[1997]
"Abi daha hızlı salla daha hızlı"
Ömer, kızkardeşini salıncakta her itişinde köşedeki çimlerde oturmuş örgü ören annesine bakıyor ve kısık sesle konuşuyordu.
"Peyi hep ben sallıyoyum,sıkıydım. Sıya bende, Lütfen! "
"Abi daha hızlı salla. Ben sıkılmadım ki."
"Ben aytık sallamam."
Ömer dolu dolu olmuş gözlerle salıncağın dibindeki toprak alana oturdu ve ellerini dizlerine bağladı.
"Anne! Ömer abi beni sallamıyor."
Annesi onlara doğru yürümeye başladığında aceleyle doğruldu yerinden Ömer. Titreyen ellerini salıncağın sıcak zeminine dayayıp salıncağı ittirmeye devam etti.
"Benim kızımı mı ağlatıyorsun sen gavur dölü."
Annesinin sinirli sesini işittiğinde başını öne eğdi. Annesine bakarsa dayak yiyeceğini biliyordu çünkü.
"Seninle konuşurken yüzüme bak it oğlu it!"
Kulağında hissettiği acıyla yere çivilediği gözlerini kaldırdı yerden. Dolu dolu olmuş gözlerle annesine baktı ve "Özüy dileyim anne." dedi. Annesi kulağını koparacak gibi çekiyor ve nefret dolu bakışlarını yüzünde gezdiriyordu.
"Hele bir daha ağlat kızımı..."
Diğer kulağını da çekmeye başlamıştı. Ömer istese de gözlerini çekemiyordu annesinin üzerinden.
"Anne acıyoy. Bıyak lütfen!"
Yüzüne inen tokat beklenmedikti. Yanağında hissettiği sıcaklıkla oluk oluk akmaya başladı gözyaşları. Daha minik parmakları sol yanağına dokunamadan sağ yanağında aynı zonklamayı hissetti ve hıçkıra hıçkıra ağlamaya başladı. Annesi, Peri'yi salıncaktan indirip ondan uzaklaşırken tekrar toprak zemine oturdu ve parmaklarını zonklayan yanaklarında ve kulaklarında gezdirmeye başladı.
"Akşam ezanından önce eve gelirsen seni döve döve öldürürüm."
Annesi poşetten çıkardığı yemekleri kız kardeşinin önüne yığmış ve dolu ağzıyla bağırıyordu Ömer'e. Ömer'inse boyun eğmek dışında bir şansı yoktu.
[GÜNÜMÜZ]
"Ömüş! Hadi kahvaltıya. Bak Fırat da geldi."
Dedesinin seslenmesiyle zaten uyanık olan zihni iyice açılmış ve yatakta doğrulmuştu. Bugün çok yorulacaktı.
"Pamuk dedem benim."
Dedesinin yanağını sıkmış ve kahvaltı masasına öyle oturmuştu.
"Günaydın Fırat."
"Günaydın efendim."
Ömer üç buçuk aydır şu çocuğa 'efendim' dememeyi öğretemediği için bir kez daha hayıflandı.
"Ömüşüm, bugün benim mekana uğrarsın değil mi? Yeni şef alınacak malum. Samet'i yalnız bırakma."
Başını sallayıp gözünü kahvaltı tabağına dikti Ömer. Sonra çoğu sabah yaptığı rutinini tekrarlayıp sağ gözünü yumdu. Sadece sol gözündeki ferle çatalını zeytine batırmaya çalıştı ama yine başarılı olamadı. Hâlâ sol gözünü kaybetmiş olmayı kabullenemiyor ve her sabaha morali düşük başlıyordu.
"Efendim, eğer kahvaltınızı yaptıysanız hazırlanın. Malum trafik var, geç kalmayalım."
Gören gözünü Fırat'ın yüzüne çıkardı ve başıyla onayladı onu.
YOU ARE READING
SAFDERUN [BoyxBoy]
Romance°°İlk aşkı on beşinde tadan iki aşık: Ömer - Gökçe ve onları on yıllığına ayıran malum bir olay. °°Kızına deli gibi bağlı Şef Hakan ve içinde küçük bir çocuk barındıran ciddi çocuk Fırat'ın aşkı. Bir kitap iki çift... Başlangıç tarihi: 30.10. 2020...
![SAFDERUN [BoyxBoy]](https://img.wattpad.com/cover/214788915-64-k632129.jpg)