Hikayeye tanıtım amaçlı olarak 6. bölüm tavsiye edilir.
--------------------------------------
"Lanet olsun, hemen arkamızdalar Will, biraz daha hızlı sür!"
Duyduğum son şey buydu. Kazadan önce sadece bunu ve arkamızdaki arabalardan gelen siren seslerini duydum. Şimdi ise sadece içinde küçük ve rahatsız bir sandalyeye bağlanmış olduğum büyük bir kutunun, pardon, odanın dışından gelen soruları duyuyordum. Buraya neden düştüğümüz ise gayet basitti... "Eğer bize yardımcı olmazsanız güvenliğinizi garanti edemeyiz, lütfen her şeyi baştan anlatın."
Önemsiz kişilerin önemsiz sorularını cevaplamak için bizi buraya tıktılar, sonu olmayan o gereksiz sorularını yanıtlamamız için.
Bir anda başımdan aşağı tekrar bir kova dolusu soğuk su döktüler. "Bu son şansınız." Madem her şeyi baştan duymak istiyorlar, o zaman her şeyi baştan anlatayım, en başından.
"Soğuk bir kış gecesiydi, birkaç dostla dışarıda gezerken yakınlarda, aniden yeşil bir ışığın parladığını gördük ve gece gece yapacak daha iyi bir şey bulamayacağımız için bir sürü geri zekalı gibi hemen olay yerine gittik." Hemen geçmiş anılarıma dalmıştım, konuşmayı bıraktığımı bana seslendiklerinde anladım. "Kusura bakmayın, dalmışım." Ukalaların sıkça yaptığı, ağzı açmadan sadece burundan hava vererek "hmff" gibi bir ses çıkardım ve karşılık olarak tekrar soğuk suyun gazabıyla karşılaştım. "Oraya vardığımızda büyük bir kapı gibi açılmış, dışı yeşil içi ise asla unutamayacağım parlak bir siyah olan bir varlık gördük, bu olaydan önce biraz hafif içecekler içmiştik ve başta bu kapının sadece aklımızın bize oynadığı iğrenç bir şaka olduğunu sanmıştık ama sonra içinden çıkan o korkunç şeyleri gördük ve her mantıklı insanın yapacağı gibi kaçmaya başladık fakat, sürpriz, başaramadık, arkadaşlarımdan biri yere yığıldı, sırtından akan kan, o zamana kadar gördüğüm kan miktarının beş katı olabilirdi. Arkadaşlarımın hepsi birer birer düştü, ıssız bir sokağın ortasında, gecenin bir vakti, değersiz bir paçavra gibi öleceğimi sanıyordum ama sonra, tekrar sürpriz, ölmedim. Uyandığımda olay yerinden uzakta, evimin yakınlarındaydım ve en önemlisi, hayatta ve sağlıklıydım." Şimdiden yorulmaya başlamıştım, hem o kötü günü hatırlamaktan hem de bu odada rahatsız ve uykusuz geçirdiğim sayısız günlerin üstümdeki etkisinden dolayı yorgun düşmüştüm ama dünyanın soğuk su kaynağını sadece benim üstümden boşaltarak bitirmelerini istemediğim için konuşmaya devam etmek zorundaydım. "Birkaç hafta hiçbir sorun olmadan geçti ama bir ya da iki ay sonra içimde bir ses duymaya başladım, beni bazı şeylere karşı uyaran ya da hiç düşünmediğim bir zamanda konuşmaya başlayan bir ses, çıldırdığımı düşündüm, arkadaşlarımın kaybı beni çok etkilememişti ve zamanında bunu nedense bir sorun olarak görmemiştim ama şimdi anlıyorum ki her şey o ses yüzündendi. Bana yardımcı oluyordu ve genelde dedikleri doğru çıktığından pek derine inmek istemedim ve hayatıma devam ettim. Ta ki siz gelip beni zorla götürene kadar. İşte her şey o zaman başladı." Doğruydu, her şey gerçekten o zaman başlamıştı. "Umarım patlamış mısırlarınızı yanınızda getirdiniz çünkü bu gayet uzun bir yolculuk olacak ama önce lütfen bana yiyecek ve içecek bir şey getirin, boş karna hikaye anlatmaktan hiç hoşlanmam." Sakinliğim, onlara karşı elimde olan tek silahtı ve havalılığımı korumak istiyordum, daha yeni başlıyoruz...
------------------------------------------------------------------------------------------------
Yeni hikayemin ilk bölümünden anlaşılacağı gibi genellikle geriye dönüş tekniği hakim olacak ve yakında sadece karakter tanıtımından oluşan 2. Bölümü, siz tek okurumla paylaşacağım.
YOU ARE READING
Paranormali Normalleştirme Sanatı
ParanormalParanormal olaylarla ilgili makaleleriyle bilinen Jackson Karwood, gerçek dünya ile şimdiye kadar sadece kendisinin görebildiği "Hayaletler Dünyası" adını koyduğu ama onun dışında kimsenin o adı kullanmadığı başka bir evren arasındaki ince bağı kopa...
