Bulaşık düşüncelerini yıkamaya çalışan kuruntulu Tasty, kafasındaki deterjanıyla zihnini ovalıyordu. Beyin kıvrımlarının her bir zerresini temizlemeye çalışırken kendini derin bir labirentin en kuytu köşesinde kaybolmuş gibi hissetti. İçinden kendisine "Acaba daha önce böyle bir hisse kapılmış mıydım?" diye sordu. Bu temizliği isteyerek mi yapıyordu? Nedense unutmuştu bu noktaya nasıl geldiğini. İçindeki garip sezgi bir şeylerin yolunda gitmediğini vurguluyordu. Bu sezgi bedenini öyle güçlü bir hissiyatla sarmaladı ki işlemi durdurabilmek adına bir an önce hareket etmesi kanaatine vardı. Ancak bir sorun vardı. Bu tür işlemleri durdurabilmek neredeyse olanaksızdı. Elbette birkaç istisnai durum söz konusuydu. Varlıklı bir tanıdığı devreye sokmak... Aklına ilk gelen isim çocukluk arkadaşı olan Vamos oldu. Vamos ile aralarındaki bağlar bir parça kopmuş olsa da sonuçta kendisi Heçavazos'un bugüne bugün en zenginiydi. Tasty'nin çağrısına duyarsız kalmadı. Anında işlemi yasal olmayan zenginlere özgü bir yolla durdurmayı başardı. Fakat aradan geçen yıllar Vamos'u çocukluk arkadaşı Tasty'nin en son onu tanıdığı halinden epey bir farklılaştırmıştı. Onu tüm mal varlığına rağmen tek bir kuruşun bile hesabını yapan klasik bir Heçavazos sosyetesine dönüştürmüştü zaman. Durdurma işlemini takip eden ilk hafta henüz geçmişti ki Tasty'nin teneke evinin önünde soluğu alıverdi. Kapıdan girer girmez ona doğru dönerek "Ee ne oldu bizim işlemin parası?" demesiyle Tasty'nin beti benzi attı. "Şey bilirsin ki ben borcumu ne yapar eder, öderim. Ama bir haftada bu kadar yüksek bir meblağı ödemeye imkanım yok."
"Onu parayı almadan önce söyleyecektin. Bu, beni ilgilendirmez. Yoksa seni yüksek mahkemeye şikayet etmemi mi istersin?" Vamos'un sesi tehditkardı. Gözleri neredeyse yuvalarından fırlayarak ona doğru bakan Tasty; "Aman ne olur kimseye bir şey söyleme. Söz en yakın sürede eline geçecek paranın tümü. Sadece hatırıma biraz zaman tanı." Çocukluk arkadaşı sanki daha önce onun hiç arkadaşı olmamışçasına bir ifadeyi takınarak Heçavazos sosyetesine has küçümseyici bakışlarından birini ona doğru fırlattı ve son sözünü söylemek üzere kapıya yöneldi. "Eğer bir ay içinde yatırmazsan parayı benimle değil, doğrudan yüksek mahkeme ile görüşürsün." Ardından Tasty'nin evinden hızlı adımlarla uzaklaştı. Vamos'un gidişiyle adeta nutku tutulan Tasty, salonun metalik duvarlarına bakakaldı. "Şimdi ne yapacağım ben?" diye içini kemiren soru işaretleriyle başbaşaydı. Yatak odasına gitti ve türlü düşüncelerle yatağına uzanıverdi. İşlem sırasında ters giden şeyi hatırlamaya çalıştı. Ancak bunu yapmak midesinde derin bir açlık hissetmesine sebep oldu. Hemen kalkıp mutfağa gitti ve iki kapsül tokluk hissi ilacı aldı. Artık daha rahat düşünebilir ve geldiği noktayı daha iyi bir şekilde sorgulayabilirdi. Ancak ne zaman ters giden şeyi hatırlamaya çalışsa vücudu kendisinin de anlayamadığı garip fizyolojik tepkiler veriyordu. Bu açlık öncesi bir de bağırsağıyla ilgili bir sorun yaşamıştı. Birden aklına geçenlerde bağırsaklar için ikinci bir beyin görevi gördükleriyle ilgili okuduğu yazı geldi. "Ne garip!" dedi "Aslında beynimden bağımsızlar hatta kendilerine ait sinir hücreleri bile var ama bir şekilde bu beyin yıkama işleminden etkilenmiş olmalılar. Hatta bağışıklık sistemimin bir tepkisi olmalı bu. Çünkü hatırladığım kadarıyla bağışıklık sistemimizin %70'ini oluşturuyorlar. Gerçekten de garip organ şu bağırsaklar." Bedenindeki bu ilginç tezahürlere tam olarak bir yanıt bulamasa da bağırsaklarla ilgili okuduğu bilgiler ışığında bir parça da olsa aydınlanmış sayılırdı. Yine de bu, endişelerinin tam anlamıyla geçtiği anlamına gelmiyordu. Son bir haftada yaşadığı olayları aklına getirince yoğun bir pişmanlık kapladı içini. Onu en çok üzen de bu duyguyu paylaşabileceği yakın birinin olmayışıydı. Tüm gece süresince düşündüğü bu olayları nihayetinde aklından süpürebildiğinde uykuya daldı. Sabaha karşı beyin kıvrımlarında kendisini dans ederken gördüğü o tuhaf rüya nedeniyle birden soluk soluğa uyandı. Yine iki saatten fazla uyuyamamıştı. Bu problemlerin üzerine binen Vamos ve Yüksek Mahkeme olayı onu huzursuzlaştırıyor, adeta onun elini kolunu bağlıyordu. Zor da olsa yataktan kalkmaya, hayata karışmaya ve çözüm yolları bulmaya karar verdi. Hemen kanepenin üzerine bıraktığı günlük robotik kıyafetlerini üzerine ve kara kaplı dikkat çekici kasketini de kafasına yerleştirdi. Böylelikle onu görenler yarım kalan beyin yıkamaişlemiyle ilgili sorularını hemen soramayacaklardı. Tasty ani bir sıçrayışla teneke evinin yağ birikintili bahçesinden uzaklaştı. Gideceği yeri o da bilmiyordu. Tek bildiği eskiden kendini güvenle emanet edebileceği çocukluk arkadaşının onu soktuğu içler acısı bir halde olduğuydu. "Nasıl bu kadar dostunun dahi gözünün yaşına bakmayan zalim birine dönüşüvermişti?" diye geçirdi içinden. Bu düşüncelerle sıçrayışlarını tüm sürat sürdürürken Vamos ile ortak arkadaşları olan Serenika ile kırmızı göğün en ucunda karşılaştılar. Serenika onu görünce sordu.
"O hayırdır Tasty nereye böyle telaşlı telaşlı?"
"Serenika bu ne hoş sürpriz, açıkçası seninle karşılamayı beklemiyordum."
"Lafı uzatma da nereye gittiğinden bahset."
"Şey" dedi Tasty düşünceli düşünceli "Aslında ben de nereye gitmem ya da ne yapmam gerektiğini tam olarak kestiremiyorum."
"Karşılaşmamızın bir sürprizden ziyade canını sıkan bir şeyden kaynaklandığı sinyalini alıyorum." dedi Serenika kendinden emin bir şekilde.
Şaşırıp kalan Tasty "Aman tanrım! Yoksa sen de mi diğerleri gibi o ucube önsezi kartını taktırdın beynine?" diye haykırdı.
Memnun bir yüz ifadesiyle "Elbette Tasty. Bilmiyor musun yoksa? Her beyin yıkamanın sonunda sana bir önsezi kartı yerleştirirler ki geleceği daha rahat görebilesin."
"Tamam madem neden buraya gelmiş olabileceğim aklından geçiyor. Saklamanın lüzumu yok. Başım Vamos ile dertte."
"Ne demek istiyorsun?" dedi Serenika durumu anlamaya çalışırcasına.
"Ben ondan yaklaşık 45 bitrelik borç aldım ve bir ay içinde onu ödemezsem beni yüksek mahkemeye şikayet edecek."
