Yeni Bir Hayat

22 3 1
                                        

"Kızım! Koş, koş!!"
          Küçük bahçemize bir şezlong kurmuş, kulağımda kulaklık, elimde limonatamla keyif çatıyordum. Annemin tekrar bağırması üzerine koşa koşa eve girdim. Evimiz çok küçüktü. Kare bir koridor ve oradan ayrılan odalar. Dış kapının hemen yanındaki kapıda benim odam bulunuyordu. Karenin diğer kenarındaki iki kapının biri küçük mutfağımıza diğeri ise oturma odasına açılıyordu. Diğer kenarda d iki kapı var ancak onların biri banyoya biri annemin odasının kapısıydı. Geriye kalan son kenarı soruyorsanız, orada kapı yok. Sadece bir dolap var. Tek kapılı ve içine ayakkabılarımızı koyuyoruz. Oh, kendimi eve kaptırdım. Hadi konumuza geri dönelim. Mutfağın kapısına geldiğimde annem göreni kotkutacak derecede şaşkın bir şekilde telefona bakıyordu. Bense anneme. Eğer dışarıdan biri bizi görmüş olsaydı bir daha bizim sokaktan geçmeyeceğine yemin eder, bizim deli olduğumuzu falan düşünürdü. Ben böyle düşünüp aval aval anneme bakarken annem başını kaldırdı. Kaşlarını çattı ve "Kızım ne bakıyorsun? Gelsene buraya." dedi. Annemin yanına hatta dibine girdim ve telefonuna baktım. Abimden bir mesaj gelmişti.

"Anne, ben Oğuzhan. Benim arkadaşım Murat aradı. Avukat olan Murat. Sevgi için iş bulmuş."

Evet, uzun zamandır iş arıyor- dum. 21 yaşıma basalı 4 ay olmuştu. Ancak ben hala iş bulamamıştım. Bu mesaja bende annem gibi şaşırmıştım. Ve bir o kadar da mutlu..
Annemle iş konusu hakkında konuştuk. Hatta sohbetimizin sonunda annem ne zaman evleneceģimi sordu, bende ona kızdım ve sonra hırçın ama tatlı bir kavga ettik ve ben odama döndüm. Odam dikdörtgen ve küçük. Içinde sadece iki kapılı gardolabım ve yatağım var. Bir de duvarimda asma bir raf var. Odama doner dönmez telefonumu aldım ve abimi aradım.
Abim evliydi. İstanbul'da yaşıyordu ve avukattı. Daha çocukları yoktu. Annemle babam ise ben 15 yaşındayken ayrılmışlardı. Biz de annemle şimdiki evimize taşındık. Babam ben 18 yaşıma bastığım gün ölmüş. Yani bana öyle dediler. Aaah, aah... Hayat hikayemle seni biğmak istemem. Ve kalbim öylesine kırık ki. Seninki kırılmasın.
Abim ikinci çalışta açtı.

-Efendim pambığım.

Abim bana zaman zaman böyle derdi. Aslında pamuğum demek istiyor ama babamların memleketinde Pamuk kelimesine böyle diyorlar.

-Bana böyle deme!
-Peki. Bende Murat'ı arayayım bari. Şu iş konusunu iptal edeyim.

-Ya abi! Kızma, tamam. Nasılsın?
-İyi abicik. Sen?
-İyi. Şu bulduğun işi soracaktım. Ne işi bu?
-Sekreter gibi bir şey. Bende tam olarak bilmiyorum.
-Hmm... Peki ne zaman başlayacağım bu işe?
-Yarın
-Haa?
-Yarın diyorum. Murat seni evden alacak. Ona sorarsın.
-Tamam o zaman. Hadi hoşçakal.
-Hoşçakal pambık.

Telefonu kapattım ve yatağıma uzandım. Yeni bir hayat beni bekliyordu. Yeni arkadaşlar, yeni bir serüven, yeni bir macera...Aynı zamanda yeni sorumluluklar, yeni sorunlar, yeni görevler...Ama hepsi kısaca üç kelimeyi temsil ediyor. YENİ BİR HAYAT. Bakalım nasıl olacak?

GECEStories to obsess over. Discover now