Sinan sabah tekrar gülbinin sesiyle uyanmıştı,
"SİNAAAĞĞĞĞNNN KALK ARTIIIĞĞĞKK"
diye bir bağırışla. Eski işinden çıktığı için rahattı, ve uyumak istiyordu. Gülbin odaya girip sinanın yüzüne su dökerek,
"İŞE GEÇ KALACAKSIN KALKSANA" diyerek bağırdı.
Sinan biraz afallayarak kalktı ve içinden,
"ne işi ya, çıktım ya ben işten" diye mırıldandı.
Ama sonra kafasına bir jeton düştü. Yeni bir işe başlayacaktı ve bugün ilk gündü!
Aceleyle kalkıp saate baktı,
"AMAN TANRIM" DEDİ, İŞE GEÇ KALMIŞTI!
Aceleyle pantolonunu giyip üstüne tişörtünü geçirdi. Gülbini iterek dışarı çıktı. Arabasına bindi ve yola koyuldu. İş yerine gelmişti..
Kocaman bir "AKASYA DURAĞI" yazısı vardı tabelada. Ona baktı ve iç çekerek içeriye girdi.
İçeri girmesiyle karşında onu görmesi bir oldu. İçinden 'hassiktir' diye geçirdi. Karşısındaki yakışıklı ona doğru geliyordu.
"Taqsi mi istedin?"
Sinan'ın yüzü kızarmıştı. Afallayarak konuştu,
"ha-hayır. Ben yeni taksiciyim".
Sinan'ın gözleri karşısındakinin beyaz bıyıklarına takıldı. Ne kadar da yakışıklı duruyor diye düşündü.
"Osman Ağa çekilsene oğlan gelsin"
'Demek ismi Osman' diye düşündü ve onu çağıran adamın yanına gitti.
"Hoşgeldin oğlum. Sen Sinan olmalısın". Dün konuşmuştuk bu abiyle telefonda.
"Evet siz de Nuri Baba olmalısınız".
Konuştuk ve bi sandalye çekip oturdum. Osman'a baktım ve bakar bakmaz göz göze geldik. Bıyığının kenarlarını iki parmağıyla sarıyordu. Ona baktığımı görünce göz kırptı ve önüne döndü...
fılaşbek~~
Babacık de...
Selaam, bu kitabı iki kişi olarak yazıyoruz. kookastherua ve pyrena-
Kitap umarım tutar, sizde umarım beğenirsiniz. Xşöalxslld
