Kalp kırıklığı

33K 169 11
                                        

Bölümler düzenlenmiştir.

Yüzme öğretmenimin odasına ilerledim ve kapıyı tıklatıp açtım.

" Hocam ben- "
Gördüğüm şey beni şoka uğratmıştı. Bir kaç saniye konuşamadım.
" Eren? "
Sinirle kapıyı çarptım ve sınıfıma çıktım.
Montumla sırt çantamı aldıktan sonra arkadaşlarımın sorularına aldırmadan
okuldan çıktım.

Elimi kaldırıp bir taksiyi durdurdum ve hemen arabaya bindim.
Eve geldiğimde çantamla montumu yere atıp banyoya koştum ve üzerimdekileri çıkarıp duşa girdim.

Üzgün değildim. Hem de hiç. Ama kızgındım. Erkek arkadaşım beni bir sürtükle aldatmıştı. Nasıl kızgın olmazdım?

Yaklaşık bir saat suyun altında kaldıktan sonra banyodan çıkıp üzerime pijamalarımı giydim.
Düşündüğümden daha kötüydü.
Aldatılmak...
Hayatımda hiç bu kadar kötü hissettiğimi hatırlamıyordum.

Yatağıma yatıp yorganı üzerime çektim ve uyuyana kadar hiçbir şeyi düşünmemeye çalıştım.
***
Sabah uyandığımda saat altıya geliyordu.
Dün çok erken uyuduğum için bu kadar erken kalkmış olmalıydım.

Salona gidip televizyonu açtım ve kanallara bakındım. İzleyebileceğim hiçbir şey yoktu.
Tekrar odama gidip kitabımı aldım ve yatağa uzanıp okumaya başladım.
***
Telefonumun alarmı çaldığında yataktan kalktım ve formamı üzerime geçirip mutfağa indim. Annemle babam hala uyuyorlardı. Buzdolabından bir şeyler çıkarıp yedikten sonra dişlerimi fırçaladım ve evden çıktım.

Okul bahçesinden içeri girdiğimde Eren hemen yanıma geldi.
Sanırım beni bekliyordu.
Ona bakmadan okul binasına yürüdüm ama önümü kesip geçmeme izin vermedi.
" Deniz konuşalım. "
" Bak Eren, beni istemiyorsun, ben de artık seni istemiyorum. Yani konuşulacak bir şey yok. " Kafasını iki yana salladığında nefesimi bıkkınlıkla dışarı üfledim.
" Ne istiyorsun Eren? "
" Sadece seni istiyorum, Deniz. "
" Eren, bitti. "
Geçmeye çalıştığımda izin vermedi.
Tam konuşacağı sırada başka bir ses araya girdi.
" Bırak artık kızı. İstemiyor işte. "
Bu Utku'ydu. Eren'in en iyi arkadaşı.
Ona minnettar bir şekilde baktım. Fakat Eren hala inat ediyordu.
" Hayır, aramızdakini çözeceğiz. Çözmek zorundayız. Deniz, seni seviyorum. Hadi ama! "
Söylediği şeye sinirlendim.
" O zaman neden dilini Hilal'in ağzına soktun?.. Bırak beni, Eren. Senden nefret ediyorum. "
Tam yanından geçeceğim sırada Eren bileklerimden tutarak beni engelledi.
Fakat bu sadece iki saniye sürmüştü çünkü Utku dayanamayıp araya girmişti.
" Oğlum görmüyor musun kız rahatsız oluyor? "
" Eğer, " diye bağırdı Eren. " Bir daha işime karışırsan..."
Okulda Utku'nun sözü Eren'den daha çok geçerdi. Aslında bu okulda en çok Utku'nun sözü geçerdi. Onun söylediğinin üstüne kimse bir şey söylemezdi. Bu yüzden Eren'in söylediği onun gülmesine sebep oldu.
" Ne yaparsın? "
Eren bir şey söylemedi. Ben de bundan yararlanıp okula girdim ve sınıfıma çıktım.

Melis, Ada'yla sohbet ediyordu.
Yanlarına gittim.
Ada beni görünce gülümseyerek " Neyse, görüşürüz. " diye mırıldandı ve yanımızdan ayrıldı.
Melis'e, olanları kısaca anlattım.
Çok şaşırdı. " Benim tanıdığım Eren ve senin anlattığın Eren arasında dünyalar kadar fark var. " dedi kendi kendine. "O böyle biri değildi ki. "
" Demek ki yanlış biliyormuşuz. "
Başını sallayıp onayladı dediğimi. " Üzülme. Eninde sonunda birileri kalbini kıracaktı zaten. "
***
Herkes toparlanıp sınıftan çıkmıştı ve bir tek ben kalmıştım. Çantamı toplarken içeri Utku girdi.
" Deniz... " Bakışlarımı ona döndürdüm.
" Eren hakkında konuşmalıyız. "

Bana Fahişe Derler #Wattys2015Stories to obsess over. Discover now