We've updated our Content Guidelines.
Review the latest guidelines to keep sharing stories safely.

Chapter 1

79 17 60
                                        

                        Ashley Benson

Odama girip kendimi yatağa resmen fırlattım. Dışarıda gezmekten çok yorulmuştum ama Sophia ile son yaz tatilimin güzel geçmesini istiyordum. Onu çok özleyecektim. Malesef elimde olmayan sebeplerden dolayı gitmek zorundaydım. Ama gidecek olmam onu bırakacağım anlamına gelmiyordu. Sonuçta en yakın arkadaşımı unutacak değildim. Her ne kadar bu ihtimâl onu deli gibi korkutsa da.

Biraz gözlerimi kapattım ve dinlenmeye çalıştım. Yemek için aşağıya inmem gerekiyordu ve yorgun görünmek istediğim son şey bile değildi. Hele ki annem sürekli dışarı çıkmamdan çok da memnun değilken.

Yarım saat uzandıktan sonra telefonuma bakmaya karar verdim. Bildirimleri kontrol ettim. Mesajlara bol emojili cevaplar verdikten sonra karnımın guruldaması, acıktığımı hatırlattı. Telefonu yastığımın altına attıktan sonra aşağıya inmeye yeltendim. Sadece yeltenmiştim çünkü adım atar atmaz yere kapaklanmıştım. Ama bunun da üstesinden gelip odamdan çıkmayı beş dakika sonra başarabilmiştim.

Sakin adımlarla merdiveni inerken burnuma dolan güzel yemek kokuları açlığımı giderek arttırıyordu. Yemek masası yine donatılmıştı ve herkes yerindeydi. Yaramaz kardeşlerim bile sakince yemek yiyordu. Bunun nedeni annem ve babamın her ciddi konuşmadan önce taktıkları maske de olabilirdi.

Yerime otururken annem ve babama bakış attıktan sonra sinirli olmadıklarından emin olup yemek yemeye başladım. Olağanüstü yavaşlıkla yemeğimi yerken annem ve babamın birbirine attığı bakışları görmezden gelmeye çalışıyordum. Pek başarılı olduklarını söyleyemezdim.

Babam dikkat çekmek için hafifçe öksürdüğünde ona baktım.

"Ashley, seninle konuşmamız gereken bir konu var kızım."

"Dinliyorum baba."

Açıkçası onların bu gergin hallerine anlam veremesemde altında ne yattığını acayip merak ediyordum.

"Kızım biz senin üniversite için taşınacaktık ya hani..."

"Evet öyle yapacağız."

Şüpheye yer vermeden direkt lafa daldığımda annem ve babam daha da gerilmişti. Ama bunu hakediyorlardı.

"Bizim taşınmamıza gerek kalmadı. Çünkü seninle beraber yaşayacak kızların olduğu bir ev ayarladık zaten. Muhtemelen az da olsa tanıdığın-"

İnanamaz bir şekilde gözlerimi kırptım. Ne olduğunu idrak edemiyordum. Ya da anlamak istemiyordum. Elimle dur işareti yaparak sözünü kestim. Hızlı hızlı nefes alıp vermeye başladım. Sinir adeta vücudumu ele geçirmişti.

"Baba sen ne saçmaladığının farkında mısın? Ben kimseyle aynı evde kalmak falan istemiyorum! Tanımadığım insanlarla hem de! Lütfen bana bunun bir şaka olduğunu söyle!"

"Anlamıyorsun Ashley... Bizim buradan gitmemiz imkansız."

"Neden ya neden?!"

"Bizim her şeyimiz burada ve buna kardeşlerinin geleceği de dahil."

"Peki ya benim geleceğim ne olacak?!"

"Ashley bu kadar yeter! Seni sürgüne göndermiyoruz. Sadece az tanıdığın ama tanıyınca çok seveceğin kızlarla aynı evde yaşamanı istiyoruz. Ayrıca bu yaz tatilinde onlarla zaman da geçireceksin ve eminim eve çıktığınızda yabancılık çekmeyeceksin. Sana söz veriyorum. Senin için kötü olan bir şeyi asla yapmam.  Lütfen bunu ceza olarak görme. Zaten aileleriylede yakın sayılırız."

"Umarım dediğin gibi her şey güzel olur baba. Çünkü senin aksine ben geleceğim için endişeleniyorum."

Hırsla yerimden kalktım ve koşarak odama gittim. Kapıyı çarptıktan sonra yatağıma oturdum ve ağlamaya başladım.

İşler hiç de hayal ettiğim gibi gitmiyordu...

Homies -Türkçe-Stories to obsess over. Discover now