We've updated our Content Guidelines.
Review the latest guidelines to keep sharing stories safely.

mutlu olll

8 0 0
                                        

Biz insanlar mutlu olmak için yaşamazmıyız. Her seyi mutlu olmak için yapmazmıy
ız

Yaptımız herşey gün sonunda bize tebessüm ettirir. Evet bazı şeyleri mutsuz olsakta yaparız ama bunuda başkasını mutlu etmek için yapmazmıyız
Ee o başkasının mutluluğuda bizi mutlu eder
O yüzden hayattan korkma ve MUTLU OL yeter...

Bu yaşıma kadar hep  annem babam ve sevdiklerim için kararlar aldım ve onların istedikleri gibi yaşadım.
 
Evet mutluydum ama içimde bi yerde hep bir boşluk vardı annemler istedikleri için avukatlık okuyacaktım babam istediği için şehir dışında bir üniversiteye gitmeyecektim. Çünkü onlar benim için en iyisini düşünürler Evet 18 sene boyunca  kendimi hep böyle kandırdım  durdum ve babamlar için okumamdan daha önmli bişey olmadığı için hayatıma kimseyi almadım daha doğrusu mantığım almama izin vermedi zaten kitaplardan kafami kaldıramıyorum

Evet beni kendi filmlerinde başrol oyuncusu seçmişlerdi ve bende senaryoda ne yaziyosa onu oynuyordum.

Bazen dusunuyordumda keşke hala oynamaya devam etseydim bu rolde. keşke elimde hala bi seneryom olsaydı Ama artık ne o senaryoyu kurgulayacak nede yazacak annem babam vardı  artık kalbimde küçük bir boşluktan fazlası vardı çünkü benim artık kalbim yoktu onlar yoktu....

Alışırmı insan annesizliğe babasizliğa başın sıkıştığında danışacak birisinin olmamasına sığınacak bi limanının olmamasına her sabah kalktığın da koca sofrada tek başına oturmaya.
Sevincini üzüntüsünü kalbini kimseyle paylaşamamaya alışır mı? Bu soruyu 2 senedir kendime her dakika her saniye soruyordum .

ALIŞIYOR yani alışmak zorunda kalıyor insan o boşluk hiç bir zaman dolmuyor ama dolmuş gibi rol yapmayı öğreniyor insan öğrenmek zorunda kalıyor çünkü lanet olasıca dünya dönmeye devam ediyor hiç kimsenin hiç birşey umrunda olmuyor. Ve sen alışıyosun zorunda kalıyorsun

Annem ve babam öldükten sonra halamlar beni sahiplendi her daim yanımda oldular beni sahipsiz kimsesiz bırakmadılar o seneler piskolojik destek aldım çünkü annem ve babamın gözümün önünde tırın altında kalması şu yaşımda bile kandırabileceğim   birsey değilken  o yaşlarımda hayatımın sonu gibiydi. Daha sonra okuluma devam ettim etmeye çalıştım ama bu sefer başka bi amaç için okuyacaktım umut olmak için mutlu etmek için...

Kazadan sonra hastanede doktorlara o kadar yalvarmistimki annem ve babami kurtarmaları için o an aileme yardım etmeyi ve onları kurtarmayı o kadar çok istedimki  ama elimde  bir şey gelmedi

Daha sonra doktor olmaya karar verdim insanlara umut olmayı yüzlerindeki tebessüm olmayı istedim evet annemler avukat olmamı istiyorlardı ama ilk defa kendim için birşey yapmak istedim tabi kendimi kandırıyordum evet doktor olmayı çok seviyorum başka bir şekilde kendimi düşünemezdim ama yine başkalarını düşünerek bu yola adım atmıştım..
Kimsenin zamanindan önce  ölmesini istemediğimden hicbir çocuğun anneniz babasız kalmasını istemediğimden hergun çalıştım  kafami kitaplardan kaldırmadım çünkü kendi seneryomu yazmıştım  ve bunu layığıyla yerine getirmem gerekiyordu ve bu benim kendi hayatımdaki ilk seneryomdu ve başarmak zorundaydım

Basardimda cerrahlık yapıyorum ve annem ve babamı insanların tebessümünde buluyorum .

Şuan berna ile birlikte beraber yaşıyoruz halamlardan 4 sene önce ayrıldım tabi sadece evlerimizi ayirdik hala onlar benim herşeyim. Bena ile staja başladığım senelere tanismitim geçen seneler bizi birbirimize daha çok bağladı kız kardeşim oldu sığınacak  limanın oldu daha sonra beraber yaşamaya karar verdik ve 4 senedir beraber yaşıyoruz. 

Sabah basimda öten bi horoz sesiyle uyandım berna beni uyandırmak için bu çirkin melodiyi kullanırdı  hep .

