Yağan yağmura aldırmadan çamura bata çıka koşuyordum .Gözlerimden akan yaşlar görüş açımı iyice bozarken kendimi onun arabasının önüne attım.Anıl'ın..Beni burda böylece bırakıp gidemezdi.Beni böyle terk edemezdi.Üstelik sebebi bile yokken.
Anıl hızlıca arabasının kapısını açıp dışarı çıktı ancak bana doğru bir adımda bulunmadı.Harap olmuş halimi buğulu gözlerle izliyordu.Aynı zamanda da telaşlıydı.Gözlerinin en dibine baka baka bağırarak"Gitme Anıl"dedim.Ağlamam iyice şiddetlenirken Anıl arabanın önünden çekilmemi söyledi.
-Neden,neden gidiyorsun?Yalnış bir sey mi yaptım?
-Seninle alakalı değil Elisa çık arabanın önünden.
"O zamam neden gidiyorsun?" dememe bile tam izin vermeden sozlerine devam etti.
-Başka birisi var ve onunda şuan bana ihtiyacı var işleri zorlaştırma seni alması için birini yollayacağım,dedi.
Eğer başka birisi varsa neden bunları söylerken ağlıyordu?Sesi boğuktu?Daha da diyecek bir sözüm yoktu.Arabanın önünden çekilip asfaltın kenarına gittim.Oda daha fazla durmadan gitti.Dizlerimin üzerine hızla çöktüğümde diz kapaklarımı taşların yardığını biliyordum.Mutlu bir şekilde geldiğimiz evimize baktım.Birkaç günlüğüne kafa dağıtmak için gelmiştik.Oysa şimdi ne bir dağıtalacak kafam vardı nede ortada biz diye bir şey.Orada hızımı kesmeden ne kadar ağladım bilmiyordum ama gözümün önünde flaş patlatılmışcasına bir acıyla araba farını gördüğüme vucuduma işlev olarak bir harekette bulunmadım ancak araba tam yanımda durmuştu.İçinden telaşla inen 18'li yaşlarında bir kız gelip hemen yanıma çöktü.
"İyi misiniz?" diye bir soru yöneltsede ona bir cevapta bulunmadım.Bana telaşlı gözlerle bakan kız yavaşca beni doğrultmaya,ayağa kaldırmaya çalıştı."Sizin dışınızda birisi var mı?Kötü bir olay mı yaşandı?Bakın bana güvenebilirsiniz"diye daha birçok şey sıraladığında hepsine yanıt olması amacıyla kafamı sağa sola hayır anlamında salladım.
"O zaman bu soğuk havada burada ne işiniz var?Hemde bu halde.Yardıma mı ihtiyacınız var" dediğinde tekrar kafamı hayır manasında salladım.Arabanın diger yanından bir adam indiğinde bana doğru yaklaşıp"Eviniz şurasıysa sizi evinize götürelim.Yalnız mısınız?"dediğinde yerden yüzümü kaldırıp ona baktım ve evet dedim.Yüzüne vuran ay ışığıyla yanaklarının göçüklüğü iyice belli olan adamla kısa bir bakışma yaşadıktan sonra gözümü tekrar kıza cevirdim.Kız"Eger yalnızsanız bu dağ başında tek başınıza kalmayın bu gece misafirimiz olun yarın gidersiniz"dediğinde hayır desemde bu havada böyle bir yerde yalnız kalamayacağımı biliyordum.Oda sandığımın aksine beni ikna etmek için uğraşınca havanın soğuğunda iyice bastırması kabul etmemi sağlamıstı.
Bu insanlara neden güvenip arabalarına biniyordum bilmiyordum onların bu dağ başında ne işleri vardı bilmiyordum ama arabaya binince vucudumu saran sıcağa asla hayır diyemezdim.Sıcakla gevşeyen ellerimi kanayan dizlerime koydum ve camdan dışarısını seyretmeye başladım.Kar yağmaya başlamıştı.Aglamamda kesilmişti.Gözlerimin yorgunluguna daha fazla dayanamadım ve uykuya teslim oldum...
Evet,ilk bölümümüz hayırlı olsuuun!!!Buraya başlama tarihinizi atın bakalım.Benimki 27 Ocak 2020
YOU ARE READING
Karların İçerisinde
ChickLitSevgilisiyle tatile çıkmış ancak daha ilk gecesinden terk edilmiş bir kız Kız kardeşiyle dağ evine giden ancak giderken yağmurlu havada yol kenara çökmüş ağlayan bır kız görürse ne olur? Bu karşılaşmaları kader miydi yoksa tesadüf müydü?Peki hayat o...
