1. Bölüm

209 16 10
                                        

İntikam,
Neydi intikam ? Bir insan neden birinden intikam almak ister ki , bir insan neden artık hayatını bir intikama adardı. Ya çok canı yanmıştı ya da çok canı yanmıştı. Başka bi açıklaması yoktu intikamın çünkü kimse kimsenin boşuna canı sıkıldığı için canını yakmak istemezdi .
Leyla'nın hikayesi de tam da bundan ibaretti işte canı çok yanmıştı , belki de hayatında kimse bu kadar canını yakmamisti Leyla'nın. Cok değişti Leyla ondan alınan intikamdan dolayı o güler yüzlü, o pozitif insan gitmişti sanki ... Geriye koskocaman bir hiç kalmıştı Leyla için . Berbat, sıkıcı, heyacan olmayan , mutluluk olmayan bir hayat. En önemlisi de o gülüşünden gram eser kalmamıştı Leyla'nın. Daha ne kadar güçsüz düşecekti Leyla oda bunu bilmiyordu .

...
Sabahın o ilk ışıklarında güneş tam tepedeydi alarmımın sesiyle uyandım. Çok güçsüz hissediyordum kendimi ama kalkmak zorundaydım okul vardı yine her zamanki gibi ,duş almak icin banyoya girdim . Annemde o sırada kahvaltı hazırlıyordu . Babam ise her sabah yaptığı gibi televizyon da haberlere bakıyordu . Üstümü giyindikden sonra mutfağa gidip anneme günaydın öpücüğü verdikten sonra kahvaltı masasına oturdum. Annemde babam ve küçük kardeşimi kahvaltıya çağırdıktan sonra ailecek kahvaltı yapmaya başladık. Kardeşim her zaman ki gibi çok fazla konuşuyordu okul da yaşadıklarını anlatıp duruyordu ve biz her sabah buna maruz kalıyorduk . Ama o kadar tatlıydı ki ona sus bile diyemezdik , kiyamazdik ona.
"Anne ben çıktım geç kalıyorum ." diyerek son lokmamı ağzıma attım sonra babami öptüm ve ayakkabılarımı giyerek evden çıktım . Her sabah okula yürüyerek giderdim . Özel okulda okuyordum okulumuzun öğrencileri için bir servisleri vardı ama ben kulaklığımı takip yürümeyi tercih ediyordum. Çünkü o denizin havasını içime çeke çeke yürümek bambaşka bir mutluluktu. İzmir'de yaşıyordum. Yaşadığım , dogudum buyudugum yeri çok seviyordum. Yuremek bana çok iyi geliyordu . Pek fazla insanlarla konuşmayı sevmiyordum. Çevrem olmadığından değil . İnsanların o saçma hareketleri ve sozlerini kaldıramıyorum , ha bir de tabi güven ... Çok fazla güven problemi yaşıyorum karşımda ki kim olursa olsun güvenemiyorum bir nedeni yok güvenmek istemiyorum sadece .Okulu çoğu zaman seviyordum çünkü herkes burda bir çaba içinde bir seyler başarmak istiyorlar bir hedefleri var ve insanların hedeflerine böyle bağlı olması mükemmel bir şeydi. Okulda dersler bittikten sonra Nazlı ile okul çıkışı antrenmanlarimiz vardı . Voleybol takımındaydım. Nazlı bana " Çıkışta neler yapiyosun. " deyince bana yine bir yerlere gidelimmi diyecegini biliyordum. Ama onu kırmak istemiyordum çünkü Nazlı çok iyi kalpli ,sevecen, bir arakadasimdi .
Ona "Eve gidecegimi söylediğim zaman " bir şeyler yapalım mı evde napacaksin ki neden hiç sosyallesmiyorsun "
Bende biraz düşününce "Haklısın galiba " dedim.
Aslında Nazlı doğru söylüyordu beni seven bir sürü arkadaslarim vardi ama ben yanlız kalmayı tercih ediyordum nereye kadar öyle değil mi ;) Uzun zaman sonra ilk defa arkadaşlarımla birlikte dışarı çıkmıştım . Nazlı evinde parti veriyordu o gün neredeyse bütün okul davetliydi. Müzikler, danslar , içecekler daha neler neler Nazlı bu partiyi çok güzel ayarlamisti tek bir eksik bile yoktu . Her şey mükemmeldi. Dans etmeye kalmıştık Nazlıyla ,sonra bizim sınıftan Atakan geldi yanımıza ve bana "Leyla biraz konuşabilir miyiz " deyince Nazlıyla çok kısa bir an bakiştık ne konuşmak istediğini ikimizde çok merak ediyorduk "Tamam" dedikten sonra salonun sakin bir köşesine geçip oturduk. Atakan cümleye şöyle girdi :
"Leyla sen benim için çok degerlisin biliyorsun degilmi? "
Bı anda duraksadım, ne diyeceğini bilmiyordum ama konunun nereye gideceğini biliyordum.
"Sanırım öyle "
Atakan " Leyla ben uzun zamandan beri senden çok hoşlanıyorum ve bunu çoğu zaman sana hissettirmeye çalıştım ama sen hiç bir şey anlamadın, ben seni seviyorum Leyla . Şu güzel zamanları benimle geçirmeye var mısın?" deyince bir anda duraksadım ve ne diyeceğini bilmiyordum aslında ona nasıl en güzel yoldan kırıcı olmamak şartıyla nasıl hayır diyebilirdim onu düşünüyordum okulun en popüler çocuklarından biri benimle birlikte olmak istiyordu ama ben istemiyordum kimseye guvenmiyordum, guvenemiyordum . Yapamazdim bunu ve Atakan'a : "Beni bu kadar önemsemen çok hoşuma gitti çok teşekkür ederim ama ben yapamam bunu seni kırmak istemiyorum ama duygularımı olduğu gibi ifade etmem lazım özür dilerim ." diyerek çantamı alıp koşar adımlarla oradan ayrıldım.

MüraiWhere stories live. Discover now