Sadece kardeşim ile güneşin batmasını bekliyorduk. Saate baktığımda işe gitmek için son 18 dakika olduğunu gördüm.
İşe gitmeden önce görev binasından iş listemizi almalıyız. Yani ilk önce görev binasına gideceğiz, sonra da gün yüzüne çıkıp işimizi yapacağız.
... Beklemek gerçekten sıkıcı. Artık işe gidip, o güzel muzları büyültmek istiyorum!
O kadar derin düşüncelere dalmıştım ki kardeşimin bana seslendiğini bile duymamışım.
"ABİ!"
"Huh?!" Bir an yerimden zıplamıştım.
"Abi, iş saati yaklaşıyor. Hadi görev binasına gidip listemizi alalım." Dedi Çilek.
"Tamam, çilek." Dedim.
Bunu demem ile birlikte bana 'ney?' dermiş gibi baktı.
"Kaç kere söyleyeceğim? Benim adımın tamamını söylemene gerek yok. 'Çiçi' desen yeter." Dedi Çilek. Aslında isminin bir kısaltılmasına gerek yok, ismi zaten kısa. Ama onu bu konu da üzmek istemem.
"Tamam, Çiçi. Hadi gidelim." dedim.
Sonra ilerlemeye başladık. Ama aynı zamanda da konuşuyorduk.
"Sence sana bugün hangi insan denk gelecek." Diye sordu Çilek.
"Milyonlarca insan arasından mı? Bana çok fazla insan denk geliyor. Hatta geçen gün bana verilen liste Cary teyzeden daha uzundu." Dedim gülerek.
"Bence bugün bana yine o küçük gölde yaşayan kız denk gelecek." Dedi Çilek.
"En son yaptığın hileden sonra o kızı sana vereceklerini sanmam." Dedim.
"Ama napayım? O kız çileklerinin büyümesini çok istiyor. Bende dayanamıyorum." Dedi Çilek.
"Ama kuralları unutma. İnsanlar kendilerine düşen görevleri yapmadan biz birşey yapamayız. O kız bahçesinde ki çilekleri sulamayı çok unutuyordu." Dedim.
"Ama bilerek yapmıyordu. Hem o gün sadece 1 kereliğine kurallara uymadım o kadar." Dedi Çilek.
"Sende haklısın." Dedim.
Birden görev binasına vardığımızı fark ettim. Durduk ve sıraya geçtik. Sıra baya uzundu. Beklemeye başladık. Sonra birden Millie' yi gördüm.
Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.
"Merhabalarsınız, bakıyim?" Dedi Millie. Çilek ve ben güldüm.
" 'Merhaba' ile 'nasılsının' birleşimi mi?" Diye sordum gülerek.
"Evet! Yeni bir kelime icadım." Dedi.
"Bana daha çok üşengeçlik gibi geldi." Dedim gıcık bir sırıtış ile.