"Uff berna ya sabah sabah bugün izinliyim kızım ben ya"
"Işte tamda bu yuzden uyandırıyorum seni canselcim. Hadi kalk ya ne uyudun birazda biz kendimize  vakit ayıralım alışverişe fln gidelim artık ev hastane hastane ev içimiz çürüdü bak "
Berna okadar hakliydıki ikimizde hastalarla uğraşıyorduk hep artık hastanede yatıp kalkmaya baslicaktik. Dışarı çıkanın güzel bir fikir olduna karar verdim ve bana bilmiş bilmiş bakan berna hanıma
"tamam haklısın hazırlanıp gidelim"
"Bana bilmediğim bişey söyle cansel ben  herzaman haklıyım "diyerek güldü evet çoğu konuda ,yani tamam  kabul herzaman bir şekilde haklı çıkmayı başardı bu kız. Bunu nasıl beceriyor bilmiyorum ve bu konu üzerinde hala oturup kafa yoruyorum Ben kafamda bunları sorgularken
"Hey hadi tamam hadi kahvaltı  hazır çabuk aşağı zamanınızı pinekleyerek gecirme"dedi beraber aşağı inip kahvaltımızı yaptık. bernanin yemekleri okadar lezzetliydiki aynı anneminkine benziyorlardı ve bu benim berna ya olan hayranligima hayranlık katıyordu. Kahvaltı ettikten sonra hazırlanıp avmye gittik  berna deli gibi bi oyana saldırıyordu bi buyana artık okadar çok mağazaya girdikki 11 den sonrasını bende saymayı bıraktım. Hele şükür alışverişi bitirmistik ve karnımız zil çalmaya başlamıştı berna da benim gibiydi ve yemek yemeyi çok severdi bu bizim sevdiğimiz en güzel aktivite ve hep böyle kalacak gibi gözüküyor bernayla o kadar ortak noktamız varki bu sayede birbirimize kanımız ısındı ve artık ayrılmaz bir ikili olduk..
Tabiki de hamburgerciye gittim ve büyük boy birer hamburger gömduk şu yemeğin verdiği mutluluğu çoğu insan bana vermiyor giden. Yemeğimizi yerken  berna yine başladı tabi
"Cansel şu garson cocuk çok yakışıklı degilmi ya bundan sonra sabah akşam yemeğe burayami gelsem hem gözüm doyar hem karnım "dedi ve kıkırdamaya başladı bu kızın bu halleri beni gülme ķrizlerine sokuyordu
"evet bernacim gel tabi artık 100 kilo olursun" yüzünü birden buruşturup
" evet ya haklısın ama dur bi saniye ben 100 kilo olsam bile taş gibi kızım " dedi bend e gülerek
"evet valla kaya gibi kız olursun" dedim ikimizde gülmeye başladık. Daha sonra gitmek için kalktık avm içinde yürürken önümüzde küçük bi çocuk bayıldı poşetleri bırakıp hemen çocuğun yanına koştum bilinci yerinde değildi nefes alıp vermesinde düzensizlik vardı ve kesik kesik nefes alıyordu hemn hastaneye gitmeniz lazımdı ve yere dustugunde başını yere sert çarpmış olmalıki yarasi vardı ve kanıyordu berna başımızdaki insanları uzaklaştırmaya çalıyordu ve bir yandan ambulansı arıyordu.
"Teyzecim doktor o merak etmeyin ama uzaklasin  biraz
Yardim etmemize Engel oluyorsunuz  " berna insanlarla uraşırken ben çocuğa elimden geldiği kadar mudaele ettim ve ambulansın hemen gelmesi gerekiyordu o sırada bi adam umut diye bağırarak yanımıza doğru koşmaya başladı beyfendi sakın olurmusunuz kıpırdatmayın çocuğu lütfen doktorsuz biz sakın olun berna adamı sakinleştirmeye çalışıyordu o sıra ambulans geldi ve hastaneye gittik 

Adının umut olduğunu öğrendiğim küçük çocuk mudaelelrden sonra iyidi astımı vardı ve koşmaması anı haraketler yapmaması lazımdı kafasında ciddi birşey yoktu allahtan pansuman yaptık sadece o mışıl mışıl uyurken babası olarak tahmin ettiğim kişi yanıma geldi " oğlunuzun durumu gayet iyi astımı var ve dikkat etmesi gerek kafasını çarptığı için kendine gelemedi fakat merak etmeyin ciddi bir yaralanma yok " dedim adını bilmediğim adam "babası değilim meraba ben emir umut un dayisiyim  "
"Menün oldum bende doktor  cansel" dedim ve el sıkıştık bana garip garip bakıyordu ve bende yapması gerekenleri söyleyemeye devam ettim "hersey  teşekürler ederim doktor hanım gorusuruz " dedi ve gitti bu adam bi garipti....

You've reached the end of published parts.

⏰ Last updated: Feb 14, 2020 ⏰

Add this story to your Library to get notified about new parts!

MUTLU Olmak YeterStories to obsess over. Discover now