CEYMİ
Bilemiyorum belki 8 yıl veya daha fazlası ceymi ile geçirdiğimiz uzun gibi görünen bir zaman.
Kumral tenli, gözleri büyük ve hafif çekik, burnu ile ilgili herhangi bir çerez çeşidi ile örnek veremiyeceğim fındık burunmuş peh! kuru yemişcideki tüm çerezler onun burnunu anlatacak kadar güzel değil.
Yanlış izlenim vermek istemem burun fetişim yok sadece onu birşeyle kıyaslayamadığımdan.
Mimikleri sanki organize olmuş bir orkestra gibi, bana baktığında yüzünden düşen o notalar boşa gitmesin diğe dudaklarımı yanaklarında bulundurmak istiyorum.
Zaten Benim nota bilgim do re mi ama ceymi ötesi yok bende onda takılı kaldığım gibi ona benzeyen herşeyde takılı kalmışım galiba.
Onu yazmak istiyorum kendimi ona yazdığım gibi satır satır anlatmak istiyorum bazen kafamın içinde olduğu yeri bünyeme fazlamı geliyor onun bu bendeki yeri diğe Düşünmeden edemiyorum.
Ne demiştim 8 yıl çocukluktan başlayan bir süslü aşk hikayeleri gibi aslında bana göre sonunda daha az hüzün daha az acı çünkü biliyorum ki birgün bana pamuğu tıkayacakları güne kadar benle beraber olacağını.
Çok samimi olmadığımız karşı komşumuz televizyon sesi dışında pek bişeyini duymazdık ta zaten herne izliyorsa hep aynı programdı galiba sadece televizyondan gelen 3 2 1 sesi dikkatimi çekerdi.
Kışın ortaları okula gitmek için kapıyı açtım dışarı çıkıyorum üzerimdeki kıyafetlerini çokluğundan robot gibiyim hareket edemiyorum botlarımı bağlamak için eğildiğimde ilk defa onu görmüştüm ceymii ! Eğildiğim şekilde yüzüne bakakaldım bi anda dünyam tersine döndü sandım ki annem hadi oğlum oyalanma diğene kadar karşı komşumuzla beraber onun evine giriyordu suratsız kadın bir merhabayı bile esirgerdi hep.
Bi anda yıldırım aşkı gibi birşey oldu diyemem ama farklı birşeyler vardı bundan eminim veya bana çarpan yıldırım o kadar büyük değil gün geçtikçe artacaktı.
Okuldan döndüm eve girerken yine aynı ses geldi kulağıma tv deki programdan 3 2 1 alışmıştım zaten suratsız kadın aynı programı izliyordu.
Peki ya bugün gördüğüm o kız onun nesi oluyordu suratsız kadın tek yaşıyordu eşi veya çocuğu yoktu bir akrabasıydı galiba.
Apartmandan bir ses duyunca direk kapı deliğine koşuyordum bugün gördüğüm o şimşek tanrıçasının dışarı çıkmasını bekliyordum, evet ona bu ismi vermiştim, onun yanına gidip en azından bir merhaba demek istiyordum.
Beklediğim olmadı o gün gece boyunca onu düşünüp durdum bir plan yapmam lazımdı aslında boyumdan büyük işleri yapmayı severdim üstelik hiç merdiven kullanmadan.
Evimiz sobalıydı kaldığım oda oldukça soğuktu sabahları kalkmak istemiyordum burnum her uyandığımda buz gibi oluyordu o sabah içimdeki heyecan belkide beni ısıtmıştı bilemiyorum ağzımdan çıkan buhar ile yataktan kalktım annem sobayı yakmış kahvaltıyı hazırlamıştı bile elimi yüzümü yıkadım sobanın yanına geldim ısınıyordum yüzümden düşen su damlaları sobaya değip yok oluyordu onu sesiyle beraber halıdaki desenlere dalıp gitmiştim ki annem seslenene kadar mis gibi sıcak süt bardağı alıp burnuma doğru yaklaştırdım kokusunu sevdiğimden değil buz tutan burnum sadece biraz daha ısınsın diğe dünden beri sadece o anlık ceymi aklımdan çıkmıştı hızlıca kahvaltımı edip evden çıktım galiba dün gece düşündüğüm şeyi yapmalıydım suratsız kadının arabasının tekerini patlatıp bunu başkası yapmış gibi ona haber vermek belki o kıza bir merhaba diğebilirdim.
Tabikide yapmadım olay ortaya çıkarsa annemin bunu ödeyeceği parası olup olmadığını düşünüp vazgeçtim.
Hayat galiba en büyük hamlesini bana çok önceden oynamış.
Okuldan döndüm sabah olduğu kadar aklımda değildi o kız bilmiyorum ama hala onla tanışmayı çok istiyordum sobanın kenarına geçmiştim annemin hazırladığı yemeği yiyordum, ve dünyadaki en samimi ve içten hassiktirini çektim içimden daha önce çekilmiş hassiktirlerden daha farklıydı eminim. evet ne düşündüğünüzü biliyorum senaryo sizinde kafanızda canlandı o kız kapıyı açmış bana bakıyor diğe düşündünüz değilmi?
Tabikide öyle oldu bu benim hayat hikayem, öyle olmasında ne olsun istiyorsunuz.
