Merhaba bunu okuyan güzel insan! Bu benim ilk Wattpad deneyimim olacak. Çok heyecanlıyım. Umarım beğenirsin. Beğenirsen lütfen yorumlara yazar mısın? Neyse... Kendine iyi bak. Hepinizi seviyorum!♡
- Lisa, neden dersi dinlemiyorsun? Herhalde çok önemli bir şey düşünüyorsun ki benim dersimi dinlemiyorsun. Söyle bakalım aklındakini. (Bayan İrelia)
Bayan İrelia aklımdaki şeyin önemsiz olduğunu sanıyor. Ama çok yanılıyor. Babamı düşünüyorum. Son iki yıldır işinden dolayı uzun sürelerle yurt dışında kalıyor. Onu çok özlüyorum. Ve ben onu, eve geldiğinde en fazla 2-3 saat görüyorum. Bazen babamı düşünürken dersleri kaçırıyorum. Ama sınavlardan tam puan alıyorum. İmkansız denilebilir ama ben yapıyorum. Peki ben tam puan alınca ne oluyor? Hiçbir şey. Kuru kuru tebrik ve birkaç küçük hediye. Hayır, yanlış anlamayın. Amacım büyük hediyeler falan değil, asla gösteriş için yapmıyorum bunu. Ama bana biraz olsun ilgi gösterseler ne olur sanki?
- Söylemek istemiyor musun? (Bayan İrelia)
"Evet." anlamında başımı salladım. Hoca derse devam etti. Bayan İrelia'yı seviyorum çünkü bir şey hakkında çok ısrar etmez. Eğer konu projeler değilse... (Kendisi Fen hocamızdır.) Tek kötü yanı ise dersi dinlemediğimi, başka şeyler düşündüğümü anında fark etmesi. Bazen akıl okuma gibi bir gücü olup olmadığını düşünmüyor değilim.
Hmm... Hoca projelerden bahsediyor herhalde. Çok ciddi konuşuyor. Dinlesem iyi olacak.
<Umarım benimle iyi geçinen biri ile yaparım projeyi.>
~10 dakika sonra~
Evet. Hoca projelerin konusunu kendisi seçmekten vazgeçmiş. Sınıfın dışındaki panoya asacakmış konuların olduğu kağıdı. Konuyu partnerimiz ile seçecekmişiz. Bu iyi oldu.
AMA HALA PARTNERİMİN KİM OLDUĞUNU BİLMİYORUM!
Bir an önce öğleden sonra olursa iyi olur. Yoksa kafayı yiyeceğim. Neyse sakin olmalıyım. Öğle arasına son bir ders kaldı.
{Zil çalar.}
Ders zilini beklerken Sıkıntı Defterim'e* bir şeyler karalayayım o zaman...
Ne çizsem?.. Hayalimdeki arkadaşlarımı çizeyim.
Neden hayalimdeki, çünkü benim arkadaşım yok. Korkunç bir şey. Ama biraz alıştım. Sadece ağladığımda kafamı yaslayacağım bir omuz, birbirimizle bakışıp kahkaha atabileceğim birisi, kötü günlerimde çikolata krizim tutunca bana çikolata ısmarlayacak bir arkadaşım yok. Sadece bu. Mesela annem mesaideyken ben odamda yalnızlığım ile oturuyorum. Hiç eğlenceli değil. Hemen eve çağırabileceğim hiç kimsem yok. Bu yüzden hayalimdeki arkadaşlarımı çiziyorum. Aslında asosyal değilim,gıcıkta değilim. Neden benimle hiç kimse arkadaş olmuyor anlamıyorum. Aslında sınıftaki birkaç kız bazen benimle ilgileniyor ama bir kaç dakikalığına falan. O da "Neden üzgünsün?", "Kötü gününde misin?" diye sormak için. Neyse. Yine daldım. İşime dönmeliyim.
Bir dakika... Şu bana doğru yaklaşan kişi; başdüşmanım, nefret ettiğim çocuk Zack değil mi? Yine yanıma gelip laf atacak kesin.
-Neyse Lisa, yine ağzının payını vereceksin ve defolup gidecek. Boşver.(İç sesim)
Zack tahmin ettiğim gibi yanıma geldi ve küçümseyici bakışlarla bana bakmaya başladı. Defterimi sertçe kapattım ve ona döndüm.
Dişlerimin arasından konuşarak:
- Ne var?! dedim.
-Yok bir şey.(Zack)
- Öyleyse neden buradasın?!(Ben)
-Keyfim öyle istiyor çünkü.(Zack)
-O zaman keyfine söyle canımı sıkmasın.(Ben)
-Keyfim başkalarından emir almıyor canım.(Zack)
-Bana bak! Bana "Canım" falan deme yırtarım o ağzını.(Ben)
-Sakin olun Bayan Sinirküpü. Bu ne sinir böyle.(Alaylı tavrıyla Zack)
-Başka söyleyeceğin yoksa; zahmet olacak ama buradan defol lütfen.(Ben)
-Başka söyleyeceğim yok ama bir şey soracağım.(Zack)
-Sor ve git!(Ben)
-Derslerde boş boş ne düşünüyorsun? Çok merak ediyorum.(Zack)
Evet Zack. Başardın. Sabrımı taşıran son damlaydı bu. BRAVO!
-Cevap veriyorum.Sanane! Ne düşündüğümden sanane! Sen kendine baksana azıcık ya. Her gün başımın etini yemekten bıkmadın mı?!(Öfkeli ve bıkkın ben)
Zack sesimin çook yüksek çıkmasından şaşırmış olacak ki afalladı ve olduğu yerde kaldı. Uzun süre bakıştık. O an sınıfta olan herkes bizi izliyordu. Bu sefer çok ciddi olmuştu tartışmamız. (Şu an bizi dikizlemekte haklılar. Ve bende haklıyım. Bıktım artık. 1.5 yıldır bu acıyı çekmek. Çin işkencesi gibi.)
Zack; gözlerimden gitmesini istediğimi(!) anlamış olacak ki, yavaşça uzaklaşmaya başlamıştı. Defterimi açtım ve kaldığım yerden devam ettim.
*Sıkıntı Defterim; sıkıldığımda, bunaldığımda, çaresiz kaldığımda ve sinirlendiğimde dikkat dağıtmama yarayan özel eşyam. Kimse dokunamaz!!!!!
YOU ARE READING
❤Seni Seviyorum❤
Random~"Kendimi çok kötü hissetmiştim. Utanç verici bir şey. Onu tanımıyordum bile. Ve bunu Zack yanımdayken yapmıştı. Peki neden?!"~ ~"Ne yaşadığımı tam olarak açıklayamıyorum. Nefret, hayalkırıklığı, karşı koyamadığım bağırarak ağlama isteği, pişmanlık...
