"Bir kahve daha alır mıydınız?"
Saate bakıp garsona döndüm ve gülümsedim.
"Lütfen"
Aslında saati epey kaçırmıştım fakat bu bekleyiş kısaydı sadece buraya gelmeden işlerim uzun sürdüğü için kovalayamamıştım dakikaları.
Yan tarafımdaki dalgarını kontrol edemeyen denize baktım.
"Ecmel?"
Bu ses.. 15 yaşıma alıp götürdü başımı işte.
Tam 8 sene...
Yüzümdeki soğukkanlı ifademi bozmadan ayağa kalktım.
"Hoşgeldin"
Gözleri geçmişin kıyısı köşesi. Yaşını yıllarını alıp götürmüş işte yaşanılanlar lakin hala alıyordu simsiyah sonsuzluğu beni derinlerine.
"Efendim kahveniz, afiyet olsun"
Bakışlarımı esir olduğum yerden ayırıp etrafa bakındım.
"Oturalım mı?"
Başıyla onayladı. Kendi siparişini verince bakışları yine nihayetinde beni bulmuştu.
"Nasılsın Ecmel?"
İç çekip bakışlarımı kaçırdım ve sonsuz denize baktım.
"Bıraktığın gibi"
Şimdi denize bakma sırası ondaydı işte. Sessizlik alınca uzun bir süre bizi, konuşmak için ona döndüm fakat bileğindeki izi görünce sesimi çıkarmadan yutmuştum.
"Aklından geçenleri biliyorum"
Kaşlarımı çattım.
"Korkma Ecmel hayatını mahvetmeye gelmedim"
"Neden döndün o zaman?"
Sesimde bariz isyankarlık tonuna istemeden rastladım.
"Bilmediğin şeyler var"
"Artık beni hiç biri ilgilendirmiyor emin ol o geceden sonr-"
Sakın Ecmel dedim kendime. Sakın. Ağzını açmaya hakkın yok artık senin. Ne onun, ne de senin.
"Temizlendim Ecmel"
Alayla güldüm.
"Bunu benden uzakta başarmış olman ne güzel demek ki ben bulaştırıyorum herşeyden kurtarmak için seni kötülüğe ben bulandırıyorum"
Sustu. Onun için yaptıklarımı unutup sustu. Doğru ya bendim kötü.
"Değişmişsin" dedim.
Yüzünde belli belirsiz bir tebessüm yakalamıştım.
"Niye geldin?"
"Saçların, epey uzamış" dedi.
Kirpiklerimi kırpıştırdım.
"Niye geldin!?"
"O geceden sonra yani beni ihbar ettiğin gece buradan giderken sana hiç kin duymadım Ecmel"
Flashback
"Her şeyi ayarladım Ecmel gidebiliriz artık burada daha fazla kalmamıza gerek yok"
Dolan gözlerimin akmaması için savaş verirken çok geçti yanağımdan süzülenleri serçe parmağımla nazikçe sildim.
"Ben gelmiyorum Karan"
Duraksadı.
"Ne saçmalıyorsun?"
"Duydun işte gelmiyorum! Bitti bu gece sondu"
"Ne demek gelmiyorum Ecmel dalga mı geçiyorsun sen benimle?"
Burnumu çektim.
"Birazdan polisler gelicek ve seni alıcaklar"
Kaşlarını anlamazca çattı.
"Beni ihbar mı ettin yani?"
"Evet"
"Neden?"
Kızaran gözlerim kinle doldu nefretle baktım karşımdaki artık tanıyamadığım adama.
"Asıl sen! Neden bunu yaptın?"
Sustu.
"Hani bitmişti artık hani bırakmıştın hani kardeşimi kurtarıcaktın?"
"Doktorlar kanında uyuşturucuya rastlamış!"
"Ecmel bak bild-"
Kolumu çektim hızla.
"Sakın dokunma bana yalancısın sen yalancı"
Yanaklarımı sildim. Soğuk soğuk yere baktım.
"Meriç" sesimi kontrol etmeye çalışarak devam ettim.
"Meriç bu sabah altın vuruşla evinde ölü bulundu"
"Biliyorum"
Şaşkınlığımı gizleyemedim.
"Ve bana söylemedin"
"Söyleyemezdim elbette öğrenicektin zaten"
"Bitti"
"Ecmel yapma"
Siren seslerini duyduğumda başımı çevirdim. Döndüğümde Karan yoktu. Dizlerimi serbest bırakıp yere çöktüm ve ağlamaya başladım. Kaçmıştı işte. Ama gerçeklerden kaçamazdı, gerçekler kaçınılmazdı. Bir süre içinde büyür, şişer, patlardı.
Flashback son.
Karan'dan
Önümdeki denize baktım. Suyun masumluğuna. Tıpkı Ecmel gibi saf ve temizdi. Şu şu kadar temiz olsam. Tıpkı hatalarıma temiz sünger çekmiş gibi.
"Sen gittiğin o gece bittin benim için Karan"
"Sen de benim için Ecmel"
Bağladığım kolumun birini çıkarıp onu işaret ederek
"Sen de benim için aynı şekilde Ecmel"
"Niye geldin o zaman?"
"Baban-"
"Babam falan yok artık sayende tüm ailemi kaybettim"
"Haberi alınca cenazede seni uzaktan izliyordum zaten"
"Bunun için geldin yani?"
"Beni ihbar ettin o gece Ecmel, en güvendiğim sen beni sırtımdan bıçakladın"
"Bana bu hayatı zindan edip üstüne sözler verdin beni de kendini de koruyamadın!"
Sinirle nefes verip gözlerimi kapadım.
"İhanet, asla kaldıramayacağım bir şey bunu sende biliyorsun"
"Söylediğin yalanları da ben kaldıramamıştım"
"Şirketin yeni ortağı benim Ecmel, artık ortağın benim bunu söylemek için çağırdım zaten"
Şaşkınlıktan ağzı açık kalmış öylece bakıyordu.
"Bu yıl ki projelerde birlikte yer alacağız yarına imzalanılacak evraklar var bundan sonra ki hayatında alışsan iyi olur"
İşte şimdi başlıyordu zehir olacak dönemlerim işte şimdi.
"O deniz yıldızlarını sen bırakıyordun gittiğim yerlere biliyorum"
YOU ARE READING
Deniz Yıldızı
Romance"Sen bana büyük zararlar veriyorsun!" Karan, maddenin kendi bedenini kullandığı gibi, o da Ecmel'i kullanarak kalıyordu hayatta. Nefesini ondan alıyor, ona dokunduğunda hayatın içinde durup dinleniyordu. Bu küçük kız çocuğu koskoca adamı tutsak etmi...
