" Herkes kuralları biliyor öyle değil mi? Kuralları tekrar hatırlatmamı isteyen birisi var mı? "
Herkes aynı anda " Hayır, " derken ben nefesimi bıkkınca dışarı bıraktım. Buraya gelene kadar defalarca bunu duymuştum zaten. Artık aynı şeyleri duydukça midem bulanıyordu.
" Eğer Burak buraya gelmeseydi kesinlikle gelmezdim. Onun da bu yarışmaya katıldığını duyunca hemen başvurdum. "
Herkesin derdi farklıydı tabi. Ben ise yarışmanın sonunda verilecek paraya ihtiyacım olduğu için gelmiştim. O parayı kazanmak için ise bu yarışmayı kazanmam gerekiyordu.
" O kadar yarışmacı arasından benimle aynı evde yaşamayı seçeceğine o kadar eminim ki! Burada olmam kaderden başka bir şey değil. O ve ben birbirimize aşık olacak ve evleneceğiz."
Gözlerimi devirdim. Adam ekranlarda aşka inanmadığını söyleyip duruyordu ama buradaki kızların çoğunun bunu umursamadığı yoktu. Onlara kızmıyordum. Aynı hatayı yıllar önce ben de yapmıştım. Zamanla onlar da onun sözlerini ciddiye almaları gerektiğini anlarlardı.
" Sen kiminle eşleşmek istiyorsun? "
Bakışlarımı iki saattir susmadan konuşan ve benden bir cevap bekleyen kıza çevirdim. Onu umursamadığımı belli etmek için daha ne yapmam gerekiyordu acaba?
" Kazanacak kişiyle, " dedim. Bakışlarının kısa bir an arkamda bir noktaya kaydıktan sonra " Yani Burak ile mi eşleşmek istiyorsun? " diye sordu. Yüzünde garip bir gülümseme vardı. Arkamda Burak'ın olduğuna emin olduğum için arkama bakma gereksinimi duymadım.
" Hayır, ben Kenan beyle yarışmak istiyorum. Bu yarışmada kazanabilecek tek kişinin o olduğunu düşünüyorum. "
Kızın yüzündeki gülümseme bir rakibini daha elemenin zaferiyle daha da büyüdü.
" Bence sen yanılıyorsun. Neden Burak'ın kazanamayacağını düşünüyorsun ki? "
Kızın yüzündeki gülümsemenin aynısı benim yüzümde oluşurken " Çünkü onun duyguları yok. Bu kadar hissiz birinin yarışmayı kazanması imkansız," dedim.
" Öyle mi? " diyen ses karşımdaki kıza ait değildi. Arkamda olduğuna emin olduğum Burak konuşmak için bu anı seçmişti. Arkamı dönmeden " Evet, öyle. Bunu ekranlarda bas bas bağırarak söyleyen siz değil miydiniz? " diye cevap verdim.
" Demek sen de sıkı takipçilerimden birisin, " dediğinde gözlerim hala önümde durup konuşmayı dikkatle izleyen kızı buldu.
" Aslında değilim. Ancak televizyon izlerken sizin isminizin geçmediği bir kanal bulmak neredeyse imkansız. Bazen bütün kanallara sürekli sizi göstermeleri için para mı ödüyorsunuz diye düşünmüyor değilim. "
Yanımdan geçerek karşıma geçti. Onun yüzünü yıllar sonra karşımda görmek garip hissettiriyordu.
" Buna ihtiyacım olmadığını biliyor olmalısın. "
Bakışlarımı kaçırdım. Çünkü haklıydı, bu ruhsuz geri zekalıya aşık bir sürü kız varken kanallara para vermesine gerek yoktu.
" Neden cevap vermiyorsun? Sen de diğer herkes gibi haklı olduğumu anladığın için mi? "
" Cevap verirsem yarışmadan diskalifiye olacağımı düşünüyorum. Bu yüzden konuşmamayı tercih ederim. "
Bakışlarımı tekrar ona çevirdiğimde yüzümü dikkatle incelediğini fark ettim. Tanımayacağına adım kadar emin olduğum halde bir gerginliğin bütün vücuduma yayıldığını hissettim.
