YENI BIR BASLANGIÇ

102 33 13
                                        

Arkadaşlar,oy verip yorum yapmayı unutmayın.💙

MultiMedya : Alya Sayel

(Bölüm düzenlendi!)

***********

Merhaba ben Alya,
Lise üçüncü sınıftayım ve herkes gibi normal bir sınıfta okuyordum.

Fakat okulumda sürekli kavgalar ve kötü olaylar oluyordu. Ayrıca bana bir iftira atılmıştı.

Ailem böyle durumlar arasında olmamı istemedikleri için kalan iki senemde beni özel okula naklettirdiler.

Bugün yeni okulumdaki ilk günüm olacaktı.
Her şey hazırdı, sadece bir şeyler atıştırıp çıkacaktım.

Annem ve babam nerdeyse
hiç evde olmuyorlardı,
annem babamın doktorluk yaptığı hastahane de hemşireydi. Bazen önemli ameliyatlar olduğunda annem de tüm gece babamla hastanede kalıyordu.

Bugün de yine benden daha erken çıkmışlardı,
zaten bu iş nedenleri yüzünden genelde evde olmuyorlardı. Kahvaltımı evde yapmayacaktım,okuldan bir şeyler alırdım.

Bugün beni karşı komşum aynı zamanda çok sevdiğim çocukluk arkadaşım Emre bırakacaktı okula.

Bu arada söylemeyi unutmadan Emre zaten benim gideceğim özel okulda okuyordu, o da üçüncü sınıfa yeni geçti ve onunla aynı sınıftayız. Babası müdürden bunu özel olarak istemişti.

Yukarı kata odamdan çantamı almak için çıktım,tekrar aşağıya inerken zil çaldı. Zili çalan kişi tahminimce Emreydi. Kapıyı açtığımda tahmin ettiğim gibi kocaman gülümsemesiyle Emre duruyordu.

"E hadi Alya. Çıkıyor muyuz?"

Onu öyle görünce bende gülmeye başladım.

"Evet hadi" deyip kapıyı kapattım ve evden çıktım. Ayakkabılarımıda kapıyı açtıktan sonra giymiştim zaten.

Karşıda Emrenin arabası duruyordu, Emre önümden geçip hızlıca arabanın ön kapısını açıp "Buyurun küçük hanımefendi," dedi.

"Küçük ne ya,sensin küçük,"diyerek şakadan koluna vurdum.

"Sen ne ara saldırgan oldun küçük canavar," dediği anda bu kez ben de dayanamayıp gülmeye başladım. Emre ve her zaman ki şakaları,alışmıştım artık.

Benden sadece bir yaş büyük olmasına rağmen bana,sadece beni sinir etmek için küçük canavar diyordu. Bir yaş büyük olmasının sebebi okula geç başlamasıydı.

Arabanın önünden  dolanıp şoför koltuğuna geçti. Yolda giderken çok fazla konuşmamıştık, ben radyoda çalan müziği dinlemiştim. Emreye baktığımda hiç heyecanlı durmuyordu. Onun için normal ama ben çok heycanlıydım. Çünkü yeni çevrem olacak,yeni insanlar,yeni duygular...

Derken okula gelmiştik
ikimizde arabadan indiğimizde
Emre kapıları kilitleyip yanıma gelmişti. "Yeni okulun için hazırmısın?"deyip beni daha çok heycanlandırmayı hedeflediğine emindim.

Sorusuna cevap vermeden gözlerimi devirdim ve "Hadi gidelim," dedim.

Kafasını sallayıp yürümeye başladı,bende yanında yürüyordum. Galiba ders başlamıştı ortalıkta kimse yoktu ve sınıflar sessizdi.

Emre bir sınıfın önüne gelince durmuştu,anladımki bizim sınıfımız buydu. Kapıyı çalmadan önce Emre bana dönüp "Burası bizim sınıfımız,geç kaldığımız için de endişelenme
içerideki hoca sorun etmeyecek ve yerine geçmeden kendini tanıtmanı isteyecek," dedi.

Heycanlıydım,kafamı olumlu şekilde salladığımda kapıyı çalıp açtı.

Içeride yaşlı,kısa boylu,kilolu ve saçları beyazlamış bir erkek hoca duruyordu. Sınıfa girdiğimizde tüm gözler bize çevrilmişti.

Karşımda bana duygusuzca bakan kişiyi fark ettiğimde sanki zaman durmuştu.

Bu Bartu'ydu, onunla tekrar karşılaşmak bende bir duygu oluşturmuştu ama hangi duyguydu bu bilmiyorum.

Ne olursa olsun nefret olmalıydı...

Hocanın "Emre sen yerine geçebilirsin," demesiyle tekrar hocaya odaklandım.

Boş olarak sadece iki yer vardı.

Soldan dördüncü sıra yani Bartu'nun arka tarafı ve sağ taraftan ikinci sıra.

Içimden "Umarım Bartu'nun yanına oturur, umarım Bartu'nun yanına oturur,"diye dua ederken sağ taraftaki ikinci sıraya bir kızın yanına oturdu.

Of Emre!

Hoca "Kızım sen yeni öğrenci olmalısın, hadi sınıfa kendini tanıt," dediğinde hocaya odaklandım,daha sonra sınıfa dönüp "Adım Alya,soy adım Sayel. Bu liseye gelme sebebim eski okulumda fazla kavga ve kötü olaylar oluyordu,
ailem de böyle bir kargaşanın içinde olmamı istemiyordu," diye kendimi tanıtırken Bartu'nun yanındaki kıza bir şeyler söyledikten sonra kızın arka taraftaki çocuğun yanına geçmesini fark etmemdi.

Ne yani şimdi tek boş bir yer vardı ve orasıda Bartunun
yanı mıydı?

Hoca "oturabilirsin şimdi," dediğinde bir hocaya birde Bartu'ya baktım. Hoca geç diye  işaret yapıyordu. Gergince kafamı sallayıp yürümeye başladım.

Bartu aptalı ise duygusuz duygusuz bana bakıyordu.
Yavaş adımlar atıyordum sırf biraz daha nefes alacak alanım olsun diye.

Ben su damlasıyım 
Bartu da ateş. Su damlası ateşe yaklaştıkça buharlaşacak.

"Bu ne saçmalık ya, kafamda neden böyle şeyler kurguluyorum," diye kendi kendime içimden kızıyordum.

Cidden iyice aptallaşmaya başlamıştım, en fazla ne olabilirdi ki?

Sadece iğrenç,aptal ve kötü bir çocuktan tekrar hoşlanmaya başlardım ya da iğrenip nefret etmeye devam ederdim...








Yeni bir hikayeyle tekrar karşınızdayım,umarım bu yeni hikayemi de "Mutluyum..." gibi seversiniz.Bu kitabın benim için ayrı bir değeri var,aynı şekilde Aylanın yaşadıkları ve yaşayacakları gibi...💙

Sınıf ArkadaşımStories to obsess over. Discover now