Oops! This image does not follow our content guidelines. To continue publishing, please remove it or upload a different image.
étoiles tombées sur le trottoir, senior.
o gün kapıdan çıkıp gittiğinde bir daha gelmeyecek olmana rağmen gelebilmeni umut etmiş olan ben çıplak gerçekler karşısında derime işleyen bir kırbaç misali yara bere içinde kaldım.
kimse öpmedi kan tutmuş ellerimi kimse sevmedi dağılmış buklelerimi.
sonra, bir kişi de demedi "çocuk, kim senin katilin? diyemedim "yüreğim."
amatör katiller var aramızda, arkalarında cesetler bırakan.
ancak asıl marifet ruh'a kıyan katiller lavanta, cana kıyanlar zaten sessiz sedasız çürümekte, odalarda.
her saniye, dakika hatta salise. ruhumun derinliklerinde katilime aşık olduğum gerçeğiyle yüzleşiyorum.
utanma yok bende, ne de arlanma.
ar duygusunu kaybedeli bir hayli oluyor, sevgili.
marjinal bir tutum sergileyip bana gökyüzünü verebilecek olanı itip, kanatlarımı kesene sığınıyorum.
acınasıyım.
ben, vahşete sığındıkça daha da kör oluyorum.
olay zaten hiçbir zaman senin kapıdan çıkıp gitmen olmadı. ne kırılgan yüreğim, ne de tutkularım... olay da var mıydı o da meçhul, sevgili.
ne diyelim. yaşan yaşadığıyla kaldı. biz öldüğümüzle.
işin ilginç yani, senior ölsende sevmek var, birde. toprakla karışsanda, sevdiğine çiçek büyütmek. güzel olupta, çirkine gıpta etmek. yıldızlara ulaşsada, yeryüzünü seyretmek.
sevipte, sevilmemek var.
sevişipte, kavuşamamak. ve de ölsende, tekrar dirilecekmişçesine aşık olmak var.
çok varda, bir sen yoksun, sevgili.
bilirsin, ben gözlerinsiz edemem. dudaklarınsızda edemem, koca yanı kollarınsızda. ay çiçeği saçlarınsızda.
gençliğimin kolalı gömleği kadar beyaz tenli adam, ben sensiz edemem. istesemde edemem, istemesemde.
ama ediyorum. söyle bana, bu durumda ben neyim? kutsal öğretileri hiç'e saymış biri mi? günahına sığınan bir hain mi?