" Seninle daha önce karşılaştık mı? Daha önce canını yakmışım gibi davranıyorsun. "
Cevap vermek için ağzımı açtığım anda yönetmenin hepimizi yanına çağırdığını duyarak dudaklarımı birbirine bastırdım. Belki de bu konuşmanın şu an gerçekleşmeyecek olması en iyisiydi. Herkes gibi ben de yönetmenin yanına giderek dinlemeye başladım.
" Arkadaşlar herkes buraya geldiğine göre eşleşmeleri yapabiliriz. Biliyorsunuz ki her ünlü bir kişiyi seçecek ve o kişiyle 3 ay boyunca aynı evde yaşayacak. Her anınız - mahrem anlar hariç- kameralar tarafından kaydedilecek. Bu 3 ayın sonunda seyirciler tarafından en çok oy alan çift yarışmanın galibi olacak. Tabi aynı zamanda size verdiğimiz talimatları da yerine getirmeniz gerekiyor. "
Kulağında takılı olan kulaklığına dokunarak dinledikten sonra tekrar bize döndü.
" Aynı zamanda içinizden birisi de her hafta düzenli olarak elenecek. Evet, daha önce bu konu hakkında bir şey söylediğimizi biliyorum ama bu haber bana da yeni geldi. En az oyu alan kişi elenir. Bu yüzden seyircilere kendinizi sevdirmeye bakın. "
Midem çalkalanmaya başlamıştı. Her an kusabilirdim. Heyecandan ne yapacağımı bilemez halde kalakalmıştım. Ben seyircilere kendini sevdirebilecek son insandım. İlk hafta elenip giderdim.
" Şimdi kameralar açılacak ve kameraların karşısında ünlüler tarafından seçileceksiniz. Ünlü olmayan herkes bir adım öne çıkabilir mi? "
Bir adım öne çıkarak beklemeye başladım. Kameralar açıldığı anda heyecandan titremeye başlamıştım.
" Rana hanım buraya gelir mısınız? İlk sizinle başlayalım. "
Ayaklarım geri geri gitmeye çalışsa da beni çağıran sarışın kadının yanına ilerledim. Kadının yanında bekledigim an hayatımın en heyecanlı ikinci anıydı.
" Evet, Rana hanımla yarışmak isteyen birisi var mı? "
Yutkunarak başımı önüme eğdim. Kendimi çok fazla küçük düşmüş hissediyordum. Para için gururumu ayaklar altına almıştım. Daha kötü ne yapabilirdim ki? Kimseden ses çıkmadığını görünce dudağımı dişledim. Giderek daha fazla küçülüyordum. Belki de bu yarışmaya katılmak iyi bir fikir değildi diye düşünmeye başlamıştım.
" Kimse yoksa en son kura ile tercih edilen kişiler arasına girecek. Rana hanım yerinize geçebilirsiniz. "
Tam gitmek için hareketlenmişken Burak'ın " Onunla ben yarışacağım, " diyen sesini duydum. Kafamı kaldırarak onun gözlerine baktım. Yamuk bir gülümseme ile bana baktığını gördüğümde mide bulantım en üst seviyeye ulaşmıştı. Cidden daha kötü ne olabilirdi ki?
" Rana hanım ve Burak bey eşleşti. Yarışmada başarılar diliyorum. Rana hanım Burak beyin yanına geçebilirsiniz. "
Yavaş adımlarla onun yanına ilerledim. Burak'ın yanına vardığım anda kameralar bize doğru dönmüştü.
" İyi bir takım olacağız, " dediğinde daha fazla kendimi tutamayarak midemdeki her şeyi onun üzerine boşalttım. Ah, işte yine olmuştu. İlk günden seyircilerin beni sevmesi için mükemmel bir başlangıç yapmıştım. Benim tarzımla.
Selaam! Yeni bir hikaye ile karşınızdayım. Umarım severek okuyacağınız bir hikaye olur. Bu arada yarışma ile ilgili detayları zamanla öğreneceksiniz. Lütfen önyargılı yaklaşmayın. Görüşlerinizi belirtmeyi unutmayın, sizi seviyorum!