"Bunda endişelenecek ne var Tasty? Borcu ödememe cezası ağır olan yaptırımları içermez. Ödeyemesen de en kötü ihtimal bir ay boyunca beyin yıkama cihazları ve deterjanlarını düzenli olarak denetleme cezası verirler."
Tasty hüzünlü gözleriyle Serenika'nın gözlerinin içine baktı. Serenika ise önsezi kartına rağmen onunla ilgili zihninde oluşan imgelemelerde bir netlik oluşmadığını sezdi ve hemen ona dönerek "Hey neden seninle ilgili sezgilerimde tutarsızlıklar var?" diye sordu.
"Çünkü ben beyin yıkama işlemini o 45 bitre ile durdurdum."
"Ne? Şaka yapıyor olmalısın. Nasıl olur da Vamos'un eline böyle bir koz verirsin? Hem bilmiyor musun ki o, anne ve babasından dahi yardımını esirger?"
"Çok korkmuştum Serenika ve zihnim bir labirent gibi beni içine çekmeye başlamıştı. İşleme yeni başladığımda bilincimi yitirmeden Vamos'u aradım ve bu işlemi ne yapıp edip durdurması gerektiğini, ona ne isterse yapacağımı söyledim. O da 45 bitreye aldığı BEYIDU (Beyin Yıkama Durdurucusu) ile gelip işlemi durdurabileceğini söyledi."
Serenika kuşkulu ve üzgün bakışlarıyla onu dinliyor, bir yandan da bu durum için ona bir çözüm yolu bulmaya çalışıyordu. Tasty en sonunda durumunu anlatmaktan ve geleceği öngörememekten bitap düşmüş bir halde "Peki şimdi ben ne yapacağım?" diye sordu. Serenika kaygılı kaygılı cevap verdi. "Ah be Tasty! Onu tanımaz mısın hiç? Hem mahkemede tanıdıkları var hem de kaçakçılıkta üstüne yok. Ama kimse onun kaçakçı olduğunu ortaya çıkaramaz. Adamın her yerde eli, gözü ve kulağı var."
"Sorma" dedi boynu bükük bir tavırla "İnsan zamanında en iyi tanıdığını sandığı dostunun bile, sanki uzun zamandır kör olan ve gözleri yeni açılıp hayalini kurduğu dünyaya hayretler içerisinde bakan bir ama gibi, özünü gördüğünde şoke oluyor." Bu sözler Serenika'nın tepeden Heçavazos'u seyredalmasına neden oldu. Şehrin son bir yıldaki değişimini düşününce ürperdi. Önsezi kartından gelen bir mesajla aniden kendine geliverdi. Karşısında duran mağrur ve çaresiz arkadaşına acıyarak baktı.
"Bak ve beni iyi dinle Tasty. Şimdi önsezi kartımdan bir sinyal geldi. Sanırım biri bizim olduğumuz yere doğru yaklaşıyor. Vamos'un ne kadar güçlü olduğunu biliyorsun. Hemen buradan uzaklaş. Bizi kimse yan yana görmemeli. Yoksa benim başımı da belaya sokacaksın." Yine de acıma duygusuna hakim olamayarak; "İki gün sonra pembe gök mavileşecek. Mavinin en koyusunda yine burada buluşalım. Ben senin için bir şeyler düşüneceğim. Tamam mı?" dedi. Tasty minnettarlıkla karışık şaşkınlık içerisinde ona ne söyleyeceğini bilemedi. Acele söylenmiş bir teşekkür ile onun yanından uzaklaştı. O uzaklaşır uzaklaşmaz Serenika'nın yanında hiç de aklından geçmeyen bir isim olan Heçavazos'un Vamos'tan sonraki en güçlü ismi Tırnadim beliriverdi. Oysa gelen kişinin Vamos'un adamlarından biri olacağını düşünmüştü.
YOU ARE READING
Heçavazos'un Zihni
Science FictionHeçavazos'ta yaşayıp da beyin yıkama işleminden geçmemiş sınırlı sayıdaki vatandaşlardan biri olan Tasty bir gün bu işlemi herkes gibi yaptırmaya karar verir. Ancak işler hiç de umduğu gibi gitmeyecektir. Zira bu işlemi durdurabilmek için çok ağır b...
