Cennetle cehennem arasında bir tepe olduğunu söylerler; buraya Araf derler. Bir yanında cehennemin harlı ateş çukurları, bir yanında sonsuz güzellik.
Kayıp ruhların daimi sığınağı. Ölü bedenlerin tohumundan filizlenen sonsuz bekleyiş ağacı.
Her insanın merak ettiği bir şey vardır; ölümden sonra ruhumuza ne olacak?
İnanç sistemleri, dinler, kutsal kitaplar, efsaneler. Hepsinin buna bir cevabı vardır ama gerçek olan şudur ki bu, binlerce cevabı olup o cevapların her birinde şüphe barındıran ve sonu bir çıkmaz sokağa varan tek sorudur.
Benim arafımda bir yanımda gerçeklerden oluşan o cehennem çukuru, diğer yanımda ise yalanlarla büyüttüğüm yıllarım. Ben biliyordum ki cennet bir yalandı, bir illüzyon, her gece dinlediğim, harflerini yalanların oluşturduğu bir masal. Tatlı bir ölüm uykusu.
Benim yolum en başından belliydi, gerçeklerin ateşinde yanıp sonsuz azap çekeceğim o çukur benim yuvamdı.
Ve ölümüm o çukura açılan kapı.
O gece dolunay vardı, yıldızlar hiç olmadığı kadar parlaktı ve paramparça bir ruhun ağıdı tüm dünyada yankılandı.
YOU ARE READING
MAHFUZ
FantasyO gece dolunay vardı, yıldızlar hiç olmadığı kadar parlaktı ve gökyüzü kendine ait olanı almak için hazırdı. Soğuk bir rüzgar esti. Esen rüzgar bir defterin sayfalarını havalandırdı, sayfalar birbiri ardına çevrildi ve rüzgar aniden dindi. Yağmur d...
