10 aralık 2017
Gözlerimi yavaş yavaş aralarken bir yandan da üstümdeki yorganı atmaya çalışıyorum.
Kaç gündür gördüğüm kabusları unutup yatakta doğruldum. Kendime gelmem lazımdı. Yavaş hareketlerle yataktan kalkarken bir yandan da soğuk hava tüylerimi diken diken yapıyordu. Saate baktım. Ah tabiki yine aynı saat. 7.30 . Banyoya gidip aynadan kendime bakmaya başladım. Gördüğüm kabuslar yüzünden uyuyamayışımın 4. Günüydü. Gözlerimin altı şişmiş. Hemen yüzümü yıkayıp odaya geri döndüm. Üstümü giymeye başladım. Ve göz altlarımı biraz fondötenle kapatmaya çalıştım. Makyaj mı ah tanrım hiç sevmem!
Tamam şimdi hazırdım. Tam çıkarken annemin seslenişini duydum
Annem:tatlım. . .
Ben: efendim?
Annem: Bugün evde olmayacağım. Çıkışta direkt eve gel. Dolapta yemek var ısıtıp yersin. Seni seviyorum küçük.
Ben: tamam anne. Diyip yola koyuldum.
Durağa geldim ve otobüs beklemeye başladım.
Otobüs geldi binip okula gitmeye başladım. Kulaklık takılı yola bakıyorum. Gözlerim uykusuzluktan doluyor ve kapanıyor. Kafamı cama yasladım. Her kasis olunca kafamın cama değmesini hiç sevmiyordum. Yanıma biri oturdu ama hiç bakmadım. Yola bakmaya devam ediyordum. Okula varana kadar yola baktım. Uzun ve sessiz yollara. Sanki kimse daha önce adım atmamış gibi kimsesiz. Okula vardık. Otubüsten indim. Yavaş yavaş okulunun önüne yürüyordum. Yürümeyi seviyorum kendimle baş başa kalmama zaman veriyor. Garip bir ses duydum ve müziği kıstım. Sesi dinlemeye başladım . Biri sanki arkamdan geliyordu. Panik yapmadan Hızlı adımlarla yürümeye başladım. Ben ne kadar hızlı yürüsem o ses dahada yaklaşıyordu. Baya korkmaya başlamıştım. Koşar adımlarla yürümeye başladım. Ve tabiki oda. Okulun bahçesine doğru gelirken bir rahatlama geldi burdan da takip edemez diye düşündüm. Çünkü polisler kapıdaydı. Ve adımlarımı yavaşlattım. Tam o sırada biri kolumdan çekti. Korkudan donakaldım. Ellerim titriye titriye adama baktım. Karşımdaki siyah saçlı siyah gözlü 1.80 boylarında biriydi. Cocugun gözleri ah o gözlere bakakaldım. Ama hala kolumdan tutmasının korkusu vardı. Birden bağırdım
Ben:ne yaptığını sanıyorsun sen?
Şaşırmış bir ifadeyle
O: iyilikte yaramıyor şimdikilere
Ben: ne iyiliği kolum o benim
O:sağol ya görmemiştim. Küçük sen baksana bi çantana falan bişey düşmüş mü?
Çantama baktım ve kartım "ah tabiki kart..."
Bana kartı uzattı.
O: al. bidehaki sefere dikkatli ol.
Bir şey diyemedim utanmış ve bi o kadar da korkmuştum. Teşekkür etmeden hemen sınıfa doğru yürüdüm. Aklımdan o çocuk çıkmıyordu hoşlandığımdan falan da değil aklıma sadece bir şey takılmıştı. Küçük. O kelimeyi nerden bilebilirdi ki?
O kelimeyi annem ve ada derdi bana derdi. Ondan başkasına alışkın değilim. Bu olayı unutup sınıfa girdim masama oturdum. Sıra arkadaşım ve en yakın arkadaşım ada geldi. Herşey normal geçiyordu. Ama uykum çok vardı. Son 4 ders matematikti ah tanrım bir ceza mı bu? Uyuyamadığım yetmezmiş gibi bide 4 saat bu işgenceyi çekcektim. Kafamı koydum sıraya uyumaya başladım. Rüyayla uyanıklık arasında kısa bir rüya gördüm. Kendi küçüklüğümü ve küçüklüğümün ölüşünü. Korkmadım ama rahatsız edici bir rüyaydı. Ölümden sonra cesede yaklaşmak üzeriyken umut beni uyandırdı.
Umut: heralde birileri yine uyumamış
Gülümsedim
Ben: uyuyamıyorum. Biliyorsun.
Umut: biliyorum. (Dedi hafif bir tebessümle) .
Ama derste uyuyamazsın biliyorsun hoca.. .
Ben: biliyorum sadece içim geçmiş.
Ada: güzelim kendini yıpratıyorsun rahatla biraz
Umut: bak Ada haklı az relax
Umut her zaman komik biriydi. Ada da her zaman yanımda olan. Onlar olmazsa ne olurdu bilmiyorum...
