Tanışma

19 0 0
                                        

Gecenin koynunda, sessiz sakin bir gün. Kendimi dinledim sabaha  kadar. Hayatım stabildi. Lakin bir o kadarda karmaşık. Ne zamandan beri bekliyorum. Ne beklediğimi bilmeden bekliyordum. Sabah uyandım her zaman ki gibi. Soğuk bir kış günü uyandığımda üzerimde beni sıcak tutan bir sevinç vardı. Bu heyecanla hemen kalktım yatağımdan. Hemen hızlıca hazırlandım bugün çalışacağım kitaplarımı hazırladım. Genelde kahvaltı yapmazdım zaten. Hızlıca çıktım evden. Sanki uzun zamandır görüşmediğim biri ile görüşecektim. Ama öyle biri yoktu. Bir umuttu. Kütüphaneye vardım. Evvelce kitaplarımı koydum masama. Normalde masanın her yanını doldururdum kitaplarımla, biri oturmasın diye. Bugün içimdeki bu heyecandan dolayı sadece kendime yer tuttum. Binanın yan tarafındaki kafeye gittim. Bir çay aldım. Çayımı yudumlarken geçmişteki tüm umutsuzlukları yaktım sigaramda bir bir çektim  içime. Tekrar kütüphaneye vardım. Masama baktığımda dona kaldım. Buluşmak için yıllarca beklediğim kişi gelmiş gibiydi. İçimde büyük heyecan. Hemen masama oturdum. Kitabımı açtım ve ders çalışmaya başladım. O kadar odaklanmıstım ki dersime. Belki onun dikkatini bu şekilde çekebilirdim. Başardımda. "Af edersiniz"  diyerek sinemdeki tüm yaraları kapatarak ekledi "sizi çalışırken izledim de bana biraz yardımcı olurmusunuz ?" Dedi. O an geldi çattım dedim kendi kendime. Hayatımda yaşamama yardımcı olacak kişi benden yardım istemişti. Çabucak istediği şekilde yardımcı oldum. Neyse aradan uzun bi süre geçti. Suskun ama heyecanlı. Ne zaman dışarı çikacaktı? Diye düşünürken bir an toparlandi ceketini giyindi ve dışarı çıktım. Sanki benide davet etmiş gibi bir evhamla bende çıktım. Arkasından giderek onu biraz gözledim dışarıda yalnızdı telefonlada uğraşmıyordu. Konuşmak için cesaretim vardı. Ama sadece gönlümde. O an sanki hissetmişte öyle gelmiş gibi. "Yalnızmı çalışıyorsun? " dedi. Evet yalnızım yıllardır belkide ilk defa bu kadar sizin için yalnız hissettim demek istedim. Lakin sadece evet sizdemi yalnızsıniz? dedim. O da yalnızmış. Bir muhabbet sardı ikimizi. Gelecekle alakalı konusuyorduk. Hayallerden planlardan bahsediliyordu. Söylediği kelimeler o kadar kifayetsiz kalıyordu ki. Bazen ona cevap verebilmek icin ne söyledigini tekrar soruyordum. Gözlerinin içine bakmaktan alamıyordum kendimi. Bugün beraber ders calısmıştık. Akşama kadar. Saat 8 buçuk oldugunda bana usulca" benim çıkmam gerek, sen çıkmayacak mısın ?" Dedi. Bu ap açık bir davetti. Ona cevap vermeden hemen toparlandım. Sonra beraber çıktık. Yan taraftaki kafeye gidip birer çay aldık. Sohnet ederek durakların yolunu tuttuk. Sabahtan beri konuşmamıza rağmen ona nasıl hitap edeceğimi bilmiyordum. Çünkü adımızı söylememiştik birbirimize. Bir an duraksadım kendimi topladım ve adını öğrenebilirmiyim? Dedim. Sanki ona yalvarıyomuşum gibi gözlerinin içine bakarak bekledim cevabını. Ve adının Dilruba olduğunu söyledi. Bende ona kendi adımı söyledim. Bana "memnun oldum" dedi. Lakin bu iki insanın normal tanışması gibi değildi. Ya da bana öyle geliyordu. Kendimi fazla kaptırmışa benziyorum. Sakinleştim ona aşık gibi bakmayı bıraktım. Duraklara geldik onun otobüsü geldi. Gitmeden " seni tanıdığıma sevindim. Yarın yine gelicem " dedi. Bende ona memnuniyetimi sundum ve gitti. Otobüsü uzaklaşır uzaklaşmaz. İçimde çok büyük bir mutluluk oldu. Bugün üşümeyecektim. Biraz kendimi dinlemek mutluluğumu kendimle paylaşmak istedim. Eve yürüyerek gitmeye karar verdim. Ellerim ayaklarım titriyor belim kasılıyordu soğuktan. Ama içim sım sıcaktı. Gecenin soğuk rüzgarı tenime parça parça buz gibi çarpıyordu. Umrumda değildi. Hızlı adımlarla yaklaşık 40 dakikanın sonunda eve geldim. Hemen üzerimi degistim yatağıma sokuldum. Sevinçten gözlerim parlıyor, nefesim hizaya gelmiyordu. Onu düşünürken kurduğum hayallerle vaktin nasıl öldüğünü, benimse yaşaďığımı ve uyuduğumu fark etmemiştim.

Bir Şemsiye AltındaHistorias para obsesionarse. Descúbrelo ahora