1. Bölüm: Sen Bittin

38 3 13
                                        

Sabah güneş ışıklarının gözüme gelmesiyle kafamı yorganın altına soktum. Hangi akılla okuldan önceki gün sabaha kadar dizi izlemiştim ki. Ve şimdi 1 saatlik uykuyla okula gidecektim. 3 aylık mükemmel özgürlüğüm son buluyordu.
Hemen kalkıp yüzümü yıkadım. Sonra odama geçip okul gömleğim ve eteğimi giydim. Diz altı uzun çoraplarımı da giydim ve ayakkabılarımı giydim. Açık kahve saçlarımı iyice taradım. Kirpiklerime biraz rimel sürüp dudak nemlendiricimi sürdüm. Aynanın karşısına geçip kendime baktım.
Ortalama bir boyum ve epey zayıf bir vücudum vardı. Vücudumda en sevdiğim özelliğim ise kesinlikle mavi olan gözlerimdi. Biraz daha kendimi süzüp sonra çantamı da kapıp odadan çıktım.
Annem büyük ihtimal yine mesaiye kalmıştı. Kardeşim Emir ise hala uyuyor olmalıydı. Okulu benimkinden sonda başlıyordu. Mutfağa geçip bir kase mısır gevreği yiyip evden çıktım.

Hava tahmin ettiğimden daha soğuktu. İçimden ceketimi almadığım için küfür ettim ve yürümeye devam ettim. Bugün okulun ilk günüydü fakat bende tek bir heyecan belirtisi yoktu çünkü okulu sevmiyordum. Kulaklığımı çantamın kenarından alıp ucunu telefonuma taktım. Kulaklığı kulağıma taktıktan sonra en sevdiğim şarkı olan Be My Bad Boy'u açtım ve şarkıya mırıldanarak eşik etmeye başladım. Şarkı dinlemek okul yolunu biraz olsun güzelleştirmişti. Keyfim gayet yerindeyken yanımdan hızla geçen araba ile üstüme su sıçraması bir oldu.

♠️

İlk günden bu kadar kötü bir başlangıç yapamazdım. Eve tekrar dönüp duşa girmiş ve hazırlanmıştım. Ve şuan okula var gücümle koşuyordum çünkü zaten oldukça geç kalmıştım. Tam okula girmiştim ki müdür yardımcısı karşıma çıkmıştı. Onu birkaç kelimeyle atlattıktan sonra sınıfa doğru koştum. Ders edebiyattı büyük ihtimal ders başlamamıştı. Hocadan özür dileyerek sınıfa girdim ve en yakın arkadaşım olan Almila'ya el sallayıp yanına oturdum. Boynuma aşırı şekilde sarılınca bir an beyin sarsıntısı yaşadım.
"Napıyosun Almila kafam koptu." diye çemkirdim.
"Kötüye bişey olmaz." diyerek sırıttı.
"Kitiye bişiy ilmiz ehehe" diyerek taklidini yaptım. Gıcık şey!
"Ee naptın tatilde? Hiç buluşamadık." diye sordu.
"Tüm günüm yatarak geçti hiç dışarı çıkmak istemedim." dedim.
Benim yerime Almila oldukça gezmişti ve bana herşeyi uzun uzun anlatıyordu. Bana en son edindiği yaz aşkından bahsederken uykunun beni yavaşça ele geçirdiğini hissettim.

♠️

Öğle arasının habercisi olan zil sesi kulaklarıma dolduğunda kafamı sıradan kaldırdım. Sırada geriye yaslanıp gerindikten sonra, saçımı birkaç el hareketi ile düzelttim ve ayağa kalktım. Almila çoktan yemekhaneye inmiş olmalıydı, beni beklememesine sinir olduğumu bilmesine rağmen.
Yemekhaneye inip sıraya girdim ve elimde tepsiyle yemekhanenin ortasında gıcık arkadaşımı aradım. Gözlerimle adeta yemekhanenin röntgenini çekmiştim fakat Almila yoktu. Oflayarak boş bir masaya geçtiğimde görüş açıma el ele bana doğru gelen bir çift girdi. Tanrım, yanlış görüyor olmalıydım... Almila ve sevgilisiydi bu!
İkisi de karşıma oturunca sorgulayan bakışlarım Almila'ya döndü. O da bakışlarımı anlamış olmalı ki konuşmaya başladı.
"Arya bu erkek arkadaşım Berk. Hani sana anlatmıştım ya bizim yazlıktan. Bizim okula naklini aldırmış artık bizim sınıfta!" dedi ve sevgilisine sarıldı. Berk kumral saçlı ve ela gözlü uzun boylu bir çocuktu. Oldukça içten duruyordu.
Sonra Berk'e dönüp "Berk bu da en yakın arkadaşım Arya şuan böyle soğuk durduğuna bakma aslında çok eğlencelidir." dedi.
Berk'e ufak bir gülümseme gönderip elimi uzattım "Selam Berk! Bu cadıyı sevgili seçip hayatının hatasını yaptın yolun açık olsun dostum!" dedim.
Almila bana sinirli bakışlar gönderirken Berk dediğime gülmüş ve elimi sıkarken "Ben onu tüm herşeyiyle seviyorum." diyerek Almila'ya sevgi dolu bir bakış göndermişti.

♠️

Öğle yemeğimi Almila ve Berk'le sohbet ederek bitirmiştim. Berk cidden oldukça cana yakın bir çocuktu ve Almila'yla yakışıyorlardı.
Şimdi ise okuldan çıkmış eve doğru yürüyordum. Kulaklığımda son ses rock bir parça çalıyordu ve kendimi iyice şarkıya kaptırmıştım. Yolun karşısına geçmek için yola fırladığımda ani bir fren sesi ve kalçamda bir ağrıyla neye uğradığımı şaşırdım.

♠️

Kendime geldiğimde dibimde siyah bir Range Rover dibimde duruyordu. Büyük ihtimal bana çarpan araç buydu.
Kafamı kaldırdığımda bana bakan bir çift koyu kahve göz gördüm ve boğulduğumu hissettim. Bana öyle soğuk bakıyordu ki bi an ne yapacağımı bilemedim. Koyu kahve saçlı ve oldukça uzun boylu bir çocuktu. Yüzündeki kirli sakallar onu aşırı çekici gösteriyordu.
Bana soğuk bir şekilde "İyi misin?" diye sordu. Ama bu soru içtenlikten o kadar uzaktı ki sormak için sorduğunu anlamıştım. Ama sesi oldukça çekici ve boğuktu.
"Mükemmelim bir manyağın teki bana arabayla vurdu. Aşırı iyiyim. Ben de bi süredir diyorum biri bana arabayla bi çarpsa da kendime gelsem!" diye çemkirdim.
"Yalnız sen benim yoluma atladın." dedi rahatsız olmuş bir sesle.
Belki bi miktar haklı olabilirdi ama altta kalamazdım. "Olabilir. Bu senin bana çarpmış olduğun gerçeğini değiştirmez!" diye cırladım.
"Çattık yaa!" diyerek gerindi.
Aslında kalçam pek ağrımıyordu ama birazcık oyundan kimseye zarar gelmezdi.
"Off!" diyerek yüzümü buruşturdum.
Telefonuna baktı ve cebinden 3 tane 200'lük çıkardı ve eğilerek bana uzattı.
"Bu yeterli mi?" Kan beynime sıçramıştı ne hakla bana para uzatırdı o kimdi!
"Sen kimsin de bana para uzatıyosun ya! Senin yardımına ihtiyacım varmış gibi bi halim mi var!" dedim ve ona tokadı yapıştırdım.
Yüzü bi anda değişti ve hayatımda gördüğüm en korkunç yüz halini aldı. Ve üstüme yürümeye başladı. Üstüme çıktı ve bana iyice yaklaştı.
"Sen bittin."

Naabot mo na ang dulo ng mga na-publish na parte.

⏰ Huling update: Feb 14, 2020 ⏰

Idagdag ang kuwentong ito sa iyong Library para ma-notify tungkol sa mga bagong parte!

ACI AŞKTahanan ng mga kuwento. Tumuklas ngayon