MÜRAİ
07.02.2020
Buraya tarih ve saat bırakmanızı rica ediyorum
Namütenahi bir gecenin karanlık gökyüzünde dalgalanan ay parlaklığını tüm şehre yansıtıyordu. Dışarıda soğuk bir ayaz hüküm sürüyor rüzgar ılgıt ılgıt eserken kulaklara fısıldıyordu.
Şehirden pekte uzak olmayan bir evin içerisindeki loş ışıklı odada üç kişi vardı. İki erkek kardeş odadaki büyük koltukta oturan ve korku içinde onlara bakan kızı seyrediyor ara ara birbirlerine bakıp ne yapacaklarını tartışıyorlardı.
Genç kız oturduğu kanepede ellerini kucağında birleştirmiş başına geleceklerden habersiz bir şekilde onu kaçıran iki adama bakıyordu. Onu neden kaçırdıklarını bilmiyordu. Babasının ve abilerinin onu bir an önce bulmaları için içten içe yalvarıyordu Allah'a.
"Ne yapacağız şimdi abi?" diye sordu Adnan Bey abisi Erdem Beye bakarak. Ne yapacakları hakkında en ufak bir fikirleri dahi yoktu. Daha bir kaç saat öncesine kadar kızı evden almışlar ve bu iki katlı taş eve getirmişlerdi. "Bilmiyorum Adnan. Bir yerde büyük yanlış yaptık. Kızı hiç kaçırmamalıydık."
"Bu işe kalkıştık bir kere ve bu kızın babasının sana ne yaptığını unutma abi" diyen Adnan beyin sesi kendinden emin bir biçimde çıkıyordu. Bir adım atmışlardı fakat Erdem beyin korkusu ileri gitmelerine müsaade etmiyordu. Karşılarında tir tir titreyen kızın babası ne yapmıştı ki böyle bir işe kalkışmışlardı. Akla mugayir düşüncelere kapılmış şeytan kulaklarına kötülük fısıldadığında tuzağa düşmüşlerdi.
"Ne istiyorsunuz benden? Allah aşkına bırakın gideyim. Hem babam o kadar kötü biri mi? Size ne yaptı?" diyen genç kızın gözlerinden yaş eksik olmuyordu, sesi ağlak ve kısık çıkmıştı. "Kızım korkma sana kötü bir şey yapmayacağız"Adnan bey karşısındaki kızı yatıştırmaya çalışıyordu fakat kız onlardan hâlâ korkuyordu. Kim kendisini kaçıranlardan kormaz ki? Kim bilir ona ne yapacaklardı.
"Abi bırakalım gitsin onun bir suçu yok. Hem baksana çok korkmuş kızcağız" Adnan beyin abisini ikna etme çabaları tevekkeliydi. Erdem bey ona yapılan büyük haksızlığın bedelini sormak istiyordu. Adnan bey ise yaptıkları yanlışın eşiğinden dönmeye çalışırken abisinin daha da kızdığının farkına varmıyordu.
"Adnan, sen az önce demedin mi bu kızın babasının yaptıklarını unuttun mu diye? Şimdi ne diye beni vazgeçirmeye çalışıyorsun." Erdem beyin sesi ayyuka çıkmıştı. "Evet ama çözüm bu değil" dedi Adnan bey ve abisinin yanına yaklaşarak fısıltılı bir sesle konuştu.
"Çözüm bu genç kızın canına kıymak değil. Hiç kimse başkasının hatasına canını vermek mecburiyetinde değil" Adnan bey ne kadar haklı olsa da Erdem bey baş koymuştu bu yola bir kere. Onun hayatını yerle bir eden adamın kızını ,Nevzat Şahmaran'ın en gözde çocuğunu elinden alacak ve ona en büyük acıyı tattıracaktı.
Açelya tedirginliğin zuhur ettiği bedeni ile koltukta oturmuş beklemekten başka bir şey yapamıyordu. Ne yapabilirdi ki? Adnan bey ve Erdem bey Açelya'nın yanına geldi. O sırada Açelya hemen ayağa kalktı.
"Ne yapacaksınız bana? Öldürecek misiniz?" Açelya çok korkuyordu. Nerede kalmıştı babası? Ya abileri? Neden gelmiyorlardı? Genç kız bir an buradan kurtulamayacağını sanıp yeniden ağlamaya başlayacaktı.
"Korkma kızım" diye tekrar etti Adnan bey. Onu da evde bekleyen ve onu çok seven bir karısı ve dünyalar güzeli bir kızı vardı. Şu anda karşısında duran kıza baktıkça kendi kızı aklına geliyordu.
YOU ARE READING
MÜRAİ | TAMAMLANDI
Romanceİntikam hiç bu denli aşka susamamıştı! Öyle ki son damlasına kadar tüketti aşkı... Yaralı bir mazinin kanlı parmakları körpe bir yüreğe dokunduğunda ansızın düştü kalbe sevda.Issız bir geceye hapsolmuş çığlıkların şahit olduğu acımasız bir tuzakta m...
