1.Bölüm

17 2 2
                                        

-{bölüm şarkısı  : Bryce Fox - Horns }

Gözlerimi kapattım..

Düşündüm... Bir babam olsa nasıl olurdu ?

Korktuğum da yanına gidip güvenli kollarının arasına girebileceğim, ağladığımda yanında uyuyabileceğim.

Lakin yoktu. Ne ironi ama değil mi ? Üç yaşımdan beri olmayan babamın ölmemiş olmasını hayal ediyordum. Acınası.

Okullar tatil olmadan birkaç hafta önce bir arkadaşım bana bir soru sormuştu ;

"olmaması nasıl bir şey ? "

Anlamayan gözlerle suratına bakmıştım. Çekinerek devam etti,

"babanın olmaması... nasıl bir şey. Yani hiç üzülmüyor musun? "

Güldüm, herkes bunun bir eksiklik olduğunu düşünüyordu. Çok saçma değimli ? Bu duygunun nasıl hissettirdiğini bilmeden bir eksiklik olarak görmek.

Meraklı gözlerle bana bakan arkadaşımı daha fazla bekletmeden cevap verdim,

"hatırlamadığım bir insan için üzülmem saçma değil mi ?"

Şaşırmıştı , kim babası hakkında böyle konuşurdu ki . Ben konuşurdum. Onu hatırlamıyordum zihnimde onun hakkında sadece kesik kesik görüntüler vardı. Sesi , yüzü , tavırları , hiç biri yoktu hatrım da , koca bir boşluktan ibaretti bende 'baba' sıfatı.

Bana boş gözlerle baktığını gördüğümde alaylı bir şekilde gülerek cevap verdim ,

"şöyle düşün, herhangi bir yoldan ve binlerce insanın yanından öylesine geçiyorsun. Peki hiç birinin ne olduğunu veya kim olduğunu merak ediyor musun ?"

Tam ağzını açmıştı ki konuşmasına fırsat vermeden devam ettim.

"hayır. Benim için babamda öyle, herhangi bir insandan ibaret."

Değildi. O benim babamdı , her ne kadar hatırlamasam da illaki içimde bir yerlerde bir burukluk vardı.

Küçüklüğümde babasına sarılan çocukları gördüğümde ölesiye kıskanır , imrenen gözlerle bakardım. Büyüdükçe bu geçer sanmıştım,

geçmedi. Sadece gizlemesini iyi öğrendim , kimsenin bana acıyan gözlerle bakmasına ihtiyacım yoktu . Onların sahte sevgi gösterileri midemi bulandırmaktan başka bir işe yaramıyordu .

Şuan 17 yaşındaydım. Odamda oturmuş kitaplıktan rasgele şeçtiğim bir kitabı almış köşeye koyduğum beyaz , fakat üstünde siyah kadife bir nevresim bulunduran pufumun yanına gidiyordum.

Azra Kohen'in 'GÖR BENİ' kitabıydı . Bu kitabı geçen hafta kütüphaneden almıştım , almadan önce kendimi bildim bileli huy edindiğim şeyi yapıp kitabın arasından rasgele bir sayfa açtım ve birkaç cümlesini okudum,

DoraWhere stories live. Discover now