Eğer biraz daha taksi gelmezse hem burada sırılsıklam olacağım hemde sınava geç kalacağım. Ben böyle perişan halde dururken sonunda bir taksi gördüğüme o kadar sevindim ki hemen durdurdum da hey ne oluyor ya bu adam da kim şimdi? Şu an benim çağırdığım taksiye biniyor bu nasıl bir şaka ya aynı anda taksiye bindik adama bakıyorum ama o hiç bana bakmıyor taksiciye gideceği yerin adresini veriyor . " Pardon beyefendi bu taksiyi ben çağırdım ve ben bindim iner misiniz lütfen?" dedim. Fakat beni duymamıştı daha doğrusu duymazdan gelmişti. Taksici bir bana bir yanımdaki adama baktı tam arabayı çalıştıracakken yine "bakın benim sınava yetişmem gerekiyor sizinle uğraşacak zamanım yok lütfen inin ve başka taksiye binin" bu sefer adam gözlerini telefondan ayırıp bana baktı "Bak küçük hanım sabahtan beri konuşacağına başka taksiye binebilirdin. Şimdi boş boş konuşmayı bırak ya in başka taksiye ya da kes sesini otur benden zaten senin gibi bir baş belasıyla aynı taksiye bindiğim için mutlu değilim ama ikimizin de acil işi var gibi duruyor o yüzden kes sesini.!" dedi ve telefonla konuşmaya başladı benim cevap vermeme bile izin vermedi. Sonra dışarıya baktım hala deli gibi yağmur yağıyordu başka taksi bulana kadar asla sınava yetişemezdim. Oflayarak arkama yaslandım ve taksinin ilerlemesiyle telefonumla uğraşmaya başladım. Neden bilmiyorum ama bir an için gözüm yanımdaki adama takıldı yağmurdan ıslanıp alnına düşen düz siyah saçları , yeni yeni çıkan kirli sakalları , yutkunurken hareket eden Adem elması ve o dikkat çeken yeşil gözler aslında her kızın görünüşüne kanıp beğeneceği bir tipti ama gel görelim ki dışı ne kadar mükemmel olsa da o tam bir odundu . Aptal ben galiba o son odun kelimesini o kadar nefretle söylemiş olmalıyım ki ağzımdan çıkıverdi. Adam bana döndü ve kendisine dediğimi anlamış gibi baktı o an ne oldu bilmiyorum ama o yeşillere takıldım lanet olsun ne hareket edebiliyorum ne de konuşabiliyorum dondum resmen sonra taksinin durduğunu anlayınca kafamı çevirebildim. Ama adam taksiden inmeyip bana bakmaya başladı ve sonra dudaklarını araladı "Odun değil yalnız BULUT ATAŞ ben seninle tanıştığıma da memnun olmadım inşallah görüşmeyiz baş belası..." dedi ve tam inecekken kolunu tutup "Bir baş belası değil DOLUNAY iki sen tam bir odunsun bende seni gördüğüme memnun olmadım umarım görüşmeyiz." Dedim içimden onu bir daha görmemek için dua ediyordum.
Sonunda okula geldim yaklaşık 10 dakika geç kalmıştım sınava. Hemen sınıfıma girip yerime oturdum. Arkadaşım meraklı gözlerle bakarken sonra anlatırım gibisinden işaret yaptım ve sınavıma odaklandım.
Sonunda bu sınav bitmişti zilin çalmasıyla dışarıya çıktık Pelin hala neden böyle sinirli olduğumu soruyordu " Kanka sınava neden geç kaldın ve sınavda durup durup odun diyordun deliridin mi sen ?" ona bütün bu olanları anlattım ve o sadece kahkahalarla güldü. Sonra anlamadığım bir şekilde ciddileşti:
"Dolunay sana birşey söylemem gerek"
"Dinliyorum kuzum"
"Ben dün akşam gittiğim Clup'te biriyle tanıştım "
"Hey kim o şansız erkek" diye dalga geçtim. Ben kahkaha atarken Direğiyle karnıma vurdu
"Hey dalga geçme ben çok ciddiyim o kadar nefes kesici biri ki sana anlatamam ve bana bir iyilik yap akşam onu görmek için Clup'a gidelim lütfennn!!" Ah yine o yavru kedi bakışları lanet olsun dayanamıyorum bu bakışlara hayır demek benim için çok zordu. "Peki peki gidelim bakalım o şansız enişte'ye" evet son zilin çalmasıyla Pelin'i da alıp bana geçtik annem evde yoktu iş için Ankara' da olacaktı o yüzden izin almama da gerek yoktu. Birşeyler atıştırdıktan sonra Pelin'e benden birşeyler verdim ve akşam için hazırlanmaya başladık.
Clup' e geldiğimizde Pelin beni unutup sevgili sevdiceğini arıyordu. Bende geçip sakin bir yerde oturmaya başladım. Bir süre sonra karşımda yüzü beş karış bir şekilde gelen Sıla'ya baktım. Müzik sesinden dolayı eğilip kulağına "ne o şansız enişte kayıplara mı karışmış belki başka kızlarla eğleniyordur" diye gülerken birden Pelin'in beni sarsmasıyla gülmeyi kestim ve onun gösterdiği yere baktım "işte o gelmiş dolunay kanka gelmiş" diye sevinirken ben donmuş bir şekilde karşımdakine bakıyorum Allah'ım ben ne günah işledim ya offf........
Evet kuzularım! Sizinle ilk bölümümüz bu bölüm çok sade oldu ilerki bölümlerde kalbinizi yerinden çıkaracak her duyguyu tattıracak bölümler sizi bekliyor🖤🖤
Hikaye kahramanımız ve diğer yazarınız fotoğrafların sahibi BULUT ATAŞ 'a çok çok teşekkür ediyorum.
İnstagram:unfeeling.monster
ESTÁS LEYENDO
Duygusuz
Chick-Litİşte herşey bitti derken tekrar başlıyoruz... Sevmek mi? Onun için sevmek diye birşey var mıydı? Veya sevilmek ne demek biliyor muydu? Tüm kalbi Dünyası kocaman bir karanlık olan BULUT ATAŞ ve onun o yeşil gözlerinden kaçamayan kaçamadıkça da yanan...