" Zil Çalar" Öğlen arası saat 12.30 :
Defterlerimi yavaş yavaş topluyordum. O sırada
Umut: ee ne ısmarlıyorsunuz
Ada: ah seni tuhaf şey. Dedi gülümseyerek
Umut : hadi ama beni nasıl kırabilirsiniz?
Ben : tamam tamam gel aşağı inelim bakarız seni beleşci
Umut : işte benim kızım
Gülümseyerek aşağı yürümeye başladık onların yanında gerçekten kendimi güvende hissediyorum. Kantine vardık tost ve meyve suyu aldık .
Umut: şu okuldan nefret ediyorum
Ada: bende ama mecburuz
Umut: en yakın zamanda bir şey olsun tanrım gelmek istemiyorum. dedi dalga geçer bir tavırla
Ben: az kaldı gitcez şu okuldan sadece daha fazla olay olmadan gitmek istiyorum.
Umut: zor ama
Derken topraklar geldi. Sert ve kaba biriydi. Yakışıklı olması bir şeyi değiştirmez. Aramız bozuktu. Ve gelip bizim yanımıza geldiler
Batın : kimler varmış burda kimler
Ben : kalkalım mı umut?
Umut: kalkalım bencede
Ada kaş hareketiyle onayladı. Ve kalktık gidiyorduk. Batın arkamızdan tuhaf tuhaf bakıyordu. Ama bişey demedi. Sadece olay istemiyorum. Şu okuldan normal gitmek istiyorum. Son derslere Gelmiştik. Sonunda bitti şu gün.Uzun değildi ama yoruldum. Herşeyden.
Ve sonunda zil çaldı. Derin bir iç çekip sevinçle çantamı topladım evimiz ters düştüğü için Ada ve umutla vedalaştık ve kulaklığımı takıp yine yola koyuldum. Durağa vardım ve otobüsü bekledim. Otobüs geldi ve bindim. Bir yer bulup oturdum. Yine aynı pozisyondaydım. Kafam camda kulaklık takılı yola bakıyorum. Durağa yaklaşınca yerimden kalkıp kapıya koyuldum. Ve indim.
Evime yürümeye başladım. Sakin adımlarla evime vardım. Anahtarları takıp eve girdim. Kapıyı kilitleyip çantamı koydum yerine. Ve üstüme rahat kıyafetlerimi geçirdim. Koltuğa uzanıp televizyonu açtım sonra telefonu elime aldım. O sırada mesajlar geldi
"Rönesans grubundan 788 okunmamış mesaj"
Ben: 788 mesaj nedir sakin olun
Umut: sakin mi olmak kendine gel. Yaşadığımız hayat çok mu normal?
Ada: küçük sen iyi misin ? Okulda kötüydün
Ben: umut olanları unutmak istiyorum sende unut. Lütfen. Ve Ada iyiyim sadece kafam bulanık.
Umut: atlattık ve dediğin gibi unutmaya bak
Ada : ölümden döndük çok eğlenceliydi
Ben: birilerinin bizi öldürmeye çalışması mı... Oldukça eğlenceliymiş.
Umut: bahsetmek yok demiştik
Ben : haklısın susuyorum
Umut : eee napıyorsunuz canlarım
Telefonu kapatıp koltuğa attım ve televizyonu kurcalamaya başladım sıkıcı aşk dizileri.. . Televizyonu kapadım. Gözlerimi kapatıp uyumaya başladım aklıma hep o öldürülme sahnesi geliyor. . .
12 kasım 2016
Sabah okula gitmek için hazırlandım günlük rutinim olan kulaklık ve müziği ayarlayıp yola koyuldum lisenin ilk günü sanırım çok korkak ve bi o kadar da heycanlıyım . Sınıfıma baktım 9-C .
Okul büyük ve gösterişliydi. Sınıfı bulmakta zorlandım. Ama sonunda buldum. İlk geldiğimde tabiki kimseyi tanımıyordum bir sıraya geçip beklemeye başladım. Yanıma bir kız geldi. 1.60 boylarında siyah uzun saçlı zayıf bir kız yanıma oturdu. Tabi lisedeki ilk arkadaşımdı. Nerden bilebilirsin ki başıma bela olcağını?
Tanıştık kızla adı helinmiş. İyi bir kıza benziyordu. Biz helinle yakın arkadaştık. 1 dönem boyunca öyle geçti. Ona çok güvenmiştim. Çok seviyordum ve bu sırada arkamızda Ada diye bir kız oturuyordu. Arada konuşurduk. Oda iyi biriydi.
Günler helinle geçip durdu. Zamanın nasıl geçtiğini bile hatırlamıyorum. Liseyi çok sevmiştim ortamı herşeyii...
23 mart 2016
Yine mutlu mutlu uyandığım günüm. Okuldaki Herşeyi sevdiğim günüm. Hayattan zevk aldığım günüm nerden bilebilirdim ki bütün bu mutlulukları bütün bu sevinçlerimi rahat uykularımı herşeyimi
Son defa yaşıyacağımı?
Herşey normaldi okula gitmek için babam tam saatinde uyandırdı. Rahat uykumu bölmek istemiyordum ama okula gitmek içinde can atıyordum. Hemen kalktım duş aldım. Kahvaltı yapıp makyajımı yaptım. Ve çantamı sırtlayarak hemen yola koyuldum. Enerjik bir müzikle Otobüse bindim. Oturmadım ayakta dikiliyordum. Ve okula vardık inip okula doğru yürüdüm. Heycanlı bir şekilde sınıfa girip helini beklemeye başladım. Ama gelmedi. Ve garip olan şey hocalar da yoktu . Arka sırama döndüm Ada ve umut ordaydı. Onlarla konuşmaya çalıştım. Ve hemen anlaştık. En azından helin gelene kadar bunlarla konuşabilirim.
Umut: anlat bakalım hayat nasıl
Ben: normal öyle siz hep böyle yakın mıydınız ?
Ada: çocukluktan beri böyleyiz.
(Birbirlerine bakıp gülmeye başladılar)
Umut: az çekmedim adayı zor zamanlar yaşattı tripler falan
(Gülmeye başladım )
Ben : tabi canım kız tribi diye bir şey var
Umut: ama keşke olmasa. (dedi gülerek)
Ada Umut'un karnına hafiften dirseğini vurdu.
Ada: demek öyle beyfendi hemen sıkıldın
Umut: aa öyle bir şey mi dedim şahit var mı ?
Ben : çok tuhaf anlaşıyorsunuz ama samimiyetiniz hoşuma gitti
Umut: öyleyizdir.
Muhabbet baya sarmıştı yakın olmuştuk. Birbirimize numaralarımızı verdik. 3 ders geçmişti ama hala helin yoktu aramaya çalıştım ama telefonu kapalıydı. Biraz endişelendim çünkü bana bugünün çok önemli bir gün olduğunu ve mutlaka geleceğini söylemişti. 5. Derse doğru helin geldi. Bende ona sarıldım bana bakıp soğuk bir gülüş attı ve oturduk. Çok yorulduğu için o gülüşü kafama takmadım.
Helin : senle 1 yıldır nerdeyse arkadaşız senden bişey yapmanı isticem
Ben : tabiki ben herşeyi yapabilirim. (Dedim kendimden emin bir tavırla)
Helin: ah bayıldım bu tavırlara diyip güldü.
Umutlarla konuşmuyordum nasıl olsa helin gelmişti.
Helin : sana bahsettiğim özel gün varya işte bugün annemin doğum günü ve bu bıçakla pastayı kesecez
Ben: helin bu çok tehlikeli okula bıçak getirmek
Helin: korktun mu yoksa? (Dedi gülerek) Bana bak sakin ol pasta için sonuçta plan şu bıçak sende kalsın çıkışta beni 10 dk bekle bende pastaneden pastayı alıp geleceğim. Sonra çalıştığı yere gidip süprizi yaparız.
Annesini daha önce hiç görmemiştim ama
Bu sözleri beni yatıştırmıştı bende susup bıçağı aldım okul çıkışı direkt
çalıştığı yere gidip doğum gününü kutlicaktık. Mükemmel bir plandı. Zamanın geçmesini bekliyorduk. 6. Derse girdik ve birden polisler içeri bastı herkesi aramaya başladılar. Bir şeylerin ters gittiğini anladım. Ama önemli olan bende bıçak olması. korka korka Bıçağın olduğu yere baktım.
Umut ve ada beni korumak için bıçağı alıp helinin çantasına koycaktı ki polisler bıçağı gördü
Ben : polis amca arkadaşımın annesinin doğum günü bugün. Pastayı kesmek için bıçak getirdik. Dimi helin?
Helin: ne? Ben öyle birşey demedim. O bıçağı hiç görmedim
Ben: ama helin sen bana dem...
Polis: konuşmaya gerek yok alın şu dördünü
Polisler ellerimizi kelepçeleyip polis arabasına bindirdi.
Ben korkudan ağzımı açamıyordum. Hem en yakın arkadaşım sandığım kişiden aldığım ihanet hem sadece boşluk doldurmak için arkadaş olduğum kişilerin beni koruması hemde ailemin bu durumu öğrenip beni okuldan alması . . .
Aklım çok karışık. Ağladım. Sadece ağladım.
Karakola gidene kadar sessizce ağladım. Alışkındım sessizce ağlamaya. Hep içten ağlardım zaten kimse duymasın diye. Herşeyi kendi içimde yaşardım. Mutluluğumu, hüznümü , acımı...
Karakola yaklaşınca Kalbimin atış sesi kulağıma kadar geliyordu. Tedirgindim...
