Bölüm 1: Yi Yun'un Mezarı

47 1 2
                                        

Bugünlerde,Yi Yun hayatın kolay olmadığı gerçeğini çok iyi anlıyordu ama asla gençliğinin baharında öleceğini düşünmemişti...

Bu sabah, Yi Yun iki iki arkadaşıyla dağ tırmanışına gitmişti.Onlardan biri hoş bir kızdı ve doğal olarak bu harika bir organizasyondu.

Genç insanlar daima heyecan verici şeylere meyillidir ve Yi Yun da buna dahildi.İyi bir çocuk olup daha önce başkaları tarafından temizlenmiş dağ yollarına tırmanmak anlamsızdı.Bu yüzden izole edilmiş kıraç bir dağ seçtiler.

Dağın ortalarına geldiklerinde bir mağara keşfettiler.

Yanlarındaki kız aniden heyecanlanıp girmek için ısrar etti.Tam içeri girdiklerinde beklenmedik birşey oldu.

Yi Yun mağarada dikdötgen bir kristal buldu tıpkı bilim-kurgu filmlerinde olan kristal bir karttı.Merakına yenik düşerek mor kristale dokunmasıyla birlikte duvarlar gümbürdemeye ve mağara çökmeye başladı!

Tonlarca kayalar aşağı doğru düşerken, Yi Yun'un içinden geçen duyguları tarif etmesi zordu.Eğer bir cümleyle anlatması gerekseydi o da "birisi ancak ölürken gerçekten ölümün ne olduğunu anlar" olurdu.

O hala genç, sağlıklı ve iyi görünümlüydü.Ve hala bakir...

Önünde son derece parlak bir geleceğin olduğunu düşünüyordu ama bu yok olmak üzereydi.

Bunu bilmenin verdiği üzüntü ve umutsuzluk boğucuydu.

Kaya parçaları Yi Yun'a çarpmamıştı ama çıkışı mühürlemişti.

Dağda bu kadar daracık bir yerde,su ve yiyecek olmadan sınırlı hava ile canlı canlı gömüşmüş olmak,burası onun mezarı olacaktı.

Yi Yun kalın duvarlara boş gözlerle baktı.Telefonun flaşının aydınlatmasıyla kalın kaya duvar şeytan yüzünü andırıyordu.Ona dokundu ve soğuktu.Bu soğuk Yi Yun'un kalbine yavaş yavaş sızıyordu ve onu eziyordu.

Tırmanış partnerlerinin nereye kaybolduğuna dair en ufak bir iz yoktu.Mağaraya girerken birbirlerine çok yakındılar.Mağara çökerken ikiside onunla birlikte kapana kısılmış olması gerekirken gizemli bir şekilde... ortadan kaybolmuşlardı.

Sanki onunla birlikte içeri girmemiş gibiydiler.Halbuki Yi Yun mağara çökmeden yarım dakika önce yanlarındaki kızın karşılarına yılan çıkarsa ne kadar korkacağını anlattığını net bir şekilde hatırlıyordu.

Kanlı canlı iki insan nasıl aniden ortadan kaybolurdu?

Mağara nasıl durduk yerde çökmüştü?

Durum gerçekten umutsuzdu.Telefonu çekmiyordu ve iki arkadaşının akibeti belli değildi.Yi Yun boş boş oturarak ölümü beklemek istemiyordu.Eğer girişteki tıkanıklık inceyse kazarak bir yol açabilirdi.Kazarak bir umut ışığı belirebilirdi.

Bir kişi ölümle karşı karşıya kalınca, son derece güçlü motivasyon ve savaşma ruhu sergileyebilirdi tek ihtiyacı olan ufak bir umut kırıntısıydı.

Yi Yun hemen harekete geçti ama çıplak elle kazamazdı.Yanında hiçbir alette getirmemişti.Tam bu sırada kristal kartı hatırladı.

Küçük bir kürek gibiydi.Küçük ve tutacak yeri olmasada çıplak elle kazmaktan çok daha iyiydi.

Başını gizemli kristal karta çevirdiği anda aniden birşeyi anımsadı,kristal karta dokunduğu anda mağara çökmeye başlamıştı.

Bu nasıl bir tesadüftü?

Ve en büyük gizem iki arkadaşı aniden sırra kadem basmıştı.

Yi Yun'un kafası anlaşılamaz fenomenler kombinasyonuyla doldu.Bugün olan herşey bu kristal kart yüzünden olabilirmiydi?

True Martial WorldStories to obsess over. Discover now