap karaterim kadar yakışıklı, karizmatik kimsede göremiyorum." dediğinde onu kolundan çıkarmak için iteledim.
"Hadi, hadi." dediğimde ise "Aslında bir taraftan haklıyımda lavaboda tarifim gibi bir erkek olsa ben orda yaşardım." dediğinde gülmeye başladım. "Yada senin o izlediğin kore dizilerindeki gibi erkeklerden olsa, acaba varda benden mi saklıyorsun?" diyerek hızlıca bana döndü ve parmağını yüzüme salladı.
"Evet ya, arada lavaboda laflıyoruz hatta." dediğimde kahkahayı bastı hemen. "Hadi ilk şu kitaplarını haledelim." diyerek odasına girdik. Kendisi zaten kitapları indirmiş dizmesi kalmıştı. Hızlı, hızlı sayfaları ön kısma gelcek şekilde dizmeye başladık. "Eliz." dediğinde ona baktım. "Ben yeni kitaplar istedim, biliyorsun çalışınca kargo sıkıntı oluyor şu karşı komşuyla konuşsana." dedi